Daniel O’ Donnell
“Şarap hayattır hayat ise şarap”

Dünyanın
sayılı premium şarap uzmanlarından Daniel O’Donnell, alanındaki eşsiz
deneyimlerini Kayra ile paylaşıyor. Kayra’daki yeni yapılanma sürecinin en
güçlü göstergelerinden olan
O’Donnell,
“Şarap sanattır, renk ise ayrıntı. Şaraba baktığımda gökkuşağının tüm
renklerini görüyorum” diyor.
Şarap
kategorisini yeniden yapılandıran Mey İçki, Türk tüketicisine şarapta aradığı
dünya kalitesini sunmaya hazırlanıyor. TPG’ye satışı sonrasında yepyeni düzenlemelerle
güçlenen şirket; özellikle Kayra’yı yeni bir şirket olarak önplana çıkarmayı
tercih etti. Bu yenilenme sürecinin en güçlü göstergelerinden biri olarak Kayra
ailesine katılan dünyaca ünlü önolog Daniel O’Donnell ile şarabı ve hayatındaki
yerini konuştuk. İşte sayfalarımıza yansıyanlar…
-
Dünyaca ünlü bir şarap uzmanısınız. Uzmanlaşma aşamalarınızı, geçmiş dönem
çalışmalarınızı bizlerle paylaşır mısınız?
Daniel
O’Donnell: Dünyada şarap adına birçok yerde bulundum. Temelde gittiğim her
ülkede eğitime odaklandım. Gördüm ki her ülke ve insanları bir diğerinden farklı.
Esasta gelenekseli anlamaya çalışarak modern şarapçılığa eğildim. Çok uzun yıllardır
şarap üzerine çalışıyorum. 20 yılı aşkın süre Amerika, sonra Arjantin, Şili,
Avustralya, Çin, İspanya ve şimdi de Türkiye’deyim.
- Şarap
sizin için ne ifade ediyor?
D.O: Şarap
hayattır, hayat ise şarap! Şarap yapmak oldukça ciddi bir iştir. Yetenek,
özveri ve araştırma gerektirir. Ayrıca bir yaşam biçimidir. Dünyanın her
yerinde şarap üretilen çok güzel yerler var. Şarap üretilen birçok şehir doğayla
içiçe olabileceğiniz, tarıma dayalı, natürel yerlerdir. Bu durumda yaptığım iş
de son derece rahatlatıcı ve keyifli oldu hep.

Proje
beni çok heyecanlandırdı
- Kayra
ile çalışma fikri nasıl gelişti? Önceden Kayra hakkında bilginiz var mıydı?
D. O:
Kayra’yı daha önceden bilmiyordum. Mey İçki’yi de… Fakat Türkiye’yi,
Türkiye’nin şarabın doğum yeri olduğunu biliyordum. Şaraplarınızı da tatmış,
üzerlerinde araştırma yapmıştım. Sizdeki şarap üretme potansiyelini görmüştüm.
Ama Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve özellikle de Bulgaristan hakkında
daha çok deneyimliyim. California’daki TPG (Texas Pasific Group) vasıtasıyla
Kayra ile iletişime geçtim. Önce çok heyecanlandım. Daha önceden yapmadığım bir
şeydi sonuçta. Benim için Türkiye’de bulunmak bir fırsattı. Şarabın doğum
yeriydi. Bir şarap uzmanı olarak Türkiye’de bulunmanın dünyada şarapla
ilgilenen herkesin yaşamak isteyeceği bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
-
Kayra’ya katkılarınızdan bahsedelim… Neler yapmayı planlıyorsunuz?
D.O: Son
gelişimde bağbozumu zamanıydı. Bağbozumu sırasında dünyanın çeşitli yerlerinde
uygulanan teknikleri burada da uygulamaya çalıştım ve olabildiğince hızlı
biçimde, çok miktarda tadım yaptım. Şaraplarınızı, özellikle de Boğazkere’yi
çok ilginç buldum, çok beğendim. Çok farklılar. 2004, 2005 ve 2006’ya ait şarapların
çoğunu denedim ve üzerlerinde çalıştım.

“Şarap
sadece bir içki değildir, aynı zamanda hatıralardır. Birlikte olduğunuz
insanlar, yaşadığınız anlar… En iyi şarap; sevgilinle ilk randevun demektir.
Özel olan da budur. Bu hayattır, her şeydir.
Bir
şarabı koklarsın ve birden tüm o hatıralar o kokuyla birlikte geri gelir. Bir
koku bir mekanı hatırlatır, o mekan özel insanları ve anları. Bir anda
büyükannenin evindeki bir akşam yemeğine gidersin…”
Şarap
sanattır renk ise ayrıntı...
-
Dünyada en beğendiğiniz, ‘en iyisi’ diyebileceğiniz şarap hangisi?
Daniel
O’Donnell: Sorunuz tıpkı bir babaya en sevdiği çocuğunu sormak gibi… Nasıl bir
baba çocuklarını ayıramazsa ben de şaraplar arasında ayırım yapamam. Bir şarap
uzmanı için asla ,’en iyi şarap’ yoktur. Ben şarabı seviyorum. Yani bütün şarapları.
Türkiye’deki şaraplar için de farklı olduklarını söyleyebilirim. Dünya üzerinde
binlerce üzüm çeşidi var ve tabii ki her birinin tadı farklı. Hepsini
seviyorum.
- Peki
şarapta kırmızı ya da beyaz tercihiniz var mı?
Daniel
O’Donnell: Ben tüm şarapları seviyorum. Renk fark etmiyor. Şarap sanattır. Renk
ise bir ayrıntı. Ben şaraba baktığımda onda gökkuşağının tüm renklerini
görüyorum.
-
Türkiye’nin dünya şarap üretimindeki yeri sizce nedir? Türkiye’deki şarap
tüketimi konusundaki düşünceleriniz?
Daniel
O’Donnell: Türkiye şarapçılık açısından muhteşem bir potansiyele sahip. Şarap
endüstrisi açısından düşündüğünüzde gelecek vaat eden bir ülke. Şarabın bu
ülkede yaygın olmama nedenini ise anlamak zor. Belki dini, politik ya da başka
nedenlerle şarap Türkiye’de kültürün bir parçası değil. Gelişim nasıl olacak
derseniz, öncelikle hükümetler şarap üretimini desteklemeliler, diyebilirim.
Ancak maalesef burada böyle bir şey yok. Eğer hükümet desteklerse dünya pazarında
çok daha iyi bir yere gelinebilir. Dünyada şarapta arz fazlası var. Pazar geniş.
Türkiye de eğer piyasaya girmek istiyorsa dikkat etmeli. Dünya üzerinde çok
modern şarap yapım bölgeleri var. Hepsi de çok kaliteli. Fransa, İtalya, Şili,
Avustralya gibi ülkelerde çok yüksek miktarda üretim gerçekleştiriliyor.
Bu
ülkelerde hükümetler şarap üretimini ve bağcılığı destekleyen, teşvik edici
uygulamalar yapıyorlar. Bütün bunlar çok uzun zaman ve sabır isteyen durumlar.
Sadece hükümet desteği de yetmez. İnsanların sabretmeleri, beklemeleri lazım. Şarap
kolay değildir! Dünyanın her yerinde iyi ve kötü şaraplar vardır. Fransa’da da
bu böyledir, İtalya’da da, Türkiye’de de. Havası güzel, suyu güzel, toprağı
verimli bir ülke Türkiye. Şarap için uygun her şey var. Şarap neden olmasın?