26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ah… NOLA’m…

 

 

Funk, jazz ve blues ziyafetine hoşgeldiniz… New Orleans Jazz ve Kültür Mirası Festivali 2007… Yaklaşık 4000 müzisyenin 12 sahnede yer aldığı iki hafta sonu süren jazz, blues, rock, reggae, gospel, funk, cajun, zydeco gibi farklı müzik tarzlarının ses bulduğu kocaman bir müzik ziyafeti… Asıl resmi festival Nisan aynının son, Mayıs ayının ilk hafta sonunda yapılmakta. Mekan eski New Orleans at yarış pisti; Fair Grounds. Muazzam derecede büyük bir açık hava mekanı… Festival, bu iki haftasonunu da bünyesine katarak neredeyse 2 haftalık bir karnaval haline dönüşüyor. Şehrin hemen hemen her köşesine dağılan festival, geceleri jazz kulüplerde, canlı müzik mekanlarında, restoranlarda, galerilerde, cadde üzerlerinde ve şehir meydanlarında sabahlara kadar devam ediyor.

Festival süresince duyduğum müzik tarzlarının sayısını aklımda tutmak mümkün değildi. Festivaldeki ilk günüm tatlı bir kabus gibiydi. Elimde basın dosyaları, konser programları, Mardi Gras yerlileri gösteri saatleri, imza günleri ve zamanları, fotoğraf sergileri, yemek standları haritaları, katılacak basın toplantıları saatleri, jazz cenaze töreni geçit rotası, bilimum jazz ustaları anma törenleri. Bu liste sadece öğlen 12.00 ile akşam 19.00 saatleri içindi. Daha sonrası için şehrin dört bir köşesine yayılmış jazz, blues ve funk konserlerinin saatlerinin olduğu jazz rehber dergisi. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden ve her mekanda en az 2 setten oluşan jazz performansları. Elimde listeler, kendimi koca bir futbol meydanında şekerleme ve çikolatalarla çevrelenmiş küçük bir kız gibi hissettim. Hepsine birden saldırıp, tümünü yiyip bitirmek istedim. Benim derbederliğimi fark eden Rees Erlich, NPR basından gazeteci ve radyocu, imdadıma yetişip bana bir şekilde tercihlerim konusunda yardımcı oldu da öyle kendimi toparladım.

O andan itibaren seçeneğimi dünyanın baçka hiçbir yerinde kolay kolay dinleyemeyeceğim, doğma büyüme New Orleanslı gösterilere odakladım. Zaten bu festivali, dünyanın diğer büyük festivallerinden daha özel kılan en büyük özelliği muazzam yetenekli Nola’lı müzsyenleri biraraya getiriyor olması. Bunların arasında John Boutte, Leah Chase, Astral Project, Germaine Bazzle, Henry Butler, Neville Brothers, Nicholas Payton, Terence Blanchard, Donald Harrison, Irving Mayfield, Kermit Ruffins ve Ellis Marsalis ve aile fertleri, Rebirth Brass Band, Dirty Dozen Brass Band ve diğerleri yer almakta.

Festival sonrası aldığım rakamlara göre, 2003 yılından bu yana gelmiş geçmiş en büyük Jazz Fest kalabalığına tanık olmuş New Orleans bu yıl. 375 bine varan sayıda müziksever Fair Grounds’da 40 dereceyi vuran sıcağa aldırmadan 2 hafta sonu boyunca dans edip diledikleri tarzda müziğin tadını doya doya çıkarmış. Ben de bu listeye dahil olan jazz severlerdendim. Zamanımın çoğunu jazz, blues ve gospel çadırları arasında geçirip, yukarıda bahsettiğim Nola’lı sanatçıların yanı sıra Roy Hargrove Big Band, Arturo Sandoval, Dr. Lonnie Smith, Mose Allison, the World Saxophone Grubu, Danilo Perez, Roberta Gamberini, Branford Marsalis, Ellis Marsalis, Nicholas Payton, Pharoah Sanders, Donald Harrison, Harry Connick Jr, Norah Jones, Walter "Wolfman" Washington ve The Roadmasters gibi sanatçıların müziğiyle keyif buldum.

Festivalin 400 bine yakın kişi tarafından ziyaret edilmesine büyük katkıda bulunan asıl büyük isimler; Van Morrison, Lucinda Williams, Rod Stewart, Norah Jones, Bonnie Raitt, John Mayer, the Allman Brothers, John Legend, ZZ Top, Stephen Marley, Counting Crows, George Benson, Jill Scott idi.

Neredeyse iki yıl oldu, Katrina, New Orleans’ı silip süpürdüğünden beri, birçok sanat ve müziksever bu festivalin gerçekleştirilebilmesinin aslında bir mucizeyi gerçekleştirmekten farklı olmadığını farkında. Bu yıl mucizenin ikinci yılı. Katrina, New Orleans’ı ezip geçtikten sadece 8 ay sonra 2006’da festivalin 36.sı gerçekleştirilmişti. Basın toplantısında festival ekibi, geçen yıl, bilinmez bir yolculuğa çıktıklarını fakat herşeyin, herşeye rağmen yolunda gittiğini anlattı. Bu yıl festivalin 37.si gerçekleştirildi. Katrina’dan sonra nüfusun neredeyse yarıya indiği, bir çok otel ve müzik işletmesinin kapılarını kapatmak zorunda kaldığı ve lokal müzisyenlerin büyük zorluklar geçirdiği New Orleans’da müzik ve JazzFest New Orleans’ın tekrar ayağa kalkarak yenilenmesindeki en büyük katalizör görevini üstlenmiş durumda. Yerel halk ve sanatçılar, Nola’nin eşsiz kültürel zenginliğini korumanın tek  yolunun bu olduğunu farkındalar.

Son iki yıldır festival, özellikle büyük isimlere de ağırlık vermeye çalışıyor. Bunun sebebi ise Katrina yüzünden kapatılan 3 büyük konser salonu. Yerel halkın gündemdeki birçok müzisyene duyduğu hasret bu şekilde giderilmeye çalışılıyor.

Katrina’dan en feci şekilde etkilenenen hiç şüphesiz, jazz müzisyenleri oldu. Katıldığım basın toplantılarından birinde, Jason Marsalis ve Terence Blanchard özellikle de jazz dünyasında ilerlemeye çalışan genç Nola’lı jazz’cıların çok büyük güçlük çektiğinden bahsetti. Kapanan oteller ve sayıları azalan canlı müzik kulüpleri sebebiyle jazz müzisyenlerinin çalma imkanı azalmakta (buna rağmen Nola hala Amerika'nın kişi başına en fazla canlı müzik barına sahip olan şehri). Müzisyenlerin asıl derdi, birçoğunun hala geri dönebilecek bir evleri olmamaları. Katrina'dan sonra evlerini kaybeden müzisyenler çevre şehir ve eyaletlere taşındılar. Bir çoğu müziklerini dünyaya tanıtmaya devam etti. Birçok müzisyen ise ekonomik nedenler dolayısıyla hala Nola’ya dönmeyi başaramadı. Valiliğin verdiği rakamlar ise yürek parçalayıcı. Katrina'da 200 bin ev zarar görüp, oturulmaz hale geldi. Katrina öncesi nüfus 485 bin iken, şu anda rakamlar yarısından da az. 2008 yılının ortasında nüfusun 272 bine ulaşması umudu var. Nola'nın sesi soluğu, müzisyenlerin 2/3'ü geri dönüş yaptı ancak çok zor şartlarla karşılaştılar. Artan kira ve ev kredisi fiyatları ve % 500 artan sigorta masrafı müzisyenleri zor durumda bırakmakta. Ancak Nolalı olsun olmasın jazz müzisyenlerin hepsinin tek bir amacı var. Nola'ya geri dönmek ve bu özel kültürün ve müziğin ölmemesini sağlamak. Sonuçta bu iyileşme sürecini besleyen tek şey bu eşsiz müzik ve kültür…

Müzisyenlerin hala buruk olduğu bir nokta var. ‘Ninth Ward’… ‘Ninth Ward’, Katrina’nın en feci şekilde zarar verdiği bölgelerden biri. Bu bölge, Katrina'dan önce de ekonomik sıkıntı çeken bir bölgeydi. Bölge, 'Evlendirme Projeleri' denen apartman blokların serpiştirildiği yerlerden. Bu tip apartmanlara genelde ihtiyacı olan evsiz ve işsiz insanlar oturtulmaktaydı. Genelde halkın geri kalan kısmı tarafından küçümsenen bu yerler, aslında gerçek jazz’ın üretildiği ve nefes bulduğu alanlardı Birçok müzisyenin kendilerine özel evlerinin de mekan civarında olması buna büyük katkıda bulunuyordu. Bu bölgenin hala bir savaş alanını andırması, insanın umudunu kırmakta. Hükümet bu gibi bölgelere hak ettikleri ilgiyi göstermemeye devam etmekte. Bu sebepten dolayı müzisyenler de buralara dönmekte zorlanmakta.

Henüz evlerini yeniden inşa etme fırsatı bulamayan müzisyenler, yöre şehirlerden New Orleans’a gelip giderek müziklerine devam etmekte. Müziğe, New Orleans’a ve birbirlerine olan bağlılıkları o kadar güçlü ki, insana olumlu gelişmelere karşı umut veriyor. Konuşma fırsatı bulduğum bir çok müzisyenin de dediği gibi, ‘Doğa ana, Nola'nın müziği ve müzik ruhu kadar güçlü değil’ diyerek bu topraklara ve kültüre bağlılıklarını anlatıyor.

Hükümetten umudunu kesen sanat çevresi çözümü birbirlerine yardım etmekte bulmuş. İhtiyaç içinde olan müzisyenlere de yardım eli yine müzisyenlerden gelmekte. Bir çok müzisyen ve müzik endüstrisine emek veren kişiler tarafından  kurulmuş sivil toplum örgütleri, bu amaçla birşeyler yapma savaşında. Bunların arasında Tipitina Örgütü, (Tipitina's; Nola'nın en önde gelen canlı müzik mekanlarından ve yeni nesil jazz, blues ve funk müzisyenlerine en büyük desteği veren mekan) Sweet Home New Orleans ve New Orleans Musicians Hurricane Relief yer almakta.


World Saxophone Quartet                                                   Terence Blanchard

 

Müzisyen Kasabası:

New Orleans Musicians Hurricane Relief , Harry Connick Jr ve Branford Marsalis, tarafından kurulan bir dernek. Son iki yıldır, Habitat for Humanity örgütü ile beraber çalışarak, Katrina sırasında evlerini kaybeden jazz müzisyenlerine şehrin, ‘Ninth Ward’ kısmında bütçeye uygun evler yapıyorlar. Bu proje sayesinde müzisyenler teker teker evlerine dönmeye başladı.

 

JazzFest’de normal gün akışı …

Sabahleyin 11 gibi insanlar festival mekanına akın ediyorlar. Saat öğlen 12.00’yi gösterdiği zaman, 12 farklı sahneden müzik notaları yükselmeye başlıyor, ta ki gün batımına kaadar. Bir sahneden öteki sahneye koştururken, New Orleans'a has mükemmel yöresel yemeklerin sunulduğu yemek tezgahlarına uğruyorsunuz. Yöreye özel Creole yemeklerinin ben bir eşine daha rastlamadım. İnsana günde 5 öğle yemeği yedirtecek tarzdan yemeklerden bahsediyorum… Bunun dışında Yerli Amerika, Afrika ve Mardi Gras yerlilerinin kültürlerini yansıtan sanat eserlerinin sergilenip satıldığı “elişi pazarı” da var.

Unutamadığım JazzFest 2007 anları;

*Henry Butler, Henry Butler, Henry Butler…. Daha fazla diyecek birşey yok… Piyanisti dinlemeye başladığım ilk andan itibaren bu Nolalı sanatçı beni müziğiyle büyüledi. Nola’da kaldığım süre içerisinde Henry Butler nerede sahne alıyorsa, ben oradaydım…

*Donald Harrison JR, Donald Harrison JR ve Donal Harrison JR… Aynı şekilde müziğine hayranlık duyduğum saksofoncu. Ama onu New Orleans’da dinlemek özel bir ayrıcalık çünkü Harrison aslında Mardi Gras yerlisi (şimdi bu ne demek diye anlatmaya başlarsam derginin sayfaları yetmez). Harrison gecenin ilerleyen dakikalarında, saksofonunu bir tarafa fırlatıp; bir yandan dans edip bir yandan da Mardi Gras şarkıları söylemeye başladı. Buna tanık olmak da biz şanslı jazz severlere düştü.

*Trompet/Vokal Kermit Ruffins, lokal kahramanlardan… Duygusal performansı, güzelim sesi ve harika trompet yorumuyla hepimizi coşturdu.

*Irvin Mayfield, kaçırmadığım için kendimi çok şanslı saydığım sanatçılardan bir tanesiydi. New Orleans Jazz Orkestrası için yaptığı beste ve düzenlemelerle yer aldığı sahnede seyircileri adeta büyüledi. Katrina sırasında ailesinin yakın fertlerini kaybeden Mayfield’ın, bu sebeple bestelediği suiti, Water Rising, herkes üzerinde hüzünlü bir etki yarattı.

*Terence Blanchard beşlisinin performansı da aklımda yer edenlerden… Sahnede, Spike Lee’nin Katrina sonrasında yaptığı, When the Levees Broke, belgeseli için bestelediği film müziğinden alıntılar yaptılar. Aynı hafta içinde geceleri gittiğim jazz kulüplerinde sık sık boy gösteren Terence Blanchard’ın spontane bir şekilde Donald Harrison, Pharoah Sanders ile beraber yaptığı jam sessionlar mükemmeldi. Terence’in Snug Harbour’da sahne aldığı gecenin sürprizi Robert Glasper oldu. Benim çağdaş jazz piyanistleri arasındaki en favori ismin olan Glasper bizleri kırmayarak Terence’a piyanoda eşlik etti.

*Arturo Sandoval ve Danilo Perez’in ayrı ayrı performansları jazz çadırında Latin Amerika ritimleriyle coşkuya boğdu.

*Ellis Marsalis’in hem festivaldeki hem de Snug Harbour’daaki gece performansları mükemmeldi. Marsalis Kraliyet Ailesinin Kralını yakından izleyip dinleme fırstı bulmak özeldi.

*Rebirth Brass Band, hımm unutulmazdı… 2 hafta sure içerisinde neredeyse 5 ya da 6 kez canlı performanslarına tanık oldum ve de müziklerine doyamadım.

*Snug Harbour; New Orleans’ın bana göre en iyi jazz kulübü… Geleneksel ve deneysel jazz’a yer verdikleri programları festival süresince mükemmeldi. Ellis Marsalis’in sürekli sahne aldığı bu mekan Maurice Brown, Terence Blanchard ve Donald Harrison’ın müziğiyle coştu. Sadece 50 ile 70 kişi kapasiteli, çok sıcak bir kulüp… Nardis’e her yönden çok benziyor…

*Harry Connick Jr; şehrin en favori ve meşhur evladı olarak festivalin kapanış konserini gerçekleştirdi.

*Alvin Batiste, klarinet/jazz eğitmeni. Festivalin son günü jazz açısından çok önemli bir gündü. Jazz’ın ve jazz eğitiminin en önde gelen isimlerinden Alvin Batiste, hayata gözlerini yumdu. Marsalis Müzik tarafından Alvin Batiste adına ve onuruna özel olarak hazırlanan bugüne maalesef Batiste katılamadı. Batiste, Ray Charles ve Canonball Adderley gibi isimlerle yıllarca turladı. Günümüz jazz sahnesindeki bir çok önemli ismin öğretmeliğini yaptı. Bunların arasında sayısız Nolalı genç jazz müzisyeninin yanı sıra, Branford Marsalis, Henry Butler ve Harry Connick Jr. da yer almakta. Onuruna düzenlenmesi planlanan konserde Harry Connick Jr. ve Branford Marsalis'le beraber sahne alacak olan Batiste maalesef, aynı sabah ani bir kalp krizi nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Batiste, Nola modern jazz dünyasının kurucularından biriydi. Jazz enstitüsünün kurucularından olan Batiste, aynı zamanda Southern Üniversitesi’nde Baton Rouge'de eğitmenlik yapmaktaydı.

Özellikle de adını 1980'li yıllarda 'Clarinet Summit (John Carter, David Murray, Jimmy Hamilton ve Batiste) ile adını duyurdu.

Bundan kısa bir süre once, Marsalis Müzik'ten 'Marsalis Music Honors Alvin Batiste' adlı son albümü piyasaya çıkmıştı. Sahnedeki Batiste sevenleri, öğrencileri ve dostları, şovun devam etmesi gerektiğini çünkü Alvin’in böyle olmasını isteyeceğini söyleyerek jazz ustasını, jazz’a layık bir şekilde andılar. Günün sonunda ReBirth Brass Bandosu ve diğer sanatçıların da katılımıyla coşkulu bir jazz cenaze töreni düzenlendi. Coşku, jazz, sevinç, dans, gözyaşı hep biraradaydı.

*Profesör LONGHAIR (Henry Roeland Byrd); Piyanist, besteci ve şarkıcı. New Orleans’ın müzik tarihindeki en önemli isim. Fats Domino’dan Allen Touissant’a ve Neville Brothers’a kadar birçok önemli sanatçıyı etkileyen Longhair kendine has tarzı sayesinde ritim ve blues piyanosunun tarih akışını değiştirdi. Blues, boogie-woogie,rock, gospel ile rumba ve karnaval ritimlerini birleştirerek yepyeni bir tarz yarattı. Profesörün tarzına ‘boogie-rumba’ adı verildi. 1977’de bir grup müzisyen ve eğitmen biraraya gelerek yeni bir müzik mekanı kurdular. Profesörü onore etmek amacıyla da mekanın adı Longhair’in önemli plaklarından ‘Tipitina’ oldu. Bugün mekanın girişinde Longhair’in bronz bir büstü bulunmakta… Geleneğe göre de Profesör’ün yüzünü okşamadan içeri girmek saygısızlık…

New Orleans Jazz Festivali önümüzdeki 3 yılı da Shell'in sponsorluğu sayesinde devamlılığını güven altına aldı. Ne mutlu jazz severlere ve New Orleans’a…Dolu dolu jazz’la geçen zamanımın sonunda ben de fahri Nolalı olup çıktım.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70922 - unknown - 38.107.179.236