TEOMAN BABER
Türk jazz dinleyicisi öksüz kaldı

2007 yılı Türk jazz’ı için maalesef gerçek bir yaprak dökümü
oldu. TRT’de uzun yıllar jazz programları hazırlayıp sunan sevgili Teoman
Baber’i de 01.05.2007 tarihinde kaybettik. Amerika’da yaşayan kızı Aslı
Keskinoğlu ölümünden sonra babasını Jazz Dergisi okurları için şöyle anlattı:
“Sevgili babam; Süha Teoman Baber 25 Haziran, 1933 İzmir
doğumludur. Üç çocuk babasıdır.
Babamı bildim bileli jazz'a son derece meraklı bir kişidir.
Onun için herşeyden önemli diyebileceğim kadar merakı vardı, jazz dedin mi akar
sular dururdu babam için. Ben bugün jazz dinlerken acaba babam bu parçayı
kimden nasıl dinlemiştir ve beğenir mi diye kendi kendime sorarım. Ve
biliyorum ki, benim ve ikiz kardeşim Osman'ın içindeki jazz sevgisi kesinlikle
babamdan bulaşmıştır bize.
1970'li yıllarda mutlaka, her yıl olmasa da, Montreaux Jazz
Festival'ine katılırdı, izleyici/dinleyici olarak elbet. Bildiğim kadarı ile
orada bir kaç tane jazz ustası ile bizzat tanışmıştır. 1980'li yıllarda
İstanbul Festivali çerçevesinde sanat icra etmeye gelen jazz ustaları ile de
perde arkasında sohbet ederdi, hatta bir kaç kere ben de vardım yanında ve beni
usta müzisyen John McLaughlin ve o zaman birlikte çaldığı grubu ile
tanıştırmıştı, bunu hiç unutmam, çok heyecanlı bir olaydı benim için. Babam
için ise normal bir durumdu bu çünkü alışıktı ünlü ustaların elini sıkıp
onlarla sohbet etmeye. Benim için heyecan verici idi.
Babamın evinde jazz'dan başka müzik duymak, pek olası
değildi. Astrud Gilberto'nun söylediği "If It Takes Forever I Will Wait
For You" isimli parçası, ailevi çok özel bir nedenden dolayı, hem babamı
hem beni her dinlediğimizde epeyce ağlatırdı. Babamın bana dinlettiği ilk jazz
parçalarından biri Dave Brubeck'in Take 5 isimli bestesidir. Bugüne değin, en
sevdiğim jazz parçası olduğunu söyleyebilirim. Al Jarreau'yu da babam
sayesinde sevdim, Chick Corea yine sevdiklerinden, Count Basie, Dizzie
Gillespie, Duke Ellington, Charlie Parker, Miles Davis, Gene Harris, Stan Getz,
Oscar Peterson aklıma gelen isimler. Babam daha ziyade klasik jazz'ı severdi.
TRT 3'e uzun yıllar program hazırladı, sanırım hazırladığı
ilk programının adı "Dünya'da Jazz" idi.”
Aslı’ya ilave olarak TRT için 1980’li yıllarda hazırladığı
“Caz ve Pop Dünyasından” ve geçtiğimiz yıllarda yayınlanan “Geceyarısı Güneşi”
programlarında buğulu sesiyle Türk jazz severlerine ulaştığını belirtelim. Son
14 yıldır Bodrum’un Gümüşlük koyunda yaşayan Teoman Baber’in hemen hemen
herşeyi jazz idi. E-mail adresinin başlangıcı bile “teojazz” idi.
Hoşçakal Teo...

Türkiye’nin ilk jazz programı yapımcılarından S. Teoman Baber
geçirdiği rahatsızlık sonucu Bodrum’da yaşamını yitirdi. Yapımcılığını ve
sunuculuğunu üstlendiği gece programlarıyla Türk insanına jazz müziğini
sevdiren Teoman Baber, 1992 yılında yerleştiği Bodrum’un Gümüşlük beldesinde
yaşamını sürdürmekte idi.
Emekli olmasına karşın hala dönem dönem TRT İzmir Radyosu’nda
program yapımcılığına devam eden Baber, özellikle 80’li yıllarda yaptığı caz ve
klasik müzik programları ve gecenin karanlığını delen buğulu sesiyle kendisine
önemli bir dinleyici kitlesi yaratmıştı.
TRT 2 ve Türkiye’nin ilk özel radyosu Radyo Bodrum’da yaptığı
jazz programları ile de tanınan Teoman Baber, bağırsak enfeksiyonu nedeni ile
yatırıldığı Bodrum Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen aşırı
su kaybı ve beslenme bozukluğu nedeni ile yaşamını yitirdi.
74 yaşında yaşama veda eden Teoman Baber, yaşamını uzun
yıllardır yalnız sürdürüyordu.
3 Çocuk babası Teoman Baber, 3 Mayıs 2007 Perşembe günü
Gümüşlük Camii’nde kılınacak öğle namazını mütakip cenaze namazının ardından
Gümüşlük mezarlığında toprağa verildi.