Fransa’dan Kuşadası’na...

Halbuki ne güzeldir Mayıs ayı… Ama bu yıl tadına
varamadık. 2007 yine kayıplar yılı oldu. Yılların Süheyl abisi ve sonra sevgili
Nükhet’in zamansız yolculuğu, inanamıyorum bir türlü. Hep anacağız bu güzel
insanları.
Pariste de bir başka acı yaşadık. Şarkıcı Militia
Battlefield, tıbbi bir hata nedeniyle 2 ay önce vefat etmişti. 13 Mayıs günü,
Chez Papa Jazz Kulübünde özel bir jam-session düzenlendi. Külleri de gizlice,
Militia’nın çok sevdiği Saint Germain Bulvarı’ndaki minnacık bir parkın
köşesinde bir yerlere gömüldü. Tabii hiç bir şekilde, hiçbir yerden izin
alınmadan…
Kalabalık bir müzisyen grubu vardı. Gitarist Sean Gourley,
organist Stefan Patry, daha sonra piyanist Balthazar Thomas üçlüsü ile session
başladı ve geç saatlere kadar devam etti. Geçtiğimiz günlerde dinlediğim
gruplardan ilki Enrico Pieranunzi dörtlüsüydü. Enrico Peranunzi (p), Rosario
Giuliani (s), Darryl Hall (b), Benjamin Henocq (d). Pieranunzi, Avrupalı
piyanistlerin içinde en orijinal ve en tutkulularından. Tercihleri Bud Powell
den Bill Evans’a uzanıyor. Dörtlü, Monk’un eserlerini icra etti, hafızalarda
kalacak bir konserdi.
Bir diğer konser ise İtalyan Stefano Bollani beşlisiydi.
Stefano Bollani (p), Nico Gori (clt), Mirco Guerini (s), Ferrucio Spinetti (b),
Cristina Cagnagile (d). Harika bir ritmik eşliğinde, ilk kez dinlediğim
piyanist Bollani beni çok şaşırttı. Çok genç olmasına rağmen, harika bir
tekniği, cömert bir yaklaşımla hayal gücünün gidebildiği yerlerde melodik
gezinmeleri, güzel bir tuşe ve hatta bir nebze de mizah!
Meridyen Jazz Kulübü her pazartesi akşamı big band konserleri
programlamaya devam ediyor. Şanslıyız. Çünkü bu devirde 18 müzisyeni ağırlamak
her baba yiğidin harcı değil. Trompetçi Jean Loup Longnon’nun big band’ı da
sahnedeydi. Her zamanki gibi aranjmanlarını kendisinin yaptığı bir repertuarla
Jean Loup, grubuyla bir kasırga gibi esti. Muhteşem bir konserdi.
Piyanist Jean Michel Pilc bir süre New York’ta yaşamıştı. Son
albümü «New Dreams» Sunset jazz kulübünde, Mark Mondesir (d) Thomas Bramerie
(b) üçlüsüyle ilk kez dinlendi. Daha ileri bir tarihte bir başka konser de
davulcu Ari Hoenig ile gerçekleşecek. Şarkıcı, aynı zamanda piyanist olan Ian
Shaw’ın son albümü, Drawn to All Things, Joni Mitchell’in kompozisyonlarını kapsıyor.
Shaw’a Alain Jean Marie (p), Gilles Naturel (b) ve Philippe Soirat (d) eşlik
ediyor.
Konserde Ian Shaw’, jazz standartlarını (ve hatta fazla
dokunulmamışları da repertuarına alarak) Joni Mitchell kompozisyonlarını,
herzamanki mükemmel bir Alain Jean Marie ve ritmik eşliğinde dinledim. Ian
Shaw, 2006’da Academie de Jazz’ın vokal finalistleri arasındaydı.
Bir diğer konser Chris Cody dörtlüsünün Conscript adlı
albümlerinin çıkışıyla ilgili. Piyanist Cody’e trombonda Glen Ferris, basda
Bruno Rousselet, davulda Laurent Robin eşlik ettiler.
Baharda olağanüstü bir hareket var yeni albümlerin çıkışıyla
ilgili… Fakaaat!, Vienna Art Orchestra’nın, 30 years American Dreams/European
Visionaries/ Visionaires§ Dream adlı albümü başlı başına bir yapıt. 3 albümü
kapsayan eserde, 40 parça, 13 prelüd ve bir de final var. Prelüdlerin haricinde
piyanoya yer verilmemiş.
İlk CD «Amerikan rüyası» tabir edilen kadın artist ve
şarkıcılara ayrılmış. Jean Harlow’dan Jayne Maisfield’e, Judy Garland, Bette
Davis, Marilyn Monroe, Mae West, Ava Gardner, Grace Kelly gibi…
İkinci CD, Avrupa üzerine. Leonardo da Vinci’den başlayarak,
Freud, Einstein, Kant, Voltaire, Descartes, Galilé ve diğerleri…
Üçüncü CD ise Amerika ve Avrupa’nın karşılaşması ve ortak
değerlerini kapsıyor.
Bütün büyük iş, Vienna Art Orchestra’nın şefi Mathias
Rüegg’in omuzlarında. Yazan, yaratan, aranjmanları hazırlayan, idare ve
konserleri organize eden o.
13 prelüd klasik ağırlıklı. Diğer parçaların ise biraz
standart, blues hatta rock’la flört etmesine rağmen genelinde, gelenekleriyle
jazz. Melodiler kısa fakat o derece de yoğun. Orijinal, Rüegg’in kişisel
görüşlerini de kapsayan, bütün klasikliğine rağmen alabildiğine özgür muazzam
bir eser. Vienna Art Orchestra Mayıs ayından itibaren Fransa’nın muhtelif
şehirlerinde konserler verecek.
Gelecek günlerde, St.Germain des Près Festivali kapsamında
Ben Sidran-Georgie Fame, Demi Evans/Spritual Gospel, VictoriaRummler/Nico
Morelli, Pierre Sibille programda.
Versailles Jazz Festivali oldukça yoğun bir programla
başlıyor. Piyanist Franck Avitabile’in konseri eminim en sevdiğim olacak.
Munster Jazz Festivali programında Les Célestins, New Combo
Big Band, Jean Loup Longnon gibi büyük formasyonlara yer verilmiş. Yanı sıra
Joanne Bell Gospel Quartet, Randy Brecker de programda….
Jazz en Artois Festivalinde, Marcel Azzola, Didier Lockwood,
Euro Jazz Band (bu yıl big bandlara ilgi çoğalmış gibi) Artois Jazz okulu
orkestrası konserleri, dinleneceklerin bir bölümü.
Haziran ayı başından itibaren 3 hafta sürecek Jazz’ın
Renkleri Festivalinde konserlere giriş ücreti ödenmiyor. Programda Liz Mc Comb,
Rhoda Scott, Les Voices Messengers gibi isimler var.
Temmuz ayından itibaren aralıklı bir ay sürecek Montauban
Festivalinde Chucho Valdes, London Community Gospel Choir, Oxmo Puccino The
Jazzbastar gibi daha çok büyük gruplara yer verilmiş. Duc de Lombard jazz
kulübünde Flavio Boltro Trio, Harry Allen/Nicola Sabato dörtlüsü konserlerini
çok keyifle dinleyebiliriz.
Satellit Café kültürel bir program sergiliyor her zamanki
gibi. Haziran ayının ilk haftası malgache yani Madagaskar adası müziğine
ayrılmış. Rajery, Tao Ravo, Vincent Buche, Dadagaby gibi gruplar var. Daha
sonraki günlerde 1 hafta süresince Afro-Karayip geleneklerini yansıtan Panama
müziği dolayısıyla Yomira, John Lord, Katu Banter konserleri olacak.
Hayati Kafe, «the crooner» sözcüğünün ender temsilcilerinden.
Paris’te bir seri konserleri olacak.
Bunlardan ilki, Le Moulin jazz kulübündeki. Dergimizde daha
önce onunla bir söyleşiyi sizlere aktarmıştım. Hayati Kafe müziğe Cem Bumin ve
Yanko Nilovic ile başlamış. Yanko Fransa’da, Hayati ise İsveç’te yaşıyorlar.
Tekrar bir araya gelmelerinin sahneye de intikal etmesiyle duygusal anlar
yaşadık.
Hayati konserlerine Chez Papa jazz kulübünde devam edecek.
Bu arada biraz da ülkemizden haberler verelim. Haziran ayında
Bodrum’da tatil geçirenler The Marmara Otelinde, piyanist Bibi Louison ve vokal
de Adèle’i dinleyebilirler. Bibi Louison Fransa’nın en iyi piyanistlerinden
biridir. The Marmara’da yaz boyu her ay değişik bir program olacak. Yaz aylarında
küresel
ısınma ve malum nedenlerle çok sıcak günler yaşayacağımız
apaçık. Eğer stres atmak istiyorsanız ve Bodrum’daysaniz yine aynı otelde Küba
müziğini, Diego Pelaez grubundan dinleyebilirsiniz.
Bu arada, Kuşadası’na yolu düşen jazz’cı dostlar, güzel bir
sürprizle karşılaşabilirler. Kurduğumuz dernek adına, konserler olacak.Hatta
daha ileri gidip, bir jazz atölyesi projesini gerçekleştirmeye çalışacağım.
Güçlükler olmayacak mı? elbetteki olacak. Ama ben jazz’ın ne
kadar özveri istediğini biliyorum ve hazırlıklıyım. Mekanımız, şehrin
gürültüsünden uzakta, engin bir denizin ve zeytinliklerin görüldüğü bir
tepecik üzerinde.
Fransa’da gerçekleşen «Elmaların Altında» festivaline ne
kadar özenirdim…İster misiniz bir gün zeytinlikler içinde bir festival yapalım,
belli mi olur?