27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Tek konserde Blues tarihi!

 

18. Efes Pilsen Blues Festivali 02 Kasım - 11 Aralık 2007 tarihleri arasındaydı…

 

Blues'un güçlü sesi 7 ve 8 Aralık tarihlerinde İstanbul'da duyuldu!

Bu yıl Efes Pilsen Blues Festivaline katılanlar, pamuk tarlalarında başlayan, günümüzün rock, hiphop, R&B ve benzeri türlerine kadar etkisi bulunan Blues müziğinin tarihine kronolojik biçimde tanıklık etme şansı buldular. Blues'un en saf ve ilk günlerdeki halini temsil eden Adolphus Bell, tek kişilik performansı ve Alabama'ya özgün danslarıyla müziğin başladığı yerde duruyordu. John Primer sahne aldığı havalı grubu The Real Deal Blues Band ile Blues'un sahneye taşıdığı günlerden itibaren yapılanma sürecini klasik ve özgün, coşkulu parçalar eşliğinde izlendi. Jimi Hendrix'in Voodoo Child yorumu ile sahnesini açan, birbirinden enerjik blues şarkıları ve grup üyelerinin çığır açan sololarından sonra Deep Purple veya Metallica melodileri ile sahneden inen Bernard Allison, blues'un günümüz popüler türlerinin kökeni olduğunu gösterirken, müziğin açılarının nereye varabileceğine de ışık tutuyordu.

Blues'cuları tanıyalım...

Bu yıl 18'incisi düzenlenen Efes Pilsen Blues Festivali, her zamanki gibi birbirinden renkli blues karakterlerine ve gerçek efsanelere ev sahipliği yaptı. Alabama'da doğan, küçük yaşta tarlalarda çalışmak zorunda kalan ve zorlukları yıllar sonra blues coşkusuna dönüştürmeyi başaran Adolphus Bell, kendi parçalarının yanı sıra çaldıkları klasik parçalar ve eğenceli danslarıyla seyirciyi kısa sürede havaya sokmayı iyi biliyordu. Aynı anda hükmettiği gitarı davulu ve sesine bir de mızıkasını ekleyen Adolphus Bell, kendi deyimiyle 'tek kişilik grupların kralı'. İleri yaşına rağen yüksek enerjisiyle izleyenleri etkileyen Bell, tek kişilik grup olma konusunda da prensiplere sahipti. Sadece sahnede birden fazla enstrüman çalmakla 'tek kişlik grup' olunamayacağını sahne dışında da gereken her şeyi tek başına halletmek gerektiğine inanmış.

Adolphus Bell'den sonra sahne alan isim, Blues'un yaşayan efsanelerinden biri olan, anlattığı hikayelerle ünlü John Primer. Yıllarca Muddy Waters'ı hem değerli elemanlarıdan biri, hem de ön grubu olarak sahne alan John Primer, Willie Dixon'ı Chicago All-Stars ekibinin de önemli üyelerinden. Seyirciyi coşturma konusunda benzersiz bir yeteneği ve tecrübesi olan Chicagolu Primer'ı her an sahnenin bir ucundan diğerine koşuştururken ya da kolonların üzerine çıkmış seyirciye dokunacak kadar yakın solo atarken görmek mümkündü. Konuşurken bile etkileyen sesinin gücü blues'u damarlarınıza kadar hissetmenizi sağlıyor. 16 yaşına kadar okuldan sonra pamuk tarlalarında çalışan, ayda 78 dolara iki kardeşiyle ailesini geçindirmeye çalışan Primer, o zor zamanlara eğlenceli tarafıdan bakmayı başarıyor ve müzik kariyerinde hızla yükseliyor. Zor geçen yıllarını ise 'This is where i got the blues' (Benim blues'um ingilizce hüzün anlamını da taşıyor - buradan geliyor) sözleriyle özetliyor.

Sahneyi son olarak devralan ve seyirciyi gerçek anlamda 'ateşleyen' isim Bernard Allison. Blues'a yüksek enerjiyi katan gerçek efsane Luther Allison'ın oğlu olan Bernard Allison, hemen herkesin müzikle uğraştığı bir ailenin bireyi olarak, Muddy Waters, Howlin' Wolf gibi isimlerin bacakları arasında dolanarak büyüyor. Babasının bir beyzbol oyuncusu olmasını hayal ettiği Bernard, genlerine işlemiş olan blues müziğinin çağrısına kayıtsız kalamayarak erken yaşlarda müzik yapmaya başlıyor ve kariyeri boyunca tüm dünyada konserler verip aralarında Prince, George Clinton, Koko Taylor, Stevie Ray ve daha nicesinin bulunduğ önemli isimlerle birlikte çalışıyor. Gitar çalma biçimi Hendrix'le mukayese edilen Allison, Hendrix'e büyük saygı duymakla beraber, sadece kendisi olmayı tercih ettiği için ustayı pek fazla dinlemediğini dile getiriyor.

Festival tarihinde bir ilk:

Devamlı güncellenen turne günlüğü

Bu yıl festivalde daha önce ülkemizde benzeri yapılmamış bir proje dahil edildi: Festival Blogu. Turne boyunca ekibe eşlik eden ve hemen her anlarını birlikte geçiren bir müzik yazarı tarafıdan kaleme alınan festival blogunda, gün be gün müzisyenlerin başından geçenleri, konser öncesi/sonrası yaşananları ve yol hikayelerini, fotoğraflar ve videolarıyla bulmak mümkün. Efes Pilsen Blues Festival Blogu'na www.efesblues.com adresi altında blog linkine tıklayarak ya da doğrudan bu adresten ulaşabilirsiniz. www.efesblues.com/blog

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


71036 - unknown - 38.107.179.240