Carlos 'Patato' Valdés

Müzik dünyasında “Patato” adıyla ünlenen ve Afro-Cuban konga
davulunun derisine yaptığı ince ayarla ritmin yanında melodi çıkarmasına da
olanak vererek Latin jazz’a yeni bir soluk getiren Küba doğumlu müzisyen Carlos
Valdés, 4 Aralık 2007 tarihinde 81 yaşında yaşamını yitirdi. Valdés, Art
Blakey, Herbie Mann ve Dizzy Gillespie gibi jazz devleriyle çalışmış dünyanın
belki de en ünlü conguero’suydu.
Buena Vista Social Club müzisyenleri ile aynı dönemden
olmasına rağmen Valdés Küba’yi 1954 yılında yani Fidel Castro’nun devriminden 5
yıl önce terk etmişti. New York’ta çalışmaya başladıktan kısa bir süre sonra
hem müzikal yetenekleri, hem de şovmenliği ile dikkat çekti. Küba argosunda
kısa boylu ve ufak tefek anlamına gelen “Patato” lakabı ile anılması,
sahnedeyken konganın arkasında yalnızca başının görülebilmesi yüzünden oldu. Bu
nedenle sahneye çıktığında oturmaz ayakta durur, bazen dans eder, bazen de
davulunun üstüne çıkıp “penguen dansı” yaparken rumba melodilerine ayağıyla
ritm tutardı.
Böyle bir sahneye şahit olan Fransız yönetmen Roger Vadim’in
prodüksiyon ekibinden biri, Brigitte Bardot’nun 1956 yılında çevirdiği ünlü bir
filminde Valdés’in bir kaç dakika oynamasına ön ayak oldu. Filmin en ünlü
sahnelerinin birinde Valdés’in kongası eşliğinde Bardot kalçalarını sallayarak
mambo yapmaktadır.
Valdés, 4-5 konga davulunu aynı anda çalarak melodik sololar
yapmayı başaran ilk perküsyonistlerdenden biriydi. Havana’nın yoksul
mahallelerinde müzik yaptığı günlerde kongaları, derilerinin altına alev
tutarak akort ederdi. Deri soğudukça tını kalınlaşırdı. Tınılara daha fazla
hakim olup değişik ses renkleri elde etmek isteyen Valdés, kongaya metal bir
halka ve sıkıştırma anahtarı ekleyerek sesin tonuna istediği ayarı yapmayı
başardı. Müzik piyasasında “Patato Model” olarak bilinen bu sistem bugün artık
bir endüstri standardı haline gelip Santana’dan Rolling Stones’a kadar birçok
latin, jazz ve rock topluluğu tarafından kullanılmaktadır.
Carlos Valdés, 1926 yılında Havana’da doğdu. Ailesi, diğer
birçok siyahi Kübalı gibi Katolik kilisesine bağlı olmakla birlikte kara büyü
olarak bilinen Santería ruhlarına da inanırlardı. Santería törenlerinde
kullanılan ritmler Valdés’in müziğinin ve 50 yıllık kariyerinin temelini
oluşturdu. Valdés, New York’a gelince önce Count Basie’nin Harlem’deki
kulübünde sahneye çıktı. Daha sonra Tito Puente, Machito ve Benny Moré gibi
ünlü latin orkestralarla çaldı. 1959-1971 yılları arasında ise Dizzy Gillespie,
Herbie Mann, Art Blakey ve Quincy Jones’un değişik topluluklarında çalıştı,
Avrupa turnelerine katıldı.
1964 yılında Kübalı şarkıcı Totico ve mambo müzisyenleri
Israel "Cachao" López ve Arsenio Rodríguez ile birlikte doldurduğu
“Patato & Totico” adlı albüm Valdés’in ününü perçinledi. Bu albümde sokak
rumbaları ve Santería şarkılarının yanı sıra Sergio Mendes’in ünlü bossa nova
melodisi “Mas Que Nada”ya yaptıkları cover da bulunmaktadır. 2002 yılında Bebo
Valdés’in triosuna eşlik ettiği “El Arte del Sabor” adlı albümle Latin dalında
Grammy ödülü kazandı.
Valdés son yıllarda Afrojazzia ve 11 kişilik Conga Kings
gruplarıyla çalışmaktaydı. Conga Kings ile San Francisco Jazz Festivalinde
sahne aldıktan sonra 9 Kasım 2007’de, George Washington Üniversitesinde konser
vermek için Washington’a uçarken uçakta fenalaştı. Uçak acilen Cleveland’a
indi; burada hastaneye kaldırılan Valdés 3 hafta boyunca sürdürülen tedaviye
cevap vermedi ve kurtarılamadı. Hasta yatağındaki son sözünün Santería
ruhlarından birini kastettiği “Seninle gidiyorum, Changó” olduğu bildirildi.