“RADIO JAZZ INTERNATIONAL
ve PHILIPPE Z.”

Olanaklar elverirse bundan böyle sizlere her yaz sonunda
ilginç bulduğumuz, yaşadığımız bir jazz festivali, radyosu veya hikayesi
anlatmak niyetindeyiz. Arada bir kısaca değindiğimiz aslında uzun zamandır
gönlümüzde yatan bu tarz küçük ama örnek girişimlerden ilki elimizde hazırdı.
Bu satırların yazıldığı tatil yöresine, ‘çılgın kalabalıktan uzak’taki,
Yunanistan’ın Eğriboz (Evya) adasının alçakgönüllü balıkçı kasabası Marmari’ye
geldiğimizde, bin bir itinayla hazırladığımız (sandığımız), ‘Jazz Dergisi
paketi’nin içine koymayı unuttuğumuz alt-dosyanın başlık konumuz dosya olduğunu
hiddet ve üzüntüyle gördük. Dolayısıyla Fransız jazz dünyasının en renkli
simalarından besteci, vurmalı çalgıların usta yorumcusu Bernard Lubat’ın
kurucusu olduğu, Fransa’nın en özgün festivallerinden, kısa adıyla “Uzeste
Festivali”’nin hikayesini, daha doğrusu serüvenlerini seneye saklamaya karar
verdik. Ancak Lubat ve Uzeste’nin bu yıl başına gelenlere mektubumuzun
‘Festivallerden’ satırlarında değinmeden geçemeyeceğiz.
Çaresiz acilen yeni bir konu aradık. Yanımızdaki jazz
dergilerinden Jazz Hot’un 641 numaralı Temmuz-Ağustos sayısında, “Radio Days”
başlıklı yazı, daha doğrusu monologumsu söyleşi dikkatimizi çekti. Konuk
kahraman, emekliliğinin keyfini jazz radyosu kurup ve yaşatarak çıkartan,
sıradan jazz amatörlerinden pek ileri bir ‘cazomanyak’tı. Sevgili jazz
severler, adamın nasıl bir ‘kuvveden fiile’ çıktığını düşünebiliyor musunuz?
Adam jazz merakını radyosunu kurarak gideriyor. Okuduklarımızı sizinle
paylaşmaktan başka seçeneğimiz yoktu… Bu seferki mektubumuzun başlığı ve ana
konusu belirlenmişti: “Radio Jazz International (RJZ) ve Philippe Zumbrunn”.
1931 Fransa Nancy doğumlu İsviçreli göçmen bir babanın oğlu
Philippe Z., 1943- 47 yılları arasında Paris’te eğimini sürdürdüğü Chaptal
Ortaokulu’na giderken her gün Jazz Hot dergisinin tarihi binasının önünden
geçer ve bir gün bu binaya girmeyi düşlermiş. Küçük Philippe’in bu rüyası
gerçekleşememiş ancak, jazz müziği tutkusu onu dünyanın en ilginç jazz
radyolarından birinin kurucusu, sahibi ve baş programcısı yapmıştı. 1929
krizinin sınır ötesine, Doğu Fransa’nın Mulhouse kentine, 1939 savaş
dalgalarının ise Paris’e savurduğu babası ciddi bir ‘meloman’, ateşli hatta
fanatik nitelenebilecek bir müziksever ve koleksiyoncuymuş. Yalnızca klasik
müzik seven, piyano öğretmeni annesine oranla bütün müzik türlerine açık olan
babası sayesinde daha 3-4 yaşında George Gershwin ve “Rhapsody in Blue” ile
tanışmış. “Jazz’la gerçek karşılaşmam, işgal altındaki Paris’te “Radio
Nationale de Paris” izleyerek oldu. Dans müziği kisvesi altında Aimé Barelli,
Alix Combell, André Ekyan, Django Reinhardt, Michel Warlop gibi devrin önemli
jazz sanatçılarını dinleyebiliyordum. Savaş sonrasında Paris’e de yerleşen
“American Forces Network” radyosu sayesindeyse jazz ufkum, dağarcığım
beklenmedik oranda genişleyip zenginleşti. Ailemi rahatsız etmemek için kendi
ampullü radyomu, kulaklığımı imal ettim. Her gece kulaklığımla uyuyakalıyordum.
Bir yanda B. Crosby, N. K. Cole ve B. Holiday, E. Fitzgerald, D. Washington ve
‘Tatlı Kedi’ dediğim Julie London gibi sesleri, öte yanda Lionel Hampton, Spike
Jones, Earl Hines, Slam Stewart gibi yorumcu ve bestecileri keşfettim. Paris
plakçılarında aylaklık yaparken ilk satın aldığım Lionel Hampton’un‘Central
Avenue Breakdown’ isimli 78 devirlik plağıyla koleksiyonculuğum başladı...”
Tasavvuru zor bir koleksiyon çılgınlığının pekiştirdiği
“Radyolu Günler” genç Philippe Z.’yi artık hayat boyu bırakmayacaktır. Akustik
mühendisliği, iş adamlığı, bugün 60 bin birimi bulan jazz fotoğrafçılığı,
“Radio Suisse Romande / Ulusal—Fransızca—İsviçre Radyosu”’nda tamamlanmış gibi
gözüken bir profesyonel yaşamın sürekli eşlikçileri oluyor. Gregoryen litürjik
şarkılardan, Stockhausen’a, Pierre Schaeffer veya Pierre Henry’nin ‘Somut
Müzikleri’ne; en geniş yelpazede Dünya müziğinden Popüler müziğe 100 binin
üstünde sesli belge topluyor. 1900-1915 dönemine ait silindir kayıtlar,
16-33-45-78 devirli plaklar, kasetler, DAT, kartuş, manyetik bantlar, 25 bini
jazz 30 binin üstünde CD, anlaşılan 1999’da bir internet radyosu olarak doğan
“Radio Jazz International”ın demirbaşlarını oluşturuyor. RJI, Philippe’in
emekliliğiyle başlayan bir süreçte giriştiği ikinci profesyonel yaşamında
kurduğu “Radio Framboise” bünyesinde faaliyete geçiyor. Önceleri 24 saat
www.radio-jazz.com ve www.radio-jazz.ch adresleri, Lozan ve Cenevre’deki bazı
kablolu şebekelerden izlenebilen RJI 2005’ten itibaren Philippe’in evine yakın
İsviçre’nn Neuchatel kantonuna yerleşiyor. Ülkenin tümünde kablolu yayına giren
RJI ağırlığı İnternet’e veriyor.

Lionel Hampton
Değil 77, sanki 7. baharına yaklaşan bir çocuk heyecanı ve
tazeliğiyle konuşuyor Philippe Z.: “Tam bir patlama yaşıyoruz. Aynı anda 20
binden fazla girişin üstüne çıktık. Dünyayı bilmem ama İsviçre için ciddi bir
rekor. 2007 Mayıs’ından beri yüzde 95 müzik, yüzde 5 konuşma ilkesini
benimsedik. Kısacık haber dilimleri, yeni jazz albümleri ve duyuruları,
dünyadaki büyük jazz konser veya olayları gibi özlü bilgileri yeğliyoruz. Ne
politika ne de yerel haber vermek gibi bir kaygımız yok. Zira hedef kitlemiz
İsviçreliler değil, tüm dünyalılar... Reklam spotları diye bir şey yok. Her
saat veya her haber diliminde çok kısaca bir sponsora yer veriyoruz, o kadar.
Programlarımız temalı ve kesintisiz canlı konserler ağırlıklı. Koleksiyonum
sayesinde müzik arşiv ve yelpazemiz çok geniş. Hükümetten izin çıkar çıkmaz,
Avrupa’ya uydu üzerinden yayına geçeceğiz. 2008’de yayın yalnızca dijital DAB
teknolojisiyle yapılacak. Yeni mekanımızda özel büro ve radyo stüdyolarımız
mevcut. Aynı yerde bir ‘Jazz Kulübü’ ve ‘Jazz – İmaj Vakfı’ kuracağım. Amacı
seminer, sergi, fotoğraf kitapları yayıncılığı vs, düzenlemek, uzun ömrüm boyu
topladıklarımın, sahip olduğum özellikle ‘hi-fi’ üreticisi teknik altyapının
daha iyi değerlendirilmesini, kalıcılığını, korunmasını sağlamak olacak. Ayrıca
hem kendi fotoğraflarımı, hem de fotoğrafçı dost ve meslektaşlarımın eserlerini
değerlendirecek bir internet sitesi ve de jazz müziğinin kültürel ve teknik
boyutlarını ön plana çıkartacak, bu mirası sahiplenecek bir müze projesi
içerisindeyim.”
Biz de Philippe Z’ye projelerini hitama erdirecek çok uzun
bir ömür diliyoruz. Vesileyle Türkiye Okyanusu’na bir şişe salıyoruz:
Biliyoruz ki İstanbul’un, İzmir’in, Bodrum’un, ülkemizin nice
bilinmez ücra köşelerinde, nice jazz sevdalıları sessiz sedasız yaşar durur.
Birbirinden bihaber, birbirine kayıtsız Ey Ce(az)maat ! Bildiğimiz kadarıyla,
dergimizden başka doğru dürüst bağımsız, üreten, eğiten, kollayan, koruyan bir
çevremiz, bir ‘Jazz Kurumu’muz namevcuttur. Bu işi de mi ‘ılımlı tarikatlara’
(!) bırakacaksınız? Hadi diyelim, ‘bizim bir Philippe Zumbrunn’umuz bile
yoktur’ ammaa, “Birlikten jazz kuvveti de doğamaz mı acaba?”
FESTİVALLERDEN:
Agglo-Nimes, Ciné-Jazz, Hestejada, Jazz31, La Rochelle,
Villette.
Fransa’da ‘Boğa’ güreşleriyle ünlü bir kent de olduğunu bilir
miydiniz? Bilenlerin hoşgörüsüne sığınarak bilmeyenler için söyleyelim: Nîmes.
Sevenleri varsa alınmasın ancak bu kanlı arkaik ‘spor’un (!) Avrupa’daki ikinci
memleketinde (birincisi kuşkusuz İspanya) kitlesel bir tutku olan ‘Rugby’
sporunu (!) da saymazsak güzel şeyler de bulunur, hani yani !... Örneğin,
Costières şarapları veya JAZZ... Güney Fransa’nın bu bir hayli tu‘rustik’
beldesi, kentin yakın çevresindeki belediyelerin işbirliğiyle, bir kısmı bedava
25 konsere sahne olacak. 5 Ekim’de Caroline Jazz Band ve Les Haricot Rouges
topluluklarıyla açılacak “L’Agglo au Rythme du JAZZ” (www.nimes-agglo-jazz.fr)
festivali 23 Ekim’deAvishai Cohen Trio ve Charlie Haden Quartet West ile
kapanacak. Başarı Nimes’li jazz aşıklarının 1 Eylül 1970’te kurduğu, “Jazz 70”
derneğinin uzun soluklu sebat ve mücadelesiyle sağlanmış...
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir köy nasıl çekim merkezi olur?
Jazz ve sinemayı birleştirip, ona biraz da dans katarsanız neler olmaz neler...
Örnek, bu defa Güney Batı Fransa’nın Seignosse köyünün 24-26 Ağustos günlerinde
bu yıl 2.sini gerçekleştirdiği “CinéJazz” şenliğinde yaşanabilir. Dünyanın en
önemli bireysel film arşivcilerinden Jo Milgram‘ın şahsi koleksiyonunu kullanan
kızı Josette’ın başını çektiği bu buluşmaya bir büyük destek de “La
Cinémathèque de la Danse / Dans Sinemateki” kurumundan gelmiş. Her akşam
18.30’da başlayan programlar açık hava sinema gösterilerinin yanı sıra “Swing
Feeling” açık dans partileri ve örneğin Martial Solal/Lee Konitz/Daryll
Hall/Simon Goubert veya Eric Le Lann/Jannick Top/Jean-Marie Ecay/Thierry Arpino
alaşımlı Jazz konserleriyle uzayan gece yarılarına kadar sürüyor.
(www.cine-jazz.com) ve (www.seignosse.com)
Mektubumuzun başında da değindiğimiz Bernard Lubat Fransız
jazz’ının gerçekten de yaşayan en baba militan müzisyeni. Evrenselle yereli,
jazz ile ‘Occitan’ (bölgesel özgüllük) etnik müziğini, Fransız şarkı
geleneğiyle, öncü ve ‘free’ stilleri ustalıkla kaynaştırmasını bilmiş bu olağan
ötesi insancıl da kişilik 62 yıl önce doğduğu Uzeste kasabasına 1978’den
itibaren ülkenin en özgün, referans festivallerinden birini kazandırmıştı.
Lubat bu yaz “Hestejada”’sını 30 yıldır hem yaşadığı hem ürettiği Uzeste’ten
taşımak zorunda kaldı. Aynı bölge yani Fransa’nın Güney Batısındaki Aquitaine’e
bağlı Gironde ilindeki Uzeste kasabasından az ilerdeki 1000 nüfuslu Sore köyüne
kendi deyimiyle “Siyasi İltica” eden Lubat bu yıl ‘asgari hizmet’ verdi. Tam
adıyla “Hestejada de las arts d’Uzeste musical” olan bu eşsiz şenlik sanat ve
müzik çevrelerinin geniş çapta desteğini alırken, Lubat sorunun esas itibariyle
yerel yönetimin 2000 yılından beri sübvansiyonlarını sürekli azaltmasından
kaynaklandığını açıkladı. Yıllardır Fransa’nın en güçlü sendikası CGT ile
işbirliği içersinde yürütülen festivale bu yıl çok sayıda jazz sanatçısı,
müzisyen ve kültür insanı gönüllü olarak katıldı, konserler verdi ve de
özellikle “Siyasi Atölyeler” etrafında jazz, müzik ve kültürün geleceği
tartışıldı. (www.uzeste.org )

Charlie Haden
Fransa’nın en genç, genci en bol kenti, “Pembe Şehir”
Toulouse yalnızca neredeyse tümü pembe tuğlalı evleri, ülkenin en iyi
hastaneleri, Paris’ten sonra en fazla sayıda üniversite ve yüksek okullarıyla
değil, artık festivalleriyle de ünlü. Toulouse’un il numarasıyla anılan
“Jazz31”, tam adı ve kelime oyunuyla “Jazz sur son 31” bu sene deyim yerindeyse
“Façası yerinde Jazz”. Bu seneki afişlerini ‘Başkaldırı’yı çağrıştıran, havaya
kalkmış bir saksofonla simgeleyen festival düzenleyicileri, afiş üstünde
yaptıkları bir harf ve sözcük cambazlığıyla bu saptamamızı pekiştiriyorlar. “Du
8 au 20 Octobre La Résolution d’Octobre / 8’inden 20’sine Ekim Kararı”. Ancak
işin püf noktası ‘Résolution’ sözcüğünün ‘S’ harfinde yatıyor. ‘S’ yerine ‘V’
koyduğunuz an ‘Résolution/Karar’, ‘Révolution’ yani ‘Devrim’ oluveriyor. (Bak
hele buralarda 12 Eylül’den bir tane Emniyet görevlisi, ‘Türk polisi’ (!)
olaydı, göz açtırır mıydı ‘Komünizm Propagandası’na...?) 13 günlük programda 50
civarında konser var. Robin McKelle ile başlayıp Manu Codjia Trio ile
tamamlanacak ‘Pembe Kentin Kızıl Hava Afişli’ şenliği tek kelimeyle ‘zengin’.
Birkaç değişik isim size: Jim Hall, Bobo Stevenson, Kurt Elling, Bill Evans,
Terez Montcalm, Romane, Pierrick Pedron, Hadouk Trio, vs... gerisi
www.jazz31.com adresinde.
Pahalılıkta, bence doğru deyişiyle ‘snoplukta’ St. Tropez’nin
pabucunu dama atan, Fransa’nın Atlas Okyanusu Güney kıyıları kenti La
Rochelle’in yakın zamanlara kadar çok tanınmış iki festivali vardır: biri sinema,
diğeri Fransız Müziği. Yerel yönetim 10 yıldır şenlik yelpazesine jazz da
kattı. 5-14 Ekim arasında Latin Amerika ağırlıklı konserlerin siftahını ABD
doğumlu (1939) ancak yaşama mekanı olarak Fransa’yı yeğleyen, jazz’ın ‘Çıplak
Ayaklı Lady’si’ namıyla maruf Rhoda Scott (Hammond orgu) yapacak. Festival 14
akşamı El Piquete grubunun şenlendireceği Salsa Balosu ile tamamlanacak.
(www.larochelle-jazz-festival.com)
Her mevsime en azından birkaç tane görkemli Jazz Festivali
yerleştirmeyi gelenekselleştiren Paris ve banliyöleri sezonu 29 Ağustos – 9
Eylül arasına şevk katan “Jazz à la Villette / Villette’te Jazz” ile açtılar.
Programda 6 Eylül’de konser vermesi öngörülen Joe Zawinul iptali dışında
verilen sözler başarıyla yerine getirilmiş. Biz bu satırları yazarken 75’ine
dayanmış, fakat kendisinden henüz çok eser beklediğimiz bu eşsiz jazz ustasının
sağlığından maalesef yeni bir haber alamamıştık. Sonic Youth ile ‘sıradışı’ bir
açış yapan Villette’te Jazz bu buluşmada değişik bir tarz denemiş. Üç ayrı nesil,
üç ayrı stil jazz’cıya ‘Açık Kart’ veren organizasyon komitesi ‘Çete veya Seri
Başları’ niteleyebileceğimiz Wayne Shorter, Steve Coleman ve Julien Lourau’yu
seçmiş. Onlarda 41 (kere maşallah!) konser ve sanatçı tercihlerini
belirlemişler. Örneğin Wayne babanın ekibinde Gretchen Parlato, Belmondo
biraderler, Milton Nascimento, Mino Cinelu, Michel Portal...; Coleman ustanın
takımında Ravi Coltrane, Kartet, Magic Malik, Aka Moon, Doug Hammond...; Lourau
kardeşin çetesindeyse Bojan Z., Fred Wesley, Eric Legnini, David Krakauer,
Vincent Courtois, Anthony Joseph gibi isim ve topluluklar var. Bu arada film
gösterileri, sergiler, seminerler, 32 kısım tekmili birden
www.jazzalavillette.com adresinde...

Robin Mckelle
MEKANLARDAN:
Art Jingle, Bas/Kontrbas, Jazzlı Dans, Habana, La Huchette,
New Morning, Pleyel.
Sanal mekanların günün birinde hepimizin hayatında hayal
gücümüzün çok ötesinde bir yer kaplayacağından pek şüphemiz yok. Sanal
düzeneklerin sağladıklarına nankörlük edecek değiliz, ancak daha somut, mesela
kokan ve tadılanı tercih ettiğimizi de belirtiverelim. Her neyse ‘Mutlak bir
sanal alemi herkesin Tanrı’sı geçinden versin’, deyip bu dünyanın ‘Hayırlı’
(Ne de olsa ‘dindar’ bir devletin vatandaşları değil miyiz artık?)
katkılarından güzel, taze bir örnek verelim. “Art Jingle” bir grup ressamın
oluşturduğu kolektif bir yapının adı. Grubun özelliği, Blue Note, Prestige,
Riverside ve Stax yapım şirketlerinin kataloglarındaki tüm jazz plak ve
albümlerinin (CD, 33, vs...) kapaklarını yağlıboya röprodüksiyon olarak
dilediğiniz boyutta hazırlayabiliyorlar. İsteyenler ya ‘3 bis, rue des
Tournelles – 3. Paris adresindeki ‘Galérie Art Jingle’ı veya www.artjingle.com
web sitesini ziyaret edebilirler.
“Centre des Musiques Didier Lockwood / CMDL / Didier Loockwood
Müzikler Merkezi” dünyaca ünlü Fransız besteci, elektro-jazz kemancısı
Lockwood’un yarı ticari yarı hayırsever inisiyatifi. CMDL ile ayrıntıyı bir
başka vesileye saklayıp kurumun Ekim ayında açılacak yeni dönemde bas
gitarcılar ve kontrbasçılara burs verdiğini durmak istedik. CMDL geçtiğimiz
5-12 Ağustos tarihleri arasında St. Tropez’de “Jazz ve Groove” başlıklı bir
staj düzenlemişti. (http//cmdl.free.fr )
“Dansons le Jazz / Jazz’ı Dans Edelim” bir sergi. Philippe
Baudoin ve Isabelle Marquis’nin hazırladığı 32 panoda 270 belgeden oluşan bu
çalışma ‘1850’den 1950’ye Jazz’da Dans, Popüler Müzik ve Dans Gösterileri,
Müzik Partisyonları’ etrafındaki görsel malzemeyi sergiliyordu. Bu enfes
girişim geçtiğimiz Temmuz ayında Paris açık jazz mekanı Parc Floral de Paris’te
kamuya sunulmuştu.

Sonic Youth
Dünyanın hiç bir yerinde jazz mekanları ticari müzik
ağırlıklı mekanların rahatlığı ve hovardalığıyla yaşamıyor. Bir jazz kulübünün
ayakta durabilmesi, yenisini açmak gerçekten babayiğitlik gerektiriyor. İşte
cesur bir girişim daha ve ‘9, rue Moret – 11. Paris adresinde yeni jazz
serüveni daha yola çıkıyor. Habana Jazz Club Eylül başında jazz’lı siftahı,
Alexis Tcholakian (p) ve Claude Mouton (b) eşliğinde Myriam Bouk Moun (v)
Üçlüsüyle yaptı. Sonra örneğin 13’ünde Franz K. Trio sırada. Habana’ya bol şans
diliyoruz...
Mucize kadar insan iradesinin gücünün simgesi gitarist Pat
Martino Parisli jazz severlerin 1 numaralı mekanı New Morning’te sezonu 14
Eylül’de açıyor, açtı. Aslında gayri resmi açılış bir gün önce klasik müzik
alanındaki özgün ürünleriyle tanıdığımız ve jazz’a da girmeye karar veren Zig
Zag Territoires şirketinin ilk jazz sanatçılarının özel konseriyle başladı.
Stéphane Kerecki Trio, Colors Quartet, Gérard Lesne (şarkıcı) ve Jean-Philippe Viret,
Ramon Lopez ve Bruno Angeli’den oluşan bir üçlü ayrıcalıklı jazz fanatiklerine
keyifli anlar yaşatmış.
Yelpazesine jazz’ı kattığını sevinçle öğrendiğimiz bir başka
kurum, hem de Paris’in en tanınmış, prestijli klasik müzik mekanı Pleyel
salonu… Birkaç yıldır süren restorasyon ve genişletme çalışmalarından sonra
geçen sezon yeniden hizmete giren Salle Pleyel, jazz’ı 2007-8 döneminde 5 büyük
jazz sanatçısının tercih ve topluluklarıyla programına almış. 22 Ekim’de
“Richard Galliano’ya ‘Açık Kart’”. 12 Kasım’da “Italian Jazz Masters”larda
Enrico Rava & Stefano Bollani İkilisi ve Stefano di Battista Quartet var. 1
Aralık Sonny Rollins gecesi. 5 Ocak’ta “Stéphane Grapelli’ye Saygı Gecesi”
(Didier Lockwood), 7 Mart’ta Brad Mehldau Trio, 26 Haziran’da da “Masada Night”
(John Zorn’un katılımını hatırlatmakla yetinelim.)

Grimal Quartet
ÖDÜLLERDEN:
Codjia, Danish Django, Daudel, Grimal, Radiation 10
Bu senenin en büyük ödülü “Django d’Or/Altın Django”’yu
kazanan genç gitarist Manu Codjia’ya mükafatı “Saint-Ouen Bit Pazarı Musette
Şenliği” sırasında verildi. (Aşağıda ŞAPKALARDAN’da). Codjia ödülü “Songlines”
(Bee Jazz) başlıklı albümüyle kazanmıştı. 1 Aralık’ta açıklanacak Avrupa Django
d’Or’unu beklerken, Avrupa’nın çeşitli ülkeleri kendi Django’larını dağıtmaya
başladı. Örnek Danimarka’dan: Benjamin Koppel büyük ödülün sahibi olurken,
diğer iki önemli ödül iki kontrbasçı, Mads Winding ve Niels Foss’a verilmiş…
Bu yıl Fazıl Say’ın jüri üyesi olduğu Montreux Festivali En
İyi Jazz Sesi Fransız genç kadın jazz yorumcusu Cyrille-Aimée Daudel’i seçti.
Piyanoda Kübalı Rolando Luna Carillo birinci olurken, ikinciliği Azerbaycanlı
sanatçı ‘Şirin’ Novralis kazandı.
“Tremplin de Jazz d’Avignon / Avignon Jazz Trampleni” bu yıl
16. kez genç jazz’cıları sevindirdi, onlara ufuklar açtı. Büyük ödül genç bir
kadın jazz’cı Alexandra Grimal yönetimindeki Grimal Quartet’e giderken, En İyi
Enstrümancı baterist Manu Franchi, En İyi Besteci de piyanist Benjamin
Schaeffer seçildiler. Alman sanatçı Schaeffer’in üçlüsü ilk albümleri için Enja
yapım şirketiyle kontrat imzaladı bile…
Fransa’nın en önemli yarışmalarından “Concours National de
Jazz de la Défense”ın büyük ödülünü 30 senede 3. kez bir Big Band, “Radiation
10” aldı. Daha önce 1996’da Collectif Mu, 2000’de de Sacre du Typman aynı
başarıyı sağlamışlardı. Alexandra Grimal Quartet burada da bir üçüncülük ödülü
alarak Avignon tramplenini hak ettiğini kanıtladı. Enstrümancı ödülüne
Radiation 10 topluluğunun kontrbasçısı Joachim Florent, En İyi Besteci
ödülüneyse Christophe Beuzer layık görüldüler.
YAYINLARDAN:
Coltrane, Lourau, Zawinul, Üç Trio ve 101 parça...
Geçtiğimiz 17 Temmuz, bildiğiniz gibi jazz ve müzik tarihine
damgasını vuran en büyüklerden John Coltrane’nin vücudunun fani dünyayı terk
edişinin 40. yıl dönümüydü. Jazz’cılar, jazz severler vesileyle onun
‘müzikhane’lerimizde (Şu kavramın veya mobilyanın karşılığını henüz
keşfedemedik, değil mi?), aramızda, arşivlerimizde, gönlümüzde, kulaklarımızda
tüm canlılığıyla varolan eseri ve sanatçı kişiliğini daha yoğun bir biçimde
andılar.
Bir önceki mektubumuzda Coltrane’i anan festival veya
mekanlardan biraz söz etmiştik. Bu defa da birkaç yeni yayını hatırlatalım.
Lewis Porter’ın Coltrane hayranları için başucu kitabı, “John Coltrane – Sa
Vie, Sa Musique / Hayatı, Müziği” (Eds. Outre Mesure) nihayet Fransızca’ya
çevrildi. Darısı diğer dillerin başına…
Gazeteci-eleştirmen-yazar Frank Medioni çok yerinde ve
zamanında bir girişimle Alice ve Ravi Coltrane’nin de olduğu, Johnny
Griffin’den Michel Legrand’a, Ellery Eskelin’den Jean-Louis Chautemps’a 80
jazz’cının Coltrane ile ilgili anı ve görüşlerini bir kitapta toplamış: “John
Coltrane”. Bu enfes kitabı basma başarısıysa, Fransa’da Parisli yayıncılarla
tek boy ölçüşme cesaretine sahip Toulouse’lu Actes Sud göstermiş.
Aynı yayınevi ve aylık Classica dergisinin işbirliğiyle
başlattığı yeni bir dizi de “Charlie Parker”’dan sonra Jean-Pierre Jackson
imzasıyla yeni bir “Miles Davis” araştırması yayınlamış.
?La preuve par neuf / Dokuzla Sağlama” (Eds. Rouge profond)
başlıklı kitabı şair ruhu bir jazz bilgesi kaleme almış. Altbaşlığı “Üç Üçlü:
Teddy, Ahmad ve Duke” olan eseri Alain Pailler yazmış. Yazar Teddy Wilson, Duke
Ellington ve Ahmad Jamal’ın Trio’larıyla yaptıkları çalışmaların jazz tarihinde
oynadığı rol üzerine son derece ilginç bir deneme hazırlamış...
Geleneksel yaz tatillerinden istifade Jazz dergilerimiz 3
ayı, iki numaralı iki sayıya indirgediler. Ama dolu dolu iki sayı...
Jazzman 137 numaralı çifte aylık baskısının kapak konusunu
bir kez daha üç tanınmış sanatçı, Fransız yazar Jean Echenoz ve iki saksofoncu,
Amerikalı Dave Liebman ve Fransız François Théberge yazı ve söyleşileriyle
zenginleştirdiği John Coltrane olayına ayırmış. Dianne Reeves, Mighty Mo
söyleşileri, “Katrina’dan sonra New Orleans” ve “Köklere Dönüş: Mali’de Blues”
röportajları ve “Slam, Jazz ve Rap” başlıklı bir araştırma dosyası dergiyi
meraklı okur açısından gerçekten çok cazip kılıyor. Derginin Eylül sayısı da
neredeyse bir kadar zengin ve çekici. Kapak konusu, “‘Alto’ya taze nefes
getiren 10 saksofoncu”. Genişçe tanıtılan 10 genç jazz’cının, 6’sı Amerikalı
(2’si Hint ve Porto Riko kökenli), 2’si Fransız, 1’i de İtalyan. Dergi henüz
20’li yaşlarını süren Fransız genç kadın altocu Géraldine Laurent’a haklı bir
‘kıyak’ geçmiş. Time Out Trio’suyla verdiği konserlerle adını duyuran Géraldine
önümüzdeki günlerde ilk albümünü çıkartıyor. Erkek egemen bir dünyaya azıcık
renk getiren genç kadınları desteklemekten daha doğal ne olabilir ? Bu sayının
kapak konuğuysa bir başka Fransız saksofoncusu, “Villette’te Jazz”ın
yıldızlarından Julien Lourau. “Ölümün 10. yılında bir dahi: Jaco Pastorius”,
“Bir Ütopya’nın Başarısı: Hadouk Trio” ve “80 yaşında bir kariyere bakış:
Marcel Azzola” gibi dosyalar ve röportajlar, Peter Brötzmann, Stacey Kent,
Baptiste Trotignon ve David El-Malek söyleşileri de altını çizmek istediğimiz
sayfalar arasında...
Jazz Hot Temmuz-Ağustos’u (641) diğerlerine oranla bir ay
gecikmeyle Festival programlarına ayırırken, aynı nüshada ilginç 3 söyleşiye
yer vermiş. Harry Connick, Jr., Jacky Terrasson ve özellikle kapak konuğu
‘Miles takipçisi’ Belçikalı jazz-rockçu, piyanist, besteci Michel Herr (Brüksel
1949). Derginin Eylül sayısının kapak konuğu yine bir vefa örneği. Jazz
piyanosu geleneğinin sessiz ve derinden yükselen ismi, Amerikalı sanatçı Benny
Green (New York 1963). Ayrı sayfalarda hoş Dado Moroni, Mark Soskin, Richard
Wyands ve Yaron Herman söyleşileri de var...
Jazz Magazine 583 numaralı Temmuz-Ağustos baskısını jazz
tarihini belirleyen 101 parçayı, besteyi kapak konusu seçmiş. Seçkiler,
yaratıcıları ve/veya yorumcuları Armstrong, Baker, Brubeck, Coleman, Coltrane,
Davis, Ellington, Fitzgerald, Garner, Holiday, Jamal, Monk, Parker, Pastorius,
Powell, Reinhardt vb olsa da, besteler “Birdland, Cherokee, Caravan, Laura, Les
Oignons, Misty, Night in Tunisia, Nuage, Round Midnight, So What, Song for Che,
Summertime, Take Five, Tutu,...” gibi klasiklerden oluşsa da sonuçta sübjektif.
Ayrıca Donald Fagen ve Steely Dan dosyaları ve ‘Duke Ellington Aşkına’
dizisinin 2. bölümü var. Aynı dizi bir sonraki Eylül sayısında sürerken, dergi
kapak konuğu olarak Fransa’da vereceği – bizim bilebildiğimiz –2 önemli konseri
iptal edilen, ‘klavye’nin tartışmasız en büyüğü, Weather Report’un efsanevi
yaratıcısı Joe Zawinul yer alıyor. Üstelik söyleşiyi yakın dönemin en prestijli
Fransız elektro—ki buna artık ‘PC piyano’ desek daha doğru
olacak—jazz’cılarından Laurent de Wilde gerçekleştirmiş. İlginç ayrıntılar
dikkatimizi çekti. Örneğin Zawinul, Laurent’a Miles Davis’in Weather Report’u
nasıl kıskandığını anlatmış. İleriki sayfalarda Laurent de Wilde hakkında
uzunca bir yazı, gündemdeki sanatçılardan Steve Coleman, armonikanın parlayan
ismi İsviçre kökenli Grégoire Maret ve yeni albümüyle kendinden söz ettiren
Flaman baterici Dré Pallemaerts ile yapılmış eğitici röportajlara yer
verilmiş.
Elbette her zaman olduğu gibi bütün dergilerimiz yeni
CD’lerin tanıtımına da geniş yer ayırmışlardı.

John Coltrane
ALBÜMLERDEN:
Ducros, Jazz in Paris, Galliano, Kühn/Bekkas, Oliva,
Pallemaerts...
Universal France yapımcılık şirketi geçtiğimiz Nisan’da
yaptığı bir duyuruyla “Jazz in Paris” serisinin çıkacak 10 yeni albümle sona
ereceğini açıklıyordu. 2000 yılında başlatılan bu tarihi dizinin yenileriyle
112’yi bulan albümü 7 yılda 32 ülkede 3 milyon satmıştı. Ucuzluğu kadar belge
niteliği, bilgi dolu zengin ve şirin kitapçığı Fransa’da olduğu kadar dünyanın
dört bir köşesindeki jazz severlerin de ilgisini çekmişti. Aralarında Baker,
Blakey, Getz, Hampton, Miles, Peterson gibi devlerin çeşitli Paris kayıtlarının
olduğu seride Guy Lafitte, Henri Crolla, Maurice Meunier Raymond Fol gibi
unutulmuş Fransız jazz’cılarının eserleri de kapış kapış satmıştı. 5 CD’lik
“Jazz & Cinéma” veya “Champs Elysées”, “Montmartre”, “St. Germain des
Près”, “Rive Gauche, Rive Droite” kayıtları gibi koleksiyonlar bizim gibi
amatörlere göre bu enfes dizinin hiç bitmemesi gerektiğini gösteren çarpıcı
kanıtlardı.
Anne Ducros hakkında “Fransa’nın en Amerikan kadın yorumcusu”
ifadesini kullanırsak ne kadar yanılmış oluruz, bilemiyoruz. Fakat Ducros’nun
ABD’de en tanınmış Fransız jazz şarkıcısı olduğundan hiç kuşkumuz yok.
Sanatçının “Urban Tribes” (Dreyfus) isimli yeni albümünün çoğunluğu jazz veya
pop’un standartlarından oluşuyor. Gecikmeyle keşfedilen sanatçının şarkıları
Amerikalıları fetih etmekle kalmayacak.
Türkiye dahil tüm dünyada jazz müziği bünyesinde akordeona
ayrı bir asalet, karizma kazandıran Richard Galliano’nun 2006’da Marciac
Festivali çerçevesinde Tangaria Quartet ile verdiği dillere destan konser hem
CD hem de DVD (Milan Records) olarak çıkmış. Biz vesileyle, bu filmi yöneten
70’li yıllarda 1-2 konulu film çektikten sonra kendini jazz ve belgesellerine
veren, Korsika kökenli bir büyük sinemacının adını hatırlatmakla yetinelim:
Frank Cassenti...
Her CD’sini merakla beklediğim jazz’cılardan biri de eski
Doğu Almanyalı piyanist Joachim Kühn’dür. Kühn bu kez genç Faslı ut yorumcusu
Majid Bekkas’ı ve son ayların sivrilen İspanyol vurmalı çalgıcısı Ramon Lopez’i
kendine ortak seçmiş. “Kalimba” (ACT) beklediğimiz heyecanı karşılayamadı ama
yine de Akdeniz ve Endülüs motifleri taşıması nedeniyle keyifle dinlenen bir
deneme...
Taze nesil Fransız piyanistlerinden Stéphan Oliva şimdilik
anlaşılan hiç boş atmıyor. Oliva 10 yıl öncede sinemaya bir solo albüm ithaf
etmişti. Son solo albümü de yine sinemaya yakılmış. Ancak bu defa yalnızca
Alman besteci Bernard Hermann’ın eserlerinde hareketle kaydedilmiş “Ghosts of
Bernard Hermann”ı (Illusions) biz dinlemedik. Eleştirmenler oybirliğiyle
‘harika’ diyorlar. Bizden duyurması...
Dürüst konuşmak gerekirse Flaman baterici Dré Pallemaerts’in
adını Fransa’nın Metz kentinde genç yaşayan Türk-İtalyan kökenli jazz piyanisti
Murat Öztürk ile yeni çıkan 2. albümü etrafında söyleşi yaptığım zaman
duymuştum. Dré baterisiyle Murat’a eşlik ediyordu O günden bu güne Dré
Pallemaerts adını sıkça duyar oldum. Hele son çıkan CD’sini dinlediğinizde
eleştirmenlere hak vermeden edemiyorsunuz. “Pan Harmonie” (B-flat Recording)

ŞAPKALAR:
Azzola, Barber, Francis, Davis, Fourie, Nogues, Roach ve TSF
Paris’in en tanınmış bit pazarı Saint-Ouen, birkaç yıldır
Haziran aylarında tezgahına akordeonlu jazz günleri de ekledi. “Jazz Musette
des Puces de Saint-Ouen”. Bu seneki konukların bizce gerçek yıldızı muhtemelen
bir çeyrek yüzyıl önce “Fête de l’Humanité”’de (Fransız Komünist Partisinin
Eylül aylarında düzenlediği bir zamanların en popüler şenliği) tanıdığımız
Marcel Azzola’ydı. Richard Galliano gibilere de yol göstermiş bu büyük ustayı
sahnede görüp de hayran olmamak elde değil. Hele hele geçtiğimiz 10 Temmuz’da
80. Yaşını kutladığını öğrendiğimizde, yapacak tek şey kaldı bize; koca bir
ŞAPKA çıkarmak ve ustayı nice 80 yıllara daha dilemek…
Bir başka uzun ömürler dilemek istediğimiz kişilik yarım
yüzyılı aşkın bir süredir radyoculuk özellikle de jazz radyoculuğu yapan, yanı
sıra sayısız araştırma ve organizasyona imza atmış 82’lik delikanlı André
Francis, geçtiğimiz 1 Temmuz’da kendi kurduğu bir sahneden jazz severlere
“Hoşçakalın” dedi. 30 yıldır nice genç Fransız jazz’cısına kendini duyurma,
tramplen görevi üstlenmiş “Concours National de Jazz de la Défense / 2007 /La
Défense Ulusal Jazz Yarışması”nın 10.670 Avroluk para, paha biçilmez eğitim ve
genç jazz’cılara konser olanak ödüllerini dağıttı. Sağ ol ÜSTAD...
5 Temmuz’da çok erken yitirdiğimiz Fransız harp jazz’cısı
Kristen Nogues, Bröton köklerinin verdiği ayrıcalıkla bu özgün enstrümana yeni
bir soluk getirmiş ve jazz’la arasında benzersiz uyumlar, alaşımlar keşfetmiş
bir kadın müzisyendi.
Miles’la da çalışmış ve tubayı ritmik eşlikçi enstrüman
rolünden solistliğe yükseltmesini bilmiş, doğaçlamalarıyla da tanınmış
Amerikalı jazz’cı Bill Barber geçtiğimiz 18 Haziran’da dünyaya veda ettiğinde
87 yaşındaydı.

Joe Zawinul
29 Temmuz’da 72 yaşında yitirdiğimiz Amerikalı kontrbasçı
Arthur Davis yalnızca Coltrane, Gillespie ve rahmetli Max Roach (umarım sevgili
Dergimizin yazı kurulu Roach’a özel bir anı-saygı yazısı hazırlamıştır,
hazırlayacaktır) gibi devlerle çalışarak dikkatleri çekmemişti. New York
Julliard School mezunu ‘Afro-Amerikalı’ sıfatıyla ‘Klasik Senfonik’ dünyasına
da girmeyi başarmış Davis’in bu alanda Amerikan ırkçılığına karşı verdiği örnek
savaş da ona daha sonraları ciddi bir saygınlık kazandırmıştı.
?Jazz-Fusion” deneyimlerinin sessiz neferlerinden Güney
Afrikalı gitarist Johnnie Fourie geçtiğimiz 19 Ağustos’ta 70 yaşında
Johannesburg’ta vefat etti. 60’larda 4 yıl Londra’nın belki de en büyük jazz
kulübü “Ronnie Scott Club”’te çaldıktan sonra 1975’e kadar New York’ta yaşayan
sanatçı burada Billy Cobham ve Charles Earland gibi jazz’cılarla çalıştı. 1975’te
ülkesine dönebilen Fourie önce Johnny Fourie Band’i oluşturdu. 90’lı yıllara
kadar da ders verdi.
13 Nisan’da Varşova’da 74 yaşında ölen Polonyalı piyanist,
besteci Andrzej Kury-Lewicz; 10 Haziran’da Fransa’nın Gaujac beldesinde 68
yaşında ölen klarnetçi Jacques Ghauté; 1 Temmuz’da 87 yaşında ölen ABD’li
vurgulu çalgılar ustası Earl Watkins; 3 Temmuz’da 80 yaşında ölen yine ABD’li
saksofoncu Boots Randolph, 17 Temmuz’da 49 yaşında ölen Hintli-Amerikalı Blues
gitaristi Bill Perry ve aynı ayın 28’inde 80 yaşında ölen Amerikalı piyanist
Sal Mosca’nın anıları önünde saygıyla şapkamızı çıkarır, Jazz ve insanlığa
katkılarından ötürü kendilerine teşekkürü borç biliriz.
Son şapkamız Paris’in, jazz dünyasının incisi TSF radyomuza.
(www.tsfjazz.com) En ciddi dinleyici ölçüm merkezi Médiametrie verilerine göre,
TSF Nisan-Haziran 2007 döneminde dinleyicisini yüzde 30 arttırarak, Paris ve
çevresinde 1,8’lik bir paya, yani günde ortalama 170 binlik bir kitleye
ulaşmış. Kısa bir süre önce devreye giren TSF Côte d’Azur (Akdeniz kıyısı
Monako-Draguignan arası) ise, 2,5’lik bir pazar payıyla şimdiden 110 binin
üstünde sadık dinleyiciye sahip. Varsın Rock dinleyicilerinin sayısı
milyonlarla ölçülsün, onlar da bizim kardeşimiz ne de olsa...
Fransız yeni nesil jazz’ının önde gelen isimlerinden Marsilya
1970 doğumlu besteci, piyanist Laurent Coq kendi internet sitesine şöyle hoş
bir not düşmüş. Veda ederken sizlerle paylaşalım dedik: “rock ile jazz
arasındaki fark nedir? Rockçular genellikle üç akortla 10 bin kişinin önünde,
jazz’cılar ise 10 bin akortla üç kişinin önünde çalarlar...”
(www.laurentcoq.com)
Akordu gibi izleyicisi, jazz’ı, başarısı bol ve hoş günlerde
esen kalın...