Bu otel başka
otel: Wof Wof Dog Hotel

Bildiğiniz
otellerden değil Wof Wof. Burada kuş seslerine köpek havlamaları eşlik ediyor.
Oyun havuzunda yüzenler çocuk değil yavru köpekler. Şile’nin Ulupelit Köyü’nde
muhteşem bir evde, neredeyse aile kucağında ‘her şey dahil’ bir tatil köyü Wof
Wof. Fakat sadece küçük dostlarınız için…
Şehrin
dışına çıkalı sadece 45 dakika oldu. Gözlerimizde yeşilin her tonu, yavaşça Şile
yoluna giriyoruz. Kalealtı Köyü’nü az önce geçtik. Şimdi Ulupelit Köyü’ndeyiz.
Köy derken şaka yapmıyoruz. Doğanın kokusu, otlayan inekler, başıboş kedi ve
köpeklerle tam bir köy burası. Kahvenin yanında durup, oteli soruyoruz.
Köylülerin şaşkın bakışlarını fark edince ‘köpeklerin olduğu ev’ diye açıklıyoruz
durumu. Bu kez bakışlar da cevap da net. Beş dakikada Wof Wof’a varıyoruz.

Wof
Wof Dog Hotel Türkiye’nin ilk ve tek köpek oteli.
Bir
kaçış öyküsü
Wof
Wof Dog Hotel’in sahipleri Şefik ve Filiz Özsapçı. Şefik Bey yıllarca şehre ve
evlere hayat vermiş bir restoratör; Filiz Hanım ise Devlet Opera ve Balesi’nden
ayrılmış bir dansçı. Şehrin kendilerini yıprattığını erken keşfetmişler. Huzur,
yeşil ve oksijen ararlarken, Şile’de Şefik Bey’in babadan kalma evine yerleşmeye
karar vermişler. On dönüm arazi üzerinde konumlanmış iki katlı evi Şefik Bey
kendi elleriyle onarıp düzenlemiş. Otel fikri, hem de köpek oteli hiç yokmuş
kafalarında. Sadece köpekleri varmış. Başlangıçta sadece iki tane. Sonra
üç-dört derken bir bakmışlar ki yavruları bırakıp evden ayrılamıyorlar. İşte bu
sırada gelmiş otel fikri Filiz Hanım’ın aklına. Bir yere gidecek olsak nasıl
bir yere bırakmak isterdik, diye kendi köpeklerini düşünmüş. İnternette konu
üzerinde araştırma yaparken fark etmiş ki, köpek pansiyonlarının hepsinde
hayvanlar kafeste tutuluyor. Bir hayvan sahibi olarak kendilerinin buna asla
izin vermeyeceğini fark etmiş. Şefik Bey’le karar verip evlerinin boş duran alt
katını temizleyip düzenlemişler ve birkaç eşya koymuşlar. Amaç başlangıçtan
beri, evde yaşayan köpekleri yine ev ortamında barındırmakmış. Ardından internet
sitesi gelmiş. Orada da bir paylaşım ortamı oluşmuş.

“Bizim
burada ilk amacımız para değil. Biz köpekleri çok seviyoruz. Bize köpeklerinizi
bırakıyorsunuz, biz onlarla harika vakit geçiriyoruz. Siz üstüne bir de para
veriyorsunuz. Yani dünyanın en güzel işini yapıyoruz.”
Hav
hav!
Otele
ismini veren ‘wof wof’ bildiğimiz ‘hav hav’ın İngilizcesi. Tam da adına yaraşacak
biçimde otele girdiğimiz andan itibaren ‘hav hav’ sesleri doluyor kulaklarımıza.
Tamamı 10 bin m2 çok geniş bir arsa üzerinde konumlanmış otelde, konuk köpekler
için 6 oda bulunuyor. Aynı anda en fazla 10 köpek kabul ediyorlar. Tesis her
cins köpeğe açık ancak yumuşak huylu ve evcil olması şart. Zincire vurulmuş ya
da kafeste yaşamış köpekleri asla kabul etmiyorlar. Mizacı uyan köpekler aynı
odada tutuluyor. Bu sayede köpekler, sahiplerinden ayrılmanın verdiği bunalımdan
da kurtulmuş oluyor. Üzüntüleri geçiyor, kendilerini buluyor, yeniden köpek
olduklarını hatırlıyorlar. Neden en fazla 10 köpek kabul ediliyor, diye
soruyoruz. Şefik Bey yanıtlıyor: “Biz onları belli bir konforda yaşatmak
istiyoruz. Aynı anda 10 köpek geldiğinde, bizimkilerle de birleşince her biri
istediğimiz rahatlıkta yaşıyor. Ben şu an 10 bin m2’lik bu alana yüz tane kafes
yapabilirim istesem. Ama bizim seçtiğimiz yol, amacımız o değil. Bu durumda biz
de keyif alıyoruz, köpekler de keyif alıyor. Bunun karşılığında iyi insanlarla
karşılaşıyoruz. Üstüne para kazanıyoruz. Daha ne isteriz?”

Wof
Wof’ta konaklaman›n ‘her ¾ey dahil’ günlük bedeli 40 YTL.
24
saat kesintisiz hizmet
Wof
Wof’ta zaman kavramı farklı işliyor. Köpekler burada 24 saat hem özgür, hem de
gözetim altında. Şefik Bey ve Filiz Hanım her türlü özveriye katlanarak
kesintisiz hizmet veriyorlar adeta. Konuk köpekleri kendilerinkinden ayırt
etmeyen çift, gece yarısı ağlayan, dışarı çıkmak isteyen konuklara dahi son
derece sıcak yaklaşıyorlar. Birçok köpek pansiyonunun aksine burada bir kamera
sistemi yok. Nedenini soruyoruz: “Bu tür pansiyonlarda köpekleri kafeste
tutuyorlar. Dolayısıyla köpek sahipleri kafesten neredeyse hiç çıkarılmayan
hayvanlarını 24 saat rahatlıkla gözleyebiliyorlar. Bizim böyle bir uygulama
yapmamıza imkan yok. Çünkü bizde kafes yok. Köpekler son derece özgür, bir bakıyorsunuz
havuzda, bir bakıyorsunuz içeride koltukta uzanıyor ya da arka bahçede yemek
yiyor. Bu hareketi izleyecek bir kamera sistemi yok açıkçası.” Sevimli dostlarınız
burada evlerinde olmadıkları kadar rahat ve özgürler. Wof Wof’ta istedikleri
her şey var! Doğa var, hemcinsleri var, oyun var...

Şefik
Özsapçı, “Evinize geldim. Kapınızı açtınız, köpeğinizi teslim aldım. O andan
itibaren o benim köpeğim artık. Ta ki tasmasını size teslim edene kadar” diyor.
Köpekler
çok mutlu
O
kadar güzel ve sağlıklı bir ortam ki, geçen yıl burada kalan çok yaşlı ve
hastalıklı bir köpek bir aylık konaklama sonunda çok daha sağlıklı ve dinç ayrılmış
otelden. Kendileri de köpek beslediklerinden olsa gerek köpek dünyasına ilişkin
her şeyi çok iyi özümsemiş durumda Özsapçı ailesi. Öyle ki Şefik Bey bir köpeğe
baktığında, üzgün mü, mutlu mu ya da hasta mı anlayabiliyor. Biz röportajımızı
yaparken bir köpek sahibi arıyor. Son derece samimi ve dostça bir diyaloğa tanıklık
ediyoruz. Arayan, geldiği günden beri otelin her imkanından faydalanan
Coffee’nin sahibi. Kendisi biraz önce havuzdan çıktı. Şu anda ise güneşleniyor.
Haftalardır burada. Gitmeye ise hiç niyetli görünmüyor. O kadar mutlu ki…
Köpekleri evlerine teslim etme vakti geldiğinde evine girmek istemeyen köpekler
oluyormuş. İkinci kez Wof Wof’a getirmek için arabayla almaya gittikleri bir
köpek Şefik Bey’i görünce sevinçten adeta çıldırmış. “İnsanları sözle ya da
fotoğrafla kandırmak mümkün. Örneğin bir insanı sadece ‘seni seviyorum’ laflarıyla
bir ömür kandırabilirsiniz. Fakat bir köpeği kandıramazsınız. Köpek ancak
mutluysa sizin peşinizden gelir. Mutlu değilse hiç gelmez.”

Wof
Wof’u benzerlerinden ayıran en önemli nokta, tesisin içerisinde ya da
köpeklerin evlerinden otele transferinde kesinlikle kafes kullanılmaması.
Konuk
köpekler Wof Wof’a geldiklerinde evlerinde kaç öğün ve ne yiyorlarsa burada da
onu yiyorlar. Kuru mama isteyene kuru mama, ev yemeği yiyene ev yemeği
veriliyor. İstenildiğinde banyo ve özel bakım yapılıyor, kuaför hizmeti
veriliyor, hatta tedavileri varsa ona devam ediliyor. Köpekleri evden alma ve
eve bırakma da talep doğrultusunda ve ek bir ücretle gerçekleştiriliyor. Ama
Özsapçı ailesi ilk kez köpeğini bırakacaklara gelip burayı kendi gözleriyle
görmelerini ve içleri rahat bir biçimde ayrılmalarını tavsiye ediyor. Şefik Bey
yıllardır köpek beslemenin verdiği yetkinlikle ve veterinerlerinden aldığı eğitimle,
gerekirse köpeklerin aşılarını yapabiliyor ya da ateşini düşürebiliyor hatta
Wof Wof’ta konaklarken hastalanan köpeklere acil durumlarda müdahale
edebiliyor. Ama ilk müdahale için illa ki veterinerlerine danışıyorlar. 24 saat
veteriner hizmetleri var. Köpeklerden birine bir şey olduğunda hemen veterineri
arıyorlar. Durumu anlatıyorlar. Gerekirse hemen muayenehaneye götürüyorlar ya
da veteriner hekimin kontrolünde kendileri ilaçla tedaviye başlıyorlar. Çünkü çok
acil ve anında müdahale gerektiren durumlar da olabiliyor.

Otele
en çok Jack Russel ve Terrier cinsi köpekler bırakılıyor.
Yavru
köpek satışı
Wof
Wof’ta ayrıca yavru köpek satışı da var. Kendi köpekleri olan Tanya ve Kıtmir
çiftleşip pek çok yavru doğurunca Özsapçı ailesi bu yavruları ne yapacaklarını
düşünmüşler. Önceleri isteklilere ücretsiz olarak vermeye çalışmışlar. Ancak
iki ay baktıktan sonra aldıkları köpekleri geri getirenler olmuş. Bu nedenle de
satmayı daha mantıklı bulmuşlar. İnsanlar para verdiklerinde daha dikkatli
davranırlar, özenirler hayvanlarına, diye düşünmüşler. Yavru köpeklerin fiyatı
oldukça yüksek. Bunun nedenini de ‘gerçekten köpek beslemek isteyenlerin alması
için’ diye açıklıyorlar.

Şefik,
Filiz, Şefik 2 ve diğer çocuklar birarada.
Kimler
köpeklerini bırakıyor?
Peki
kimler buraya köpeklerini bırakıyor? Nasıl haberdar oluyorlar Wof Wof’tan?
“Merhamet duyguları gelişmiş, zarif insanlarla tanışıyoruz burada. Şık,
hayvanları ve yaşamayı seven, görgülü ve yumuşak insanlar köpeklerini buraya bırakıyor.
Zaten evinde köpek besleyecek bir görgüsü olması lazım ki köpek besleyen kişinin,
bizim gibi bir yeri arayıp bulsun.”
Zaman
içinde buraya köpeklerini bırakan köpek sahipleri ile Özsapçı ailesi arasında
bir bağ oluşmuş. Düğünlerine, doğum günlerine dahi çağıranlar oluyormuş
kendilerini. İşin şaşırtıcı yanı ise kendilerini tanıtmak için özel bir çalışma
yapmıyor olmaları. İnternetteki siteyi görenler ve köpeklerini buraya bırakanların
tavsiyeleri doğrultusunda işliyor otel. Zaten şu anki durumdan da gayet
mutlular. Geçtiğimiz günlerde aralarına katılan Şefik 2 ve diğer çocuklar ile
çok huzurlu bir yaşamları var. Gelecekte daha çok iyi insan ve harika
köpeklerle tanışmak istiyorlar.

Şefik
Bey’in köpeklerle tatlı sert, ama aşk dolu bir ilişkisi söz konusu.