27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Cecil Payne

 

Bariton saksofonu 1940’lı yıllarda önce bebop ardından da modern jazz ile tanıştıran ve 50 yıl boyunca bu enstrümanın sayılı ustalarından biri olarak kalmayı başaran Cecil Payne 27 Kasım 2007 tarihinde 84 yaşında öldü. Ölüm sebebinin prostat kanseri olduğu belirtildi.

Cecil Payne neredeyse tüm kariyeri boyunca düşük bir profil çizdi: Liderliğini yaptığı hiç bir topluluğu olmadı, kendi adına çok az sayıda albüm yayınladı ve çaldığı enstrüman jazz tarihinde birkaç istisnai vaka haricinde ilgi odağı olmadı. Ama birlikte çalıştığı  Dizzy Gillespie, Count Basie, Woody Herman, Randy Weston gibi müzisyenler ve  jazz eleştirmenleri kendisinden hep övgü ile söz ettiler.

Payne’in profesyonel müzik hayatının başlangıcı bebop’un ortaya çıktığı döneme rastlar. Karmaşık armonileri, şaşırtıcı ritmleri ve yüksek temposu ile bu yeni müzik, yılların müzisyenlerini bile kimi zaman zorlayabiliyordu. Bir de bazı çalgılar bebop yorumlamaya pek uygun değildi.  Hantal yapısı ile bariton saksofon işte tam böyle bir çalgı olmasına rağmen, Payne akıcı ve melodik üslubu ile enstrümanını bebop’a uyumlu hale getirebilmiş  az sayıdaki ilk müzisyenlerden biridir.

Cecil McKenzie Payne 14 Aralık 1922 yılında Brooklyn, New York’da dünyaya geldi. Davulcu Max Roach, piyanistler Randy Weston ve Duke Jordan ile birlikte büyüdü. Bir plakta dinlediği tenor saksofoncu Lester Young’dan çok etkilendi ve babasından kendisine bir saksofon almasını istedi. Babası ona bir alto saksofon aldı ve bundan sonra Payne, Young’ı ve üyesi olduğu Count Basie Orkestrasını yakın takibe aldı. Basie’nin tüm plaklarını dinlemekte, çaldıkları kulüplere sıkça gitmekte, müzisyenleri neredeyse nefes almadan seyretmekteydi. Pratiğini teori ile de birleştirmek için alto saksofon ve klarnet dersleri de aldı. 20’sine gelmeden Max Roach’un topluluğunda çalmaya başlamıştı bile.

Daha sonra orduya katıldı ve askeri bir orkestrada klarnet çaldı. 1946 yılında terhis oldu ve hayatını profesyonel bir müzisyen olarak kazanmaya karar verdi. İlk plak kaydını tromboncu J J Johnson’un topluluğunda alto çalarak yaptı. Bu kayıtla ilgili “O gün çok korkmuştum. Çünkü hayatımda ilk kez bebop çalıyordum” demişti. Trompetçi Roy Eldridge’in, big band’ine müzisyen aradığını duyunca seçmelere girdi. Eldridge Payne’e, altocuya ihtiyacı olmadığını ama bariton saksofon çalabilecek birini aradığını söyledi. Babasında bir bariton olduğunu bilen Payne bu çalgıya çok geçmeden hakim oldu ve Eldridge ile birlikte çalışmaya başladı. Baritondaki tını ve üslubuna bizzat şahit olan dönemin efsane müzisyeni Dizzy Gillespie Payne’e, o günlerde çığır açmakta olan bebop big band’ine katılmasını teklif etti. Payne bu teklifi kabul etti ve iki yıl boyunca bu ünlü toplulukta çaldı. “Stay On It” adlı parçadaki solosu ile dikkat çekti ve orkestranın en tanınmış kayıtlarında yer aldı. Ayrıca, bebop’un bu ilk yıllarında unutulmaz sololar icra etmeyi başarmış bir iki bariton saksofoncudan birisi oldu.

Gillespie’den sonra Payne, dönemin önde gelen bebop müzisyenlerinden piyanist Tadd Dameron ve saksofoncu James Moody’nin albümlerinde çaldı. Ardından saksofoncu Illinois Jacquet’in turnelerinde 3 yıl boyunca yer aldı. 1957 yılında İsveç’te ülkenin önde gelen trompetçisi Rolf Ericson ile çaldıktan sonra geçici olarak müziğe ara verdi ve babasının emlak ajansında çalışmaya başladı. “Çalışma temposu ve turneler beni mahvediyordu. Ayrıca bir çok kötü alışkanlık da edinmeye başlamıştım” sözleriyle müzikten 3 yıl sürecek ayrılığını açıklıyordu Payne. 1961 yılında sağlığı düzelince, Jack Gelber’in uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili “The Connection” adlı tiyatro eserinin hem müziklerini besteledi hem de oyunda rol aldı.

Perküsyonist Machito ve saksofoncu Lucky Thompson’un topluluklarında çalan Payne, Lionel Hampton Orkestrası ile de Avrupa turnesine çıktı. 1964 yılında bir defa daha müzikten koptu ve tekrar babasının yanında çalışmaya başladı. Kariyerindeki bu ikinci mola için “bu sefer de alkolden kaynaklanan sorunlarım oldu” açıklamasını yaptı. Bir iki yıl içinde yine kendini toparlayan Payne önce arkadaşı Randy Weston ile çalıştı ardından da kariyerindeki ilk beyaz topluluk olan Woody Herman orkestrasına katıldı. Swing döneminin bu efsane orkestrasındaki tecrübe çocukluğundan beri rüyalarına giren Count Basie Orkestrası ile iki dönem boyunca çalışmasına ön ayak oldu. “Basie ile para almadan bile çalışabilirdim. Onun müzisyenleri benim çocukluk idollerimdiler” demişti.

Solo yeteneklerini geliştirmek ve kendi sound’unu yaratmak için, Payne kariyerinin geri kalan bölümünde küçük gruplarla çalışmayı tercih etti. İstisnai olarak Benny Carter ile Japonya turnesine çıktı ve eski patronu Jacquet ile bebop tribute konserlerinde yer aldı. Ayrıca şarkıcı kızkardeşi Cavril Payne ile de duo çalışmaları yaptı. 1990’lı yıllarda performansları seyrekleşti ve bir süre sonra hiç bir ortamda çalmaz ve görünmez oldu.

Dostları bir süre sonra Payne’i Brooklyn’deki evinde inzivaya çekilmiş bir halde buldular. Görme yetisi kötüleşmiş ve imkansızlıklardan dolayı bazı günleri aç geçirdiği olmuştu. İhtiyaçlı jazz müzisyenlerine yardım eden “The Jazz Foundation of America” vakfı Payne’e düzenli olarak yemek göndermeye başladı. Kısa bir süre içinde kendini toparlayan sanatçı davulcu Joe Farnsworth ve tenor saksofoncu Eric Alexander gibi New York jazz sahnesinin genç müzisyenleri ile birlikte çalmaya başladı. Alexander, Payne’i “hayatımda duyduğum en tatlı bariton tınısını çıkaran kişi” olarak nitelemişti.

Sağlık durumu kötüleşip, yatakta tedavi görmeye başlayana kadar, Eric Alexander ve topluluğu ile çalışmayı sürdürdü. Cecil Payne hayatı boyunca şan ve söhreti hep ıskalamışsa da hiç bir zaman bu durumdan şikayetçi olmamış ve iyimser tavrını hep korumuştu.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


71024 - unknown - 38.107.179.238