A CAPELLA SİHİRBAZLARI
“LADYSMITH BLACK MAMBAZO”
11. ANKARA ULUSLARARASI JAZZ FESTİVALİ’NDE!

11. Ankara Uluslararası Jazz Festivali, bu yıl “Büyük
Orkestralar Büyülü Sesler” teması ile Kasım ayında Ankaralı jazzseverlerle
buluşmaya hazırlanıyor. Adından da anlaşılacağı gibi festival, Türkiye’nin önde
gelen büyük orkestraları, birbirinden değerli solist sanatçılar ve kalabalık
enstruman grubuyla adeta bir müzik şölenine dönüşecek.
Bu müzik şöleni içerisinde enstruman yerine sadece “büyülü
sesleri” olan, çok özel bir “A capella” grubu da sahne alacak. Sekiz erkek
vokalistin biraraya gelmesi ile kurulan Güney Afrika’lı grup Ladysmith Black
Mambazo, Dünya Turnesi kapsamında birçok ülkede verdikleri konserler ardından
Güney Afrika kültürünü ve sahip çıktıkları değerleri Ankaralı müzikseverlerle
paylaşmaya geliyor.
Birlikteliklerin 1950’lere dayanmasına rağmen, resmi olarak
1960 yılında Joseph Shabalala öncülüğünde kurulan Ladysmith Black Mambazo
grubu, müziğe geleneksel Zulu tınıları ile, enstrümansız vokal müziği olarak
tanımlanan A capella yaparak adım attılar. 1964 yılına gelindiğinde, kusursuz
bir harmoni içinde şarkı söylemeye başladılar. Yerel ölçekte giderek tanınmaya
başlayan grup, katıldıkları A capella yarışmalarında kazandıkları başarıların
ardından, “çok iyi” oldukları gerekçesiyle daha sonraki yarışmalara katılmaları
yasaklandı.
1967 yılında “Radyo Zulu” için kayıtlar yaptılar. 1972
yılında yapımcı West Nkosi ile anlaşarak izleyen yıl ilk albümlerini piyasaya
sürdüler. Bu albüm, “Amabutho”, Güney Afrika’da siyahi sanatçılar tarafından
yapılan ilk albümdü ve 1 milyon satış rakamına ulaşarak altın plak kazandı.
Shabalala’nın Hristiyanlık dinine geçmesi ile grup 1975’te ve 1976’da iki
dinsel temalı albüm çıkardı.
1980 yılına gelindiğinde Ladysmith Black Mambazo Güney
Afrika’da yaygın olarak tanınmaktaydı. Almanya’ya turnesi dönüşünde
kaydettikleri Almanca bir şarkı, bir sonraki sene grubun tekrar Almanya’ya
gitmesini sağladı.
1983 yılında, Paul Simon, üç yıllık Afrika macerası dönüşünde
yaptığı Graceland adlı albümünde Ladysmith Black Mambazo ile birlikte çalıştı.
Bu albümün kayıtları için, grup Londra’ya gitti. Albüm, dünya çapında 16 milyon
kopya satarak müthiş bir başarı elde etti ve bu albüm Ladysmith Black
Mambazo’nun tüm dünyada tanınmasında en büyük rolü oynadı.
Grup, 80’lerin sonuna dek üç albüm daha piyasaya sürdü ve bu
zaman dilimi içinde Michael Jackson’un Moonwalker adlı filminde ve ünlü Susam
Sokağı’nda yer aldı. Bu üç albüm arasından, 1988’de çıkardıkları Shaka Zulu
gruba ilk Grammy Ödülü’nü getirdi.
Headman Shabalala’nın ırkçı bir saldırıda hayatını
kaybetmesi, grubun bir süre müziğe ara verdikten sonra Joseph Shabalala’nın
kendi oğullarını gruba dahil ederek çalışmalarını sürdürmesi gibi köklü
değişiklikler ardından, 1993 yılında ilk defa Nelson Mandela’nın 27 yıl sonra
hapisten çıkması ile birlikte yeni bir albüm çıkardı. Yozlaşmış, bastırılmış ve
kaybolmaya yüz tutmuş eski geleneksel Güney Afrika kültürünün öncü temsilcisi
haline gelen grup, hem kendi ülkelerinde ‘ulusal servet’ ilan edildi; hem de
Nelson Mandela tarafından Güney Afrika Kültür Eçisi sıfatına layık görüldü.
Artık tüm Dünyada tanınan Ladysmith Black Mambazo, bundan
sonra dünya turnelerine ağırlık verdi. Bu turneler esnasında, Stevie Wonder,
Dolly Parton, The Winans, Julia Fordham, The Corrs, Ben Harper, Josh Groban
gibi birçok ünlü sanatçı ile birlikte ortak çalışmalara imza attılar; Nelson
Mandela’dan, Papa 2. John Paul’e, İngiliz Hanedanı’na kadar uzanan birçok
önemli kuruma ve şahsiyete özel performanslar sergilediler.
Bugün kadar 12 defa Grammy Ödülü’ne aday gösterilen ve 2 kez
bu ödülü alan Grup, 45 yılı aşkın süredir hem kendi albümleri ile, hem de pek
çok büyük sanatçıyla yaptıkları düetlerle Güney Afrika kültürünü yaşatmaya
devam ediyor. Ankara’da 11. Ankara Jazz Festivali’nin Kapanış Konserini yapacak
olan grup, İş Sanat’ta da bir konser verecek. Biletler Biletix’de satışa
sunulacak.
Joseph Shabalala
Msizi Shabalala
Russel Mthembu
Albert Mazibuko
Thulani Shabalala
Thamsanqa Shabalala
Sibongiseni Shabalala
Abednego Mazibuko