|
Mehtap
çeşitleniyor...
Mutfak eşyaları sektöründe
sadece Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir yeri olan Mehtap, elektrikli ev
eşyaları üretimine de girdi. Türkiye ve dünya piyasasında etkin bir pazarlama
ağı olan Mehtap, pazarlamadaki bilgi ve birikimini elektrikli ev eşyaları
alanına da aktaracak.

Omlet ya da krep yapmak söz
konusu olduğunda yerine belki de hiçbir şey koyamayacağınız bir ürün yanmaz-yapışmaz
tavalar. Üzerine hiçbir şey yapışmayan, pişen yiyeceği tavadan kaydırarak tabağa
alabileceğiniz kadar kolaylık sağlayan yanmaz-yapışmaz kaplamalı tava ve
tencereler, 1960’lardan beri mutfaklarda kullanılıyor. Bu ürünleri özel kılan,
1938 yılında Dupont firması tarafından bulunan ve 1946’da ticari olarak kullanılmaya
başlanan teflon adlı madde. Bir termoplastik floropolimer olan teflon,
günümüzde mutfak eşyalarından uzay teknolojisine kadar pek çok alanda kullanılıyor.
Anti yapışkan bir madde olan teflonun, sürtünme katsayısı bütün katı
maddelerden düşük olduğu için, bir şeyi teflonla kaplamak da özel teknikler
gerektiriyor.
Ülkemizde teflon kullanarak üretime başlayan ilk firma olan Mehtap, 1960’lardan
beri mutfak eşyaları üretiyor… Günümüzde Teflon patentli ürünü kullanarak,
yanmaz-yapışmaz mutfak eşyaları üreten Mehtap, bugün dünyanın belli başlı üreticilerinin
arasında. 2015 yılına kadar dünyadaki pazar payını yüzde 10’a çıkarmayı
planlayan Mehtap, bugün üretiminin yüzde 35 – 40’ını ihracata yönlendiriyor.
Mehtap Mutfak Eşyaları San. Tic. AŞ.’nin Genel Müdür Yardımcısı Sinan Paksoy,
Türkiye’nin 70 milyarlık, dünyanın ise 7 milyonluk bir pazar olduğunu
söyleyerek, “Mehtap’ın dış pazarda etkin olmak istemesi çok doğal. Bugünkü
ihracatımız yüzde 50’lere, yüzde 60’lara mutlaka çıkacaktır” diyor. İhracatın
Mehtap için çok önemli bir konu olduğunu belirten Paksoy, yurt içi satış
konusunda ise şöyle konuşuyor: “İhracat bizim için önemli ama yurt içindeki
etkinliğimize de çok önem veriyoruz. Kendi ülkesinde satış yapmaya enerjisini
harcamayan bir şirketin uzun vadede başarılı olabileceğini düşünmüyoruz.”

Elektrikli Ev Eşyaları
Geliyor
Mehtap, 1960’ta girdiği tencere
üretimine alüminyum kullanarak başlamış bir firma… Emayenin gözde olduğu
günlerde, üretimini emayeye yöneltmiş ve bu dönemde, ülkenin en büyük emaye
üreticisi haline gelmiş. 1980’li yıllarda, yanmaz-yapışmaz ürünlerin dünya
piyasasında yayılmaya başlamasıyla birlikte, üretimini Teflon ağırlıklı olarak
sürdürmeye karar veren Mehtap, piyasanın henüz hazır olmadığını görünce, emaye
üretimine geri dönmüş ve elektrikli ev eşyalarını da üretimine katmış.
1993-1994 yıllarında, yeniden yanmaz-yapışmaz üretme kararı alan firma, İtalya’dan
komple bir fabrika satın alarak, otomasyon ağırlıklı üretimine başlamış. Bugün
Samandıra’daki fabrikasında saatte 4 bin tencere üretebilen Mehtap, sadece
Türkiye’nin değil, dünyanın önemli üreticileri arasında sayılıyor.
B, C, D grubu için üretim yapan, üretiminde uzun süre kullanılabilecek,
kaliteli ve makul fiyatlı ürünler üretmek ilkesiyle hareket eden Mehtap,
üretimini 2000 yılından beri 10 katına çıkarmış durumda… 15 yıldır piyasa
etkinliğini koruyan şirket, bu yıl katılacağı Ideal Home Fuarı’nda, bir
sürprize hazırlanıyor.
Bu sürprizin adı “Mehtap Elektrikli Küçük Ev Eşyaları” olacak.
Ürünlerini zincir marketlere ve etkin zücaciye mağazalarına veren Mehtap,
yüksek volümlü üretim yapan bir şirket. İnsan emeğini aza indiren ve yüksek
kapasiteli üretim sağlayan fabrikasında, saatte 3 bin adet ürün üretebiliyor.
Yüksek adetli üretimi sayesinde fiyatlarını makul seviyelerde tutabilen Mehtap,
B, C, D grubu tüketicinin ulaşabildiği bir ürün olmayı hedefliyor. Benzer
stratejiyi Mehtap Elektrikli Küçük Ev Eşyaları grubunda da sürdürmeyi planladıklarını
anlatan Sinan Paksoy, “Hayatı kolaylaştıran ürünler ürettik. Çalışan ya da
zamanının değerini bilen kadınlar için ürettiğimiz bu ürünler kolay kullanılabilen,
ergonomik, pratik ve fonksiyonel ürünler olacak. Bu ürünlere dair bütün kalite
ve güvenlik sertifikalarını aldık. Bizim için ürünümüzün yüzde 100 sağlıklı ve
güvenilir olması en önemli konu” diyor.
Ürettikleri ürünlerin estetik
olmalarına önem verdiklerini ancak kullanım rahatlığı ve sadeliğin gözettikleri
en önemli değerlerin başında geldiğini anlatan Paksoy, “Fantastik tasarımları
olan, tasarım özellikleriyle mutfakta yer tutmaya çalışan ürünler üretmeyi
hedeflemiyoruz. Bizim hedefimiz, ürünün gerçekten işe yaraması, tüketiciye
fayda sağlaması, hayatına kolaylıklar getirmesi” diyor. Ürünlerin sağlıklı ve
dayanıklı olmalarını sağlamak için sayısız testten geçirildiğini anlatan
Paksoy, satış sonrası destek için servis ağları da oluşturulduğunu söylüyor.

Elektrikli Pastası İştah
Açıyor
Mehtap, elektrikli ev eşyalarını
öncelikle iç piyasaya vermeye hazırlanıyor. Dış piyasaya yönelik satışlar için
ise henüz bir pazarlama hedefi geliştirilmemiş ancak “Ürününüzü almak istiyoruz
diyen çıkarsa vermeyiz demeyeceğiz elbette” diyor Sinan Paksoy. Bir üreticinin
öncelikle kendi ülkesinde satış yapması, orada başarılı olması gerektiğini düşünen
Paksoy, Mehtap’ın mutfak eşyalarında Pakistan, Vietnam, Hindistan, Japonya,
Maldiv Adaları, Cezayir gibi hatta bazılarının ismini bile bilmediğimiz pek çok
ülkeye satıldığını söyleyerek, “Elektrikli ev eşyaları alanında da benzer bir
yolculuğumuz olabilir. Ancak, bunun için bir zaman var. Öncelikle ürünlerimizi
iç piyasada satışa sunup, buradaki etkinliğimizi artırdıktan sonra dış pazara
yöneleceğiz” diyor.
Türkiye’deki elektrikli küçük
ev eşyaları piyasasının canlı, enerjik ve cazip olduğunu söyleyen Paksoy,
“Sektör renkleniyor, çeşitleniyor… Bu tüketici açısından güzel bir şey.
Türkiye’deki toplam elektrikli küçük ev aletleri piyasasının 1 milyon dolarlık
bir piyasa olduğu öngörülüyor. Bu nedenle oyuncusu fazla ve yabancı, büyük
oyuncular da pazarda yerini alıyor. Ama biz de hem müşteriye ulaşma biçimimiz
hem de markamızla, bu pazarda hak ettiğimiz yeri bulacağımıza inanıyoruz” diye
konuşuyor.
Mehtap ürünlerinin pazarlaması,
10 ayrı bölgede kurulmuş olan pazarlama ağıyla sürdürülüyor. Pazarlamanın çok
önemli bir konu olduğunu belirten Paksoy, şirketin başarılı olmasının altındaki
gerekçeleri ise şöyle sıralıyor: “Kendimizi de karşımızdakini de kandırmaya
yönelik herhangi bir tavrımız olmaz. Açık ve samimi iletişim kurarız. Bizim
için numune, seçilmiş bir ürün değil, rasgele bir üründür. Ürünümüzü alanlar,
ürünümüzün numunesinden bile daha iyi olduğunu söylerler. Büyük bir yatırımla,
büyük bir sermaye gücüyle, devasa bir makine parkuruyla bu tavrımızı koruyoruz.
Günübirlik kazançlar için ilkelerimizden taviz vermiyoruz. Yaptığımız bir
üründeki hatayı kabul edip, silbaştan üretebiliyoruz. Bu bonkörlüğü bize sağlayan
finansal gücümüz oluyor. İlkelerimizi ayakta tutabilecek bir güce sahibiz.”
|
|