Genç EVO Trio Bükreş’te
çaldı...

EVO Trio olarak, Bükreş’te Jmevents’in düzenlediği Uluslarası
Jazz Yarışması’na gönderdiğimiz demo ile başvurduk, ve 33 ülkeden 40’tan fazla
grubun arasından yarı finale kaldık. Yarı finaller 7-13 Mayıs tarihleri arasında
Romanya’nın Bükreş kentinde yapılıyordu. Yarışmanın jüri üyeleri İtalya’dan
Larry Franco, Romanya’dan Johnny Bota, Macaristan’dan Istvan Regos, A.B.D.’den
Eldad Tarmu ve Jimmy Weinstein’dı.
6 Mayıs Pazar günü saat 12.00 uçağıyla Bükreş’e
uçtuk.Havaalanına indiğimizde karşılaşacaklarımızla ilgili merak
içerisindeydik. Bavullarımızı aldıktan sonra terminale girdiğimizde Jmevents
görevlileri bizi karşıladı ve yarışma sekreterliğinin de bulunduğu otelimize
yönlendirdiler. Yalnız bu arada başımıza bir talihsizlik geldi ve Volkan takım
elbisesini takside unuttu. Geri kalan günlerde bütün çabalarımıza rağmen o
elbiseyi bulamadık.
Gittiğimiz etkinlik orada her sene yapılan ve içerisinde
klasik müzik, blues, jazz ve pop müziği içeren EuropaFEST adındaki bir festivalin
dahilindeydi. Otelimizde ve konser verilen mekanlarda bulunan EuropaFEST
yetkilileri her konuda bize çok yardımcı oldular.
Bükreş’e alışmakla geçen ilk günün ardından, ikinci günün
akşamı festivalin galasına katıldık. Bu sırada Bükreş’te bulunan Türk İşadamları
Derneği’yle bize bir çok konuda yardım eden Ömer Akif Kopuz ile bağlantıya
geçtik. Romanya Türk İşadamları Derneği, harcamalarımızın bir kısmına ortak
olarak bize destek oldu.
3. gün sabah erkenden, yarışmaya katılan tüm gruplar ile
birlikte Jimmy Weinstein’ın yürüttüğü Workshop a başladık. 5 gün boyunca devam
eden bu workshop’ta değişik ülkelerden bir çok değişik müzisyenle çalma
fırsatımız oldu. Ve hatta bir konser sebebiyle orada bulunan ünlü bariton
saksofoncu Alex Harding’le konuştuk ve çaldık.
Yavaş yavaş geldiğimiz yerin bir yarışmadan çok bir festival
olduğunu farketmeye başlıyorduk. Çünkü birçok ülkeden müzisyen birbiriyle
tanışıyor, birbiriyle çalıyor, müzik hakkında fikirlerini paylaşıyor ve bir
diğerinin çaldıklarını dinliyordu. Müzik adına çok güzel bir ortam vardı.
Grupların hangi sırayla sahne alacağı kura ile belirlendi.
Yarışmada 1 saatlik iki tane performans yapılıyordu. Bunlardan biri kapalı bir
konser salonu olan ArCub Hall’da diğeri de şehrin önemli otellerinden birinin
içinde yapılan Cafe Ibis’de idi. Biz ilk olarak 10 Mayıs Perşembe günü
ArCub’da, sonra da 11 Mayıs Cuma günü Cafe Ibis’de sahne alacaktık. Bizden
önceki günlerde İsrail’li, Estonya’lı ve Hollanda’da okuyan birçok milletten
üyesi bulunan gruplar sahne aldı.
Perşembe günü geldiğinde hepimiz biraz heyecanlıydık.
Konserimizden bir kaç saat önce soundcheck için konser salonuna gittik. Ve ses
teknisyeninin de yardımıyla çok güzel bir şekilde seslerimizi ayarladık.
Sahneye çıkmak için kuliste beklerken bizden sonra konser verecek olan
Hollanda’dan gelen Inner Energy grubunun üyelerine, Türk Halk Müziği’nde
kullanılan aksak ritimleri anlattık ve anlamakta oldukça zorlandılar.
Sahneye çıktığımızda heyecan ve mutluluk en üst noktalara
ulaşmıştı. Salonun da dolu olduğunu görüp kendimizi müziğin akışına bıraktık.
Çaldığımız parçalara sahnedeyken çok alkış, sahneden indiğimizde ise çok iyi
tepkiler aldık. Fakat en fazla beğeniyi repertuarımızda bulunan, kendimizin
düzenlediği Çayda Çıra adlı türkü aldı. 5 8’lik ritm ve modal armonik yapı
onları çok etkilemiş olmalı. Konser sonunda bu şarkıyı Eylül, büyükbabasına
ithaf etti. Ve o günden sonra konuştuğumuz herkes bize çaldığımız “turkish
tune”un çok güzel olduğunu söyledi.
Bu konserden sonra bizden imza isteyenler, bizimle fotoğraf
çektirenler dahi oldu. Yine aynı gün Romanya’da yayınlanan iki adet Türk
gazetesine röportaj verdik.
Ertesi gün Cafe Ibis’teki konserimiz, daha fazla bir kulüp
performansı gibiydi. Orada da yine standartlar ağırlıklı bir repertuarla sahne
aldık ve ne tesadüf ki yine en fazla ilgiyi Erkan Oğur’dan dinleyip
öğrendiğimiz “Mor Dağlar” isimli anonim eser çekti. Cafe İbis’te yapılan
konserlerden sonra jüri üyelerinden vibrafoncu Eldad Tarmu ile sohbet etme
şansımız oldu. Kendisiyle müziğin nereye gittiğinden başlayarak bir çok konuda
fikirlerimizi paylaştık.
Yarışmada 10 tane grup sahne aldı. Hepsi de gayet iyiydiler.
13 Mayıs Cumartesi gecesi finalistler açıklandı. Finale 3 grup kalmıştı.
İsviçre’den Q3, İsrail’den Dan Cohen Trio ve Hollanda’dan Inner Energy. Final
yine ArCub Hall’da yapıldı, ve tüm gruplar o gece oradaydı. Finale kalan 3
grubun 20 dakikalık performanslarını hep birlikte izledik.
Arada sonuçların açıklanması beklenirken birlikte fotoğraflar
çektirdik. İletişim bilgilerimizi birbirimize verdik. Sonra hep birlikte salona
girdik ve kazanan gruplar açıklandı. Büyük ödül’ü İsrail’den Dan Cohen Trio
alırken, İsviçre’den Q3 “en iyi grup” ödülünü aldı.
Aynı gece oradan çıkıp hep birlikte Bükreş’in önemli Jazz
Kulüplerinden “Green Hours”a gittik. EuropaFEST çalışanları, yarışmanın
yöneticileri ve grup üyeleri oradaydı. Çok güzel bir gecede saatlerce süren
sohbetin ve eğlencenin ardından herkes birbirine gülerek veda etti. Ama orada
bulunan tüm müzisyenlerin bu tecrübeden çok etkilendiği ve yeniden böyle birşey
yaşamak için can attığı çok açıktı.
14 mayıs sabahı Bükreş’te 8. günümüze uyandık ve geri dönüş
için toplanmaya başladık. Öğlen saatlerinde otelimizden ayrılıp havaalanına
geldik. Check-in sırasında ve uçaklara giderken yarışmadan yine bir çok insanla
karşılaştık ve bir kez daha, istemeyerek birbirimize veda ettik. Uçağımıza
binip akşamüstü İstanbul’a döndük.
Bu deneyimin sonunda, grup olarak her birimizin müziğe bakış
açısında değişimler oldu diyebiliriz. Dünyanın bir çok yerinden kendi yaşlarımızda
müzisyenlerle konuşmamızın ve çalmamızın ardından, müziğe onların gözüyle de
bakabilmeye başladık. Bütün bunların yanında ülke olarak da onlardan eksik
kalan hiç bir yanımız olmadığını görüp mutlu olduk. Dünyada müzik adına
yapılacak, paylaşılacak çok fazla şey olduğunu farkettik. Ve bu deneyim şimdiye
kadar müzik hayatımızda yaşadığımız en önemli deneyim olarak hafızamıza
kazındı.
Gitarda Eylül Biçer, bas gitar ve kontrbasta Volkan
Topakoğlu ve davulda Onur Pekin’den oluşan EVO Trio, 2006 yılının Mart ayında
kuruldu. Repertuarında caz standartları, besteler ve halk şarkılarına yer veren
grup, artık evrensel bir kimliğe sahip olan caz müziğinin temel dinamiklerinden
faydalanarak, kendi içinde bulunduğu kültürü, tanık olduğu yaşamları,
hikayeleri ortaya koymayı amaçlıyor. EVO Trio, hiçbir enstrümanın tek başına
solist rolü üstlenmediği üç kişilik bir müzikal sohbeti yakalamaya çalışıyor.
Grup Üyeleri:

Eylül Biçer (gitar), 1987 yılında İstanbul’da doğdu. Müzikle
Kabataş Erkek Lisesi’nde tanıştı. Okul orkestrasıyla pek çok konserde yer
aldı. Dallarında önemli müzisyenler olan Şevket Akıncı, Mümtaz Solmaz, Önder
Focan ile çalıştı. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Müzik Toplulukları
Bölümü’nde öğrenimini sürdürmektedir.

Volkan Topakoğlu (bas gitar,kontrbas), 1986 yılında
İstanbul’da doğdu. Küçük yaşlardan müzikle ilgilenmeye başladı. İstanbul Avni
Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nden mezun oldu. Mümtaz Solmaz, Kamil
Erdem, Şenol Küçükyıldırım gibi önemli müzisyenlerle çalıştı. Yıldız Teknik Üniversitesi
Müzik Toplulukları Bölümü’nde öğrenimini sürdürmektedir.

Onur Pekin (davul), 1984 yılında İstanbul’da doğdu. St.Joseph
Koleji’nden mezun oldu. Lise yıllarında müzikle ciddi olarak ilgilenmeye
başladı. Özel olarak Cem Aksel ve Cengiz Baysal’la çalıştı. Kendisi öğrenimini
Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde sürdürmektedir. Bölümünde Ricky Ford,
Donovan Mixon, İmer Demirer, Can Kozlu gibi değerli müzisyenlerle çalıştı.