26 Mayıs 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Bombay ve Kalküta

 

Dünya’nın ikinci en büyük nüfuslu ülkesi Hindistan’ın şehirlerinde jazz müziğini aramak belkide Çin’den daha kolaydır ancak herhangi bir Avrupa ülkesinden daha zor olduğu kesin. Asya politik, sosyal, kültürel ve ekonomik olarak dünyanın çoğu bölgelerine göre daha değişik ve zor gelir genelde insanlara, aslında bu zor durum müziğin ve yaşam tarzının çeşitlenmesi açısından Asya ülkelerinde bir artı yön olarak kabul edilebilir. Hindistan gibi kendi klasik ve konservatif kültürüne bağlı ve aynı anda teknoloji, bilim gibi modernite’nin getirdiği batılı gelişmelere göz kapamaktan kaçmayan ülkeler de her zaman batı müziği ile Asya müziği arasında etkileşim olduğu gözlenmiştir. Tüm bunların yanında eğer o ülkenin denize kıyısı ve bir limanı varsa o ülke değişik kültürler ile tanışmaya ve kaynaşmaya hazırdır demektir. Hindistan için ise Bombay ve Kalküte aynen yukarıdaki kriterlere uyan şehirlerdir ve 1856-1950 yıllarından İngilizlerin ticaret limanı olarak kullandıkları bu iki şehir, kendi öz kimliklerinden kopmama savaşı verirken Batı’nın kültürel özelliklerini de yanlarında taşımışlardır.


İngiliz Aristokrat Yaşamı ve Hindistan’ın Jazz ile Tanışması

Bilindiği gibi İngilizler eğer bir bölgeyi kolonileri haline getiriyorlarsa orada mutlaka aristokrasiden bahsedilebilir. Üstelik hiç sınıfa meraklı olmayan toplumlar bile birden bu durumdan etkilenip sınıflara bölünebilir, üstelik bu sınıf aristokrasi olursa. Hindistan’a jazz 1920’lerde gelmiştir ancak geldiği tarihin önceliğinden çok burda nasıl geldiği önemlidir. Fransa’da ve diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi ordu bandoları ile gelmemiştir jazz Hindistan’a, jazz Kalküta ve Bombay’a talep üzerine getirilmiştir. Özellikle Hint ve İngiliz Aristokratlarının eğlencesi olarak sadece pahalı ve özel otellere getirilmiştir. Tabiki de bu durumda öncelikle bölgede Avrupalı ve özellikle İngiliz Aristokrasi’si dururken Hint Aristokrasisi için değildir ancak İngilizler ile işbirliği yapan zengin Hintler bu yaşam tarzı ve müzikten oldukça etkilenmişlerdir. Kanada ve Amerika’dan gelen büyük bandolar şık gece eğlencelerinin vazgeçilmez sahne şovlarıydı.

Tac Mahal Hoteli ve Jazz

1920 ve 1930’larda Hindistan’da jazz’ın merkezi Bombay’da bulunan ünlü Tac Mahal Oteli’ydi. Hindistan belki de birçok beyaz Amerikalı’nın haritada yerini bile bilmediği bir ülkeydi o tarihte ancak Hindistan’ın jazz ziyaretçileri ilk başlarda beyaz Amerikalılardan çok siyah Afrikalılardı. Afrika kıtasının çeşitli ülkelerinden siyah jazz sanatçıları ticaret gemileriyle Bombay’a geliyor ve burada uzun süreler kalıyorlardı.

Daha da ilginç olanı ise trompetçi Chick Chocolate’ın Louis Armstrong ile olan benzerliği ve bundan sevilce yararlanmasıdır. Trompet çalma stili de Armstrong’a benzeyen Chocolate kendini onla özdeşleştirmiş gibi davranıştır yıllarca ve Tac Mahal Oteli’nde bu yolla inanılmaz konserler vermiştir.

Bunu yanında 1930 ve 40’larda yine Otel’de çalan Paul ve Tony Gonsalves kardeşler de Hindistan’da Hollandalı ve Endonezyalılar için çalmış olan sanatçılardır.

 
Amerika’dan Hindistan’a Göç Eden Solak Piyanist

Teddy Weatherford 1903 yılındı Virginia’da doğdu ve 1913 yılında New Orleans’a taşındığında jazz ile tanışmaya başladı. Küçük gruplarla çalmaya başladıktan sonra 20’lerde Chicago’ya taşındı. 20’lerin sonunda Asya turnesine çıktığında bir süre Japonya’da kaldı ve ardından Hindistan’a yerleşme kararı aldı. Kalküta’ya küçük bir eve yerleştiğinde kazancını bu şehirde zenginler için çaldığı barlardan kazanıyordu. Weatherford’un çok kaliteli bir müzisyen olmamasına rağmen bölgede tek Amerikalı jazz’cı olması onun diğerlerine örnek olmasını sağladı ve yaptığı blues’a yakın müzik Kalküta’dakileri çok etkileri. 1942-1944 yılları Hindistan’da Big Band’lerin yılları olarak adlandırılabilir.

 

Film Endüstrisi ve Sessiz Direniş

1945 sonrası Bombay ve Kalküta’nın tarihinde jazz açısından pek parlak günler değildi. Bunun iki nedeni var birincisi Bollywood film endüstrisinin büyümesi ve paranın buradan gelmesiyle birlikte yetenekli sanatçıların buraya doğru kayması. İkincisi 1950’lerde başlayan ve Hindistan’ın özgürlüğü için Gandhi önderliğinde başlayan Batılı herşeyin sessiz boykotu. Jazz da bir boykot olmuştu Hindistan’da. Bir batı fikri olarak jazz boykot edilmeye ilk karar verilen şeylerden biriydi. Ancak devletin kurulmasının ardından kendilerini Hint İngiliz (Anglo-Indian) diye tanımlayan bir grup jazz sahnelerini yeniden yeşertmeye başladı. 1940’larda kurulmuş olan Bombay Swing Club 1950’lerde Saksofon çalan Norman Mupsbee tarafından yeniden popüler hale getirildi. Devletin kurulmasıyla beraber bir Hint yüksek sınıfı da ortaya çıkmış oldu. Bu sınıf genelde kendini Hindistan Kriket Kulübü gibi yerlerde ve lüks otellerde aynen eskiden olduğunu gibi göstermeye başladı. 1950’lerdeki başka bir gelişme de Amerikan Devleti’nin jazz’ın tanıtımı için sanatçıları uzak yerlerde sponsor etmesiydi. Louis Armstrong, Jack Teagarden ve Red Nicholas ilk defa Bombay ve Kalküta’da konserler verdiler. 50’lerin diğer bir önemli gelişmesi ise Braz Gonsalves adlı Hintli saksofoncunun yükselişidir. 1960’ların başında Bombay’da Charlie Parker’la tanışan Gonsalves onun tarzından o kadar etkilenir ki yaklaşık 5 sene kadar buna çalışır ve ardından da başarılı olur. Japonya ve Avrupa’nın birçok yerine turnelere çıkar. 1960’larda ise Duke Ellington’un Bombay’a gelişi olay olur. Konserinin yapılacağı mekanın hemen yanındaki restoranlarda ise Ellington’ın orkestra üyeleri ile Gonsalves jam-session yapmaktadır. Tüm bu organizasyonlar tüm gençliği çekmeyi başarmıştır. Bir diğer ünlü kişi de Louis Banks’tir. 1940’ların başında Kalküta’ya yerleşen Nepal doğumlu Bank birçok Avrupalı grupla turnelere katılmaya başlar. Ardından oğlu müzik okumaya karar verir ve ülkesi Hindistan’a geri döner. O da hala Kalküta’daki Hindustan Otel’de çalmaktadır.

Büyük Üçlü Birleşiyor: Yatra Sextet

Hindistan’ın en tanınmış jazz vokali ile güçlerini birleştiren Braz Gonsalves ve Louis Banks Yatra Sextet adlı grubu oluştururlar. Birçok Hintli jazz müzisyenine göre Yatra Sixtet Hint jazz’ının dünya sahnesinde en önemli grubudur. Bu grubu ve jazz festivalini en çok destekleyen Hintli sanatçı da Niranjen Jhaveri’dir. Bombay’da doğan ve burada hayatını sürdürmüş olan Jhaveri Latin Amerikalı sanatçı Xavier Cugat Orkestra’dan etkilenir ve bu müziğe yönelir. Adından 1950’lerin sonunda Hindistan’ın ilk jazz dergisi olan Blue Ryhthm’i çıkarır. İlginç olan durum ise derginin Pakistan, Burma ve Ceylon’da yüksek sayıda abonelerinin olmasıdır. Hint ezgilerinden etkilenmeye başlayan Amerikalı jazz’cılar şarkılarında bu müzikleri kullandıklarını açıkça söylemişlerdir. Örneğin John Coltrane’in My Favorite Thing adlı parçası Hint ezgileri içerir. Saksofoncu Sonny Rollins ve Trompetçi Maynard Ferguson’un Hindistan gezileri de kültürün yayılması ve etkileşime girmesini sağlamıştır.


1975 Jazz India ve Jazz Yatra

Jhaveri’nin önderliğinde kurulan Jazz India kuruluşu ise Yatra Müzik Festivali’ne 1978’de sponsor oldu ve başlamasını sağladı. Yatra’da sadece jazz çalınmıyordu; klasik, karnatik, gosper, new age, samba, Güney Afrika folklor ve Hint-jazz’ı gibi bir çok çeşit müzik çalınıyordu. Jazz India’nın kurulması ile beraber Bombay’da çeşitli jazz okulları da açılmaya başlandı. Ayrıca festivalin başlangıcı ve birçok yabancı sanatçının bu festivalde çalıyor olması yerel hint jazz sanatçılarını da cesaretlendirdi. Film endüstrisi bile jazz’dan oldukça etkilenmeye başladı. 1970 ve 80’lerde yapılan birçok Bolywood filmini müzikleri jazz’dan etkilenmiştir. 1982’de Bombay’ın merkezinde yerel grupların çalması için her Pazar günleri bir jazz kulübü oluşturuldu. Ayrıca Amerika’nın sponsor olmasıyla günümüzde yılda birçok uluslararası wokshoplar düzenlenmektedir.

Günümüzde Hint jazz’ı etnik müzik ile karışık bir yapı içerisindedir. 1970’lerdeki hızlı çıkışını sürdüremese de hala belirli bir genç grup Bombay ve Kalküta gibi modern şehirlerde jazz geleneğini sürdürmektedirler. Bombay’da Jazz by the Bay adlı kulüpte haftada 3 ya da 4 kere jazz dinlemek mümkündür. Kalküta ise Bombay’a göre daha zayıf bir durumdadır ancak hala jazz okulu mevcuttur. Maalesef Hindistan çok sayıda ünlü jazz sanatçısı çıkaramamıştır.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


70945 - unknown - 38.107.179.239