27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Tasarımla başlayan üniforma macerası

Son yıllarda çok moda olan üniformada tasarım konseptini hayata ilk geçirenler arasında yer alan Yurdagül Şengül, 27 yıldır üniforma tasarlıyor. Her zaman referansla çalıştığını anlatan Şengül, üniformada özel tasarım yapanların sayısının artışının sektöre eksi puan kazandırdığını vurguluyor.

Kol ve yaka kenarından geçen sırmalarla süslenmiş otel görevlisi, aşçının üzerindeki gösterişli motifli, hâkim yaka beyaz ceket, kat görevlisinin kenarı çizgili pantolonu, garsonun önlüğü, uçaktaki hostesin tayyörü, markette veya restorandaki güvenlik elemanın gömleği… Kısacası pek çok meslek dalında kullanılan üniformalar, kurumun kimliğinin önemli bir göstergesi. İster iş, ister okul için olsun genellikle pek sevilmeden giyilen formalar, şimdilerde farklı tasarımlarla şık ve sevimli bir çizgiye oturuyor. Üniforma tasarımcılığı da giderek gelişen bir iş koluna dönüşüyor. Bugün pek çok ünlü modacı kurumların üniformalarını tasarlıyor.  Ancak tarihe bakıldığında bu durumun aslında yeni olmadığını ve çok eski zamanlardan bu yana sanatçıların bu tür tasarımlar için seçildiği görülüyor. Mesela Rönesans’ın en ünlü ve en büyük sanatçılarından Michelangelo,1506'da Papa II. Julius tarafından Vatikan'ın yeni ordusunun üniformalarını çizmekle görevlendirilmiş. Günümüze döndüğümüz zaman ise modacıların yanısıra kendisini sadece bu işe adamış isimlerle karşılaşıyoruz. Güni Tekstil’in kurucusu Yurdagül Şengül kendini adayanlardan. Şengül, 27 yıldır Ege ve Güney’deki pek çok otelin yanında THY ve KTHY gibi havayolu şirketleri, alışveriş merkezleri ve hastanelere, bu kurumları en iyi şekilde yansıtacak üniformalar hazırlıyor. Şengül, bu kurumlarla çalışmaya başlamak ve daha fazlasına ulaşmak için uzun ve meşakkatli bir yola girmiş. Başlangıçta iç mimar olma arzusuyla sınavlara giren Yurdagül Şengül, hevesi kursağında kalarak işletme ve ekonomi üzerine eğitim almış. Üniversiteyi bitirdiği yıllarda yani butik açma furyası yaşanan 1980’lerin başında o da tekstil işine adım atarak, işin imalat kısmıyla profesyonel hayata adım atmış. “Çok şanslıydım” diyen Şengül, “Çünkü iki tüccar ağabeyle işe başladım. Burada kadın konfeksiyonu üzerinde çalışıyor, İGS ve KİP’e grup mal veriyorduk” diyor. 1985’te Güni adını verdiği mağazasını açan, ardından da gelişen turizm sektörüyle beraber üniforma siparişleri almaya başlayan Şengül sözlerine şöyle devam ediyor; “Aşçı ceketleriyle başladık, derken kendimi bu işin içinde buldum. İç piyasayı bırakıp dokuz ay boyunca Türkiye’de ilk kez gerçekleşen üniforma defilesini hazırladım. Osmanlı ve İznik Çinisi motiflerinin kullanıldığı 450 parçalık koleksiyonumun kumaşları da Hamzagile’e aitti… Defileyi önce Antalya-Side İber Palace’da sonra da Kemer İber’de yaptık. Otelin Genel Müdürü Edip Soyak bu defileyi yapabilmemde çok büyük etkendir. İki ay sonra da İstanbul’da yapılacaktı ama Körfez Savaşı başladı ve bütün işler durdu.” Saray Regency Oteli’nin Genel Müdürü Yaşar Sunay ve Magic Life Genel Müdürü Hakkı Ülkü’nün kendisini destekleyen iki önemli isim olduğunu da belirtmeden geçemiyor. 

Yurdagül Şengül, tasarımlarda Osmanlı motiflerini kullanmaktan keyif aldığını ama bunu abartmamak gerektiğini söylüyor. 

Gösteri artık çok önemli

Defilelerin ardından özel üretime devam eden Yurdagül Şengül, son yıllarda üniforma tasarımı konusunda kolayca konuşanlara biraz kızgın... Yıllardır sektörde çalışan Şengül, “Son 10 yıldır tasarımla çalıştıklarını söyleyen kişi ve firma o kadar çoğaldı ki... Moda tasarımcılarının yanı sıra tekstil firmaları da bu işe girdi ama uzun vadede pek çoğu kaybolup gidiyor” diyor. Sektördeki bu sistem de çalışmaları daha da zorlaştırıyor. 20 yıl önce bilinçli bir kitleyle çalıştıklarını anlatan Şengül, şimdi artık kendilerini anlatmakta zorlandıklarını dile getiriyor. “Günümüzde ne kadar gösteri yaptığınız önemli” diye sözlerine devam eden tekstilci, “Üniforma imalatı zor biri iştir. Ama nedense herkes çok kolay zannediyor. Model ve kumaşlar belirlendikten sonra personelin birebir ölçüsü alınıyor. Ayrıca kumaş ve modelin ne kadar sağlıklı ve kaliteli olması da önemli” diye anlatıyor.

Nasıl şıklaştırabilirim…

Her zaman referansla iş yaptığını dile getiren Şengül, bir projeyi başından sonuna şöyle özetliyor; “Tasarımlar, kurumun konseptine göre hazırlanıyor. Bir konsept yoksa önce o belirleniyor. Çoğu kez karşı taraf tekstil konusunu bilmiyor. Böylece yönlendirmelerim de oluyor. Onlara özgü tasarımı hazırlayıp kumaşları öneriyorum. Giyinenin içinde rahat olması, şık görünmesi ve kullanım kolaylığı gerekiyor. Terlememesi ve vücudun rahat nefes alması için kumaş kalitesi de çok önemli. Kısacası kullanan kişiyi memnun etmeli. Çünkü zaten üniforma psikolojik olarak reddedilen bir kıyafettir. Dolayısıyla, her zaman nasıl şıklaştırabilirim diye düşünürüm.” Tüm bu çalışmaların sağlam ve doğru düzenlenen bir bütçeyle yapılması gerekiyor. Ancak kurumların üniformalara ayırdıkları bütçenin düşük olduğunu vurgulayan Şengül, “Otelin bütçeleri arasında üniformalar alt sırada yer alıyor. Aslında çok önemli…” diyor. 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70071 - unknown - 38.107.179.239