27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Spa'da ‘bir’ gün

Gazeteci yazar-gezer Fatih Türkmenoğlu, yaşadığı sıkıntılı günlerin pasını üzerinden Hyatt Regency’nin sağlıklı yaşam merkezi Gaia Fitness Center&Spa’da attı. Sadece bedenini değil, ruhunu da arındırdı…

Koca bir yaz geldi geçti... Herkes tatil yaparken, deniz kenarında gazete yapraklarını çevirirken, ben koşturdum. Hem de bir şehirden öbürüne, hiç durmadan... Yaz bitti; hemen yeni program çekimleri başladı. Bu arada aile içi sağlık problemleri, bu arada anaokuluna başlayan küçük prensesimiz, bu arada yazılar, bu arada bayram özel programları... Her şey bu arada oldu, bitti. İki gün dinleneyim dedim, o iki günde de annem acilen ameliyat oluverdi... Artık "Yeteeeer" diye bağırmak istiyorum. Hayatı dondurmak istiyorum. Ödemeler bitsin, sorunlar yok olsun, çevremdeki herkes olduğu gibi bir müddet dursun istiyorum. Biraz telefon çalmasın, biraz yeni bir görev çıkmasın, araba n'olur acayip sesler çıkartmasın, şu ülke problemsiz birkaç ay yaşasın istiyorum... İstiyorum da, nerdee?

Yaşamak eşittir problem çözmek!

Üstelik görünür ve görünmez problemlerle aynı ehemmiyetle ilgilenmek gerekiyor. Birden yokuşa sürülen işlere, son derece nazik eğilmek gerekiyor. O mutsuz insanlarla uğraşmak, o ‘olmaz’ları en akıllı yoldan ‘olur’a çevirmek gerekiyor.

Yoruldum işte. ‘Depresyon’ dedikleri böyle başlamıyor mu? Bir sabah uyanıyorsun, “Hay Allah kahretsin, bugün de başlamasaydı keşke!” diyorsun. Perdeleri kapatıp, rüyalara dalmak istiyorsun.

İstiyorsun da…

Hadi oğlum kalk, işler seni bekler! Bak borçlar var, bak küçük kızın var, bak annen hasta... Çalış, çalış, ÇALIŞ!

Nereye kadar! Yetti be, yetti!

Geleneksel hamam kavramı modern spa ile bütünleşirken beyaz mermer döşemeleri, yüksek tavanı ve ortada yer alan göbek taşı ile misafirlere geleneksel Türk banyosu ve kesesini sunuyor. Özel tasarlanmış terapi odalarında, sıcak taş masajı, yüz ve dekolte masajı, İsveç masajı, derin doku masajı gibi seçeneklerin yanı sıra antioksidan yüz bakımı, aktif arındırma, derin nemlendirme anti-aging cilt bakımları seçeneklerden sadece bazıları.

Derken telefon çaldı

Her telefon bir derece sinir artışı artık. Neyse, arayan gerçek dost:

- Biz seninle bir konu yapmak istiyoruz. Bir gün seni Hyatt Regency Spa'ya davet etsek, sen de o gününü yazsan; ne dersin?

Tansel Tüzel, ne mene bir karmaşanın ortasında beni yakaladığını hiç bilmedi. Hemen ‘tamam’ dedim. Ajandama kırmızı büyük kalemle ‘SPA’ yazdım. Sanki bir günlük ışığı sezdim; o andan itibaren, cuma gününü iple çektim...

Sıkışık trafikte, hep ‘ben nasılsa spa'ya gidiyorum’ diye rahatladım. Ağrıyan sırtıma, ‘son ağrılar, son çırpınışlar’ dedim. Nemrut'a ve Kahta'ya gidip geldim, bir günlüğüne de Ankara'ya. Ama asıl gideceğim yeri biliyordum. Cuma günü gidecektim. Kırmızı yazıya dokundum ve hep içimden sinsi sinsi güldüm...

Erkenden gittim, kitabımı açtım

Fotoğrafçı arkadaşım Müjde geldi, onunla tanıştım. Ne cici, ne güzel bir kız! Hem de seslendirme sanatçısı, billur gibi bir ses ve şahane bir Türkçeyle bıcır bıcır konuşuyor karşımda...

-Dilerseniz artık girelim, randevu saati geldi.

İlk anda ‘yarı karanlık, biraz mistik; bolca mum, azıcık su şırıltısı’ olarak tarif edebileceğim mekana girdim. Spa Müdürü Ergül Ünal karşıladı. "Sizi bekliyorduk, özel program hazırladık" dedi. O programın detaylarını anlattıkça, ben mekanı katman katman hissetmeye başlamıştım. Okaliptüslü, hafif sitrus kokulu yağları fark ettim. Havlu kokusu geldi burnuma; yeni yıkanmış, hışır hışır. Uzaktan bir ney sesi duydum. İyice pastel renkleri, ‘biraz metal, biraz ahşap, biraz su’ birleşimiyle harmanlanmış dekorasyonu algılamaya başladım. Yerlerin cilasını, gizlenmiş ışıkları, ayaklarının ucuna basarak yürüyen çalışanları gördüm.

“Biz ‘masör veya masöz’ kelimelerini kullanmıyoruz. Burada her masaj uygulayan bir ‘terapist’tir. Önce sizi kese terapisine alacağız...”

Soyundum. Gerçekten burnuma geldiği gibi kokan bornoza sarındım. Yanıma kese terapistim Bekir Dedeoğlu geldi, "Önce sizi 20 dakika sauna, hemen ardından da 15 dakikalık buhar banyosuna alacağız" dedi.

Saunada oturdum.

Terledim.

Düşündüm.

Burnum açılmaya başladı, sıcağı daha da çok hisseder oldum. Sanki duyargalarım pas tutmuştu, buharla hepsini açtım. Bileklerimden ter aktı; sanki bütün yazın kiri, bütün bir hayatın pasıydı...

"Kal" deseler, bir beş dakika daha kalırdım. Pancar gibi bir suratla buhar odasına daldım. İçeride bir başka insanın daha olduğunu, neden sonra fark ettim.

- Hoşgeldiniz, zevkle izliyoruz sizi valla!

İçimden "oha!" dedim, ama beyefendiye belli etmedim. Şoktayım, tam iliştiğim köşeden püsküren sıcak buhar, bacaklarımı fena yaladı. Sauna sonrası buhar, beni fena hırpaladı.

- Teşekkür ederim, siz sık geliyorsunuz sanırım...

- Evet, işyeri de yakın. Bakın isterseniz o köşede durmayın, buhar tam oradan püskürüyor.

Beyefendinin gösterdiği diğer köşeciğe geçtim. Bu bahsettiğim buhar odası, sanırım üç m2 falan. Yani öyle ‘köşedeeen köşeye’ durumumuz fazla yok. Beyefendi turizmciymiş, biraz oradan buradan konuştuk. Yani aslında daha çok o konuştu. Ben tam bir ‘ne olduğunu tarif edemeyeceğim durum’ içerisindeyim. Kurulup bırakılmış topaç gibi bir ruh hali, ama bir köşeye atılmış boş bir eski bavul şeklindeyim. Hani kilisede ışığı görüp ağlayanlar var ya, ya da terapi seanslarının sonunda kendilerini tutamayanlar; işte onların halini anlar durumdayım. Bekir kapıyı açmasa, "Buyurun sizi hamama alalım" demese, turizmci beyefendiyle havadan sudan konuşuyor gibi yaparken ağlama krizine gireceğim...

Spa yolculuğu, alternatif bir terapi, dinginlik ve sağlık sunan, özenle tasarlanmış terapi odasında başlayıp, terapi sonrası Rahatlama Alanı’nda sona eriyor. Spa’da kullanılan Comfort Zone marka ürünleri geleneksel doğal içeriklerle zenginleştirilmiş ürünler tamamlıyor.

Türk Hamamı’na bayılırım

Ama bunu daha çok sevdim. Bekir önce en sıcak sularla yıkadı beni. Sonra taşa boylu boyunca yatırdı. Uzun, çok uzun bir süre ‘kese terapisi’ uyguladı. Bütün eklemlerim boşaldı, bütün ‘kulunçlarım’ açıldı. Döktüğü su yavaştan serinledi, daha da serinledi, en son buz sürdü her yerime. Yanıma yaseminli Çin çayı getirdiler, arada bir yudum alıyorum. Biraz kese, biraz köpük, biraz Çin çayı; hemen ardından tıraş buz. Ohhhh! Başka bir şeyler düşünmeyi deniyorum, misal ülkemizdeki su sorunlarını, ailemizdeki sağlık sorunlarını falan aklıma getireyim istiyorum; olamıyor.

Belki bir saat, belki biraz daha fazla sürdü hamam. En son altın vuruş tadındaki soğuk duşla, ‘dinlenme odası’na alındım. Elime kocaman bir bardak ‘limonlu ve salatalıklı su’ verdiler. Bornozlarla, havlularla iyice sarıp, yalnız bıraktılar...

Fondaki rahatlatıcı müzik biraz daha çok duyuluyor. Temizlik kokusu her yanımı kaplamış. Bıraksalar uyuyacak haldeyim. Tavandaki yanıp sönen küçücük renkli ışıkları fark ediyorum. Kim bilir bu kaçıncı kez spa'ya gidiyorum; ama servis kalitesinin bu işte en önemli unsur olduğunu anlıyorum. İşte fantezi bir dünyaya girdim... Hayalle gerçek çoktan karıştı birbirine. Burası neresi? Singapur mu? Yok yok artık uçaklar böyle mi olacakmış? Yok canım... Neden olmasın ki!

- Pınar Hanım sizi bekliyor Fatih Bey!

Küçük masaj odamıza geçiyorum. Pınar Hüsne Serçe'nin o yumuşacık sesiyle tanışıyorum.

- Işık böyle iyi mi? Peki sıcaklığı nasıl arzu edersiniz?

‘Swedish’, ‘lenf drenaj’ ve ‘derin dokunuş’ karışımı masaj seansım başladı. “Threesome dediğimiz üçlü bir masaj" diye anlattılar. Balans yapacak, lenf sistemi drenajını sağlayacak; hem de sırt ve boyun ağrılarıyla, eklem ajitasyonlarından kurtulacağım...

Son fark ettiğim şey, cam kavanoz içinde duran mor renkli tek bir çiçekti. Masaj yatağının yüz deliğinden görünecek gibi yere konan ‘o’ çiçeği seyrettim. Sonra uyudum.

Pınar Hanım beni nasıl uyandırdı, şimdi çıkaramıyorum. Ama sonuç olarak sırtüstü yatmam gerekti. "Ben uyumuşum" dedim, "Biliyorum" dedi.

Bu kez de gözlerimin üstüne bir lavanta torbası yerleştirdi. Önce ayaklarımdan başladı, hiç yağlı olmayan bir yağ ile bütün vücudumu ovdu; beni tabir yerindeyse iyice çitileyip bir kenara fırlattı...

"Bu işlem ne kadar sürdü" derseniz, onu da bilemem. Belki 90 dakika, belki üç saat. Uyanık olduğum 10 dakikayı biliyorum sadece. Her şey bittiğinde yanan ışığı hatırlıyorum. Yarım yamalak teşekkür edişim gözümün önüne geliyor...

Gene su içip dinlenme odasında ‘kendime gelemeyişim’ gözümün önünde. ‘Cat in the Hat’ filmindeki gibi, sandık açıldı sanki. Buharlarla beraber çıkan mor moleküller, beni başka bir dünyaya çekti. O yeni dünyada dert, tasa yoktu. Saat çalışmaz, takvimler yaprak atmazdı. Kurallar başka, insanlar başkaydı. Işıklar renkli yanar söner, sular limon ve salatalık kokardı. Kadınlar en yumuşak sesleriyle, okşar gibi konuşurdu...

Phantom of the Opera’daki (Operadaki Hayalet) gibi, ışık ve su yollarından süzüldüm. Dış dünyanın kokuları yüzüme vurdu. Trafiği hatırladım. Sanki hayatta gördüğüm ilk arabayı, ilk binayı, ilk asfalt yolu gördüm. Son derece yavaş adımlarla, eve kadar yürüdüm.

Yatağa girdiğimde saat 8 bile değildi; ertesi sabah 9'a kadar uyudum. Kahvaltıda karım, "Senin suratın ne kadar iyi görünüyor, spa'da yüzüne bir şey mi yaptılar?" dedi. "Bak ben aslında hala oradayım, orası başka dünya, bana bu dünya problemleri artık uğramaz" falan demedim. 

-Yoo, herhalde buhardandır. Bugün hiç evden çıkmasak olur mu?

Çağdaş mimariye uygun olarak tasarlanan özel terapi odalarında tek kişilik masaj yatağı ve uygulama sonrası için özel duşun yanında, farklı renklerde ışıklandırma ve özel müzik sistemi var.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70021 - unknown - 38.107.179.238