27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Moskova

 

Moskova’ya Paris’ten Gelen Müzik:

Rusya genel tarihsel yapısına bakıldığında oldukça kendine özgü ve özel bir kültüre ev sahipliği yapmıştır. Hem coğrafyasının hem de kültürünün farklılığı Rusya’yı gerek edebiyat gerek müzik açısından diğer tarım toplumarına göre oldukça farklı kılmıştır. Bu kadar kendine özgü bir kültüre sahip olan Rusya’ya, diğer köklü müzik türleriyle karşılaştırdığımızda sonradan görme olarak nitelendireceğimiz jazz nasıl gelmiştir? Bu sorunu cevabı aslında hem basit hem de oldukça zor. Basit, çünkü yeni tatlar keşfetmeye bu kadar açık bir toplumun dünyayı kasıp kavuran bir müziği merak etmemesi imkansız. Zor çünkü 1910 ve 1920’li yıllara bakıldığında Rusya tamamen kapalı bir kutu gibiydi ve genel olarak ilgilenilen konu Karl Marx ve sol devrimi ideolojisiydi. Ancak devrimden hemen önce 1915 yılında müzisyen olmayan aslında bir dans meraklısı Valentin Parnakh daha değişik tecrübeler tatmak üzere batı Avrupa’ya gider. Sanatın Avrupa’da da para karşılığının verilmediği bu yıllarda oldukça zor bir dönemden geçer. Ancak her akşam çalışmadan sonra gittiği bar Haziran ayının o uzun gecesinde bir yenilik yapmaya karar verir ve o zamanlar Paris’e bile yeni gelmiş ve ‘yabancı’ olarak nitelendirilen jazz müziğini dinleme fırsatı bulur ve çok etkilenir. Jazz’ın Moskova’ya gelmesi çok uzun sürmez 1 Ekim 1922 yılında çalışmalarını tamamlayan Valentin küçük bir barda öğrendiği bu yeni müziği çalmaya başlar. Bu tarih sovyet jazz’ının doğuşu olarak nitelendirilebilir.



Jazz’ın Tiyatro ile İlginç Buluşması

1922 yılında yaşanan bu tecrübe Rus tiyatro yöneticileri için bir potansiyel olarak görüldü. Ancak bu hayranlığın nedeninin Rusya’nın yerli gruplarından kaynaklandığını söylemek biraz zor olur. 1926 yılında Moskova’ya ayak basan ilk Amerikalı grup, Banny Payton’s Jazz Kings efsane jazz’cı Sydney Bechet ile birlikte verdiği inanılmaz konser Rusya’da yeşeren jazz hayranlığının en önemli etkenlerinden biri sayılabilir. Buradaki en ilginç soru ise vizesi bitmesine rağmen Bechet’in neden Moskova’dan çıkmamış olmasıdır. Aylarca yapılan spekülasyonların ardından Bechet’in alışık olmadığı Rus Vodka’sı yüzünden hastaneye kaldırıldığı açıklanmıştır. Aynı sene içerisinde Londra kökenli olan Sam Wooding Orkestrası da Rusya’ya bir konser turu attı. Bu konserleri yakında takip eden tiyatro sanatçısı ve sahibi Vsevolod Meyerhold bu gelişmelere seyirci kalmayarak bir kaç sene sonra Valentin’in kurduğu Rus jazz grubunu oyunun da çalmak üzere satın aldı. Gelecekte yıldızı parlayacak olan ve 1996 yılında hayatını kaybetmiş ünlü Rus piyanist ve senaryo yazarı Yevgeny Gabrilovich de bu orkestra da etkin bir rol oynadı. Meyerhold’s Revolution tiyatrosu bir anda oyunlarından çok bu oyunlar için bestelenmiş jazz ‘sound’unu andıran müzikleriyle ünlü olmaya başladı. 1927 yılında Alexander Tsfasman da diğer arkadaşlarına katılıp Moskova’da ‘Ama-Jazz’ adlı bir orkestra kurup konser vermeye başladı. 1930’lu yıllara gelindiğinde zaten müziğe her zaman geniş bir ilginin olduğu Moskova Rusya jazz’ının merkezi haline geldi. Hem tiyatro performanslarındaki müzikleri yavaş yavaş jazz’a kaymaya başlamıştı hem de 10-15 kişilik jazz orkestraları büyük konser salonlarını dolduruyordu. Bunun yanında Vsevolod Meyerhold’da 1930’larda çaldığı parçalar merkezi Leningrad’da olan Sovyet Radyosu’nda kayıt ediliyor ve çalınıyordu. Ancak bu dönemin en büyük eksikliği bu sanatçıların parçalarının bir albüm haline getirilmemiş olmasıdır.



II Dünya Savaşı, Jazz ve Sonrası

II Dünya Savaşı sırasında jazz Amerika ve Rusya’nın aynı cephede savaşması nedeniyle ittifa’ın müziği oluyor. 1940 ile 1945 arası Moskova’ya Amerika’dan onlarca grup geldi ve bu grupların Sovyet jazz’ıyla olan etkileşiminden doğan gruplar kayıt yapmaya başladılar. Sovyet jazz’ının kendini geliştirmesinin kanıtı da 1944 yılında Tsfasman’ın önerdiği ‘Intermezzo’ adlı parçanın Benny Goodman ve grubu tarafından çalınmasıdır. Goodman’ın bu kabulü ve performansı günlerce Rusya gazetelerinde yer bulmuştur. Amerika ile Rusya ilişkileri o kadar iyi noktalara gelmiştı ki Stalin ‘jazz dinlemeyen komünist olamaz’ diye bir cümle kurma ihtiyacı duymuştu. Tabiki bu cümleyi o zamanlar jazz müziğinin askerlere bir motivasyon aracı olarak kullanıldığı göz önüne alındığında oldukça pragmatik olarak algılamak daha doğru olacaktır. Birkaç yıl sonra soğuk savaşın başlaması ile jazz ve Rusya arasındaki ilişki tamamen tersine döndü. Amerika’nın bir anda Rusya’da düşman ilan edilmesi ve iki ülkeninde birbirine karşı yürüttüğü genişleme ve Avrupa’nın yeniden tasarlanması jazz’ın Stalin tarafından bizzat düşman ilan edilmesine neden oldu. Rusya gizli polisi zaten yeni yeni yeşermeye başlayan tüm jazz kayıt stüdyolarını kapattı. Ayrıca jazz konserlerinin tümü bir anda iptal edildi. Stalin jazz’ı Rus askerlerini sorhaş etmek için kullanılan bir ajan olarak tanımladı. 1945 ile 1950’ler arasında Moskova ve çevresinde hiçbir jazz kaydının yapılmamış olması Stalin terörünün toplumdaki etksinin çok açık bir örneği olarak kabul edilebilir. Yukarıda adı geçen tüm sanatçılar eski klasik müzik tarzlarına bir anda geri dönüp Stalin’in propaganda müziklerini çalarak kariyerlerine devam ettiler. 1953’te Stalin’in ölümüyle ve yerine geçen Kruşçev’in 1956’da parlementoda Stalin’in terör bazlı politikalarının hatalı olduğunu açıklamasından sonra tüm jazz sanatçıları derin bir nefes aldıklarını zannetiler ancak durum yine de jazz adına pek iyi olmadı. Ancak 1962 yılında Benny Goodman Amerika ve Rusya arasındaki hayalet uçak U2 krizinin hemen ardından Moskova’nın en büyük konser salonunda çalmak üzere Rusya’ya geldi. Komünist Parti bu haberin ardından salonun biletlerinin bir kısmını toplu olarak satın aldı ve komünist parti üyelerine bedava dağıttı. Kruşçev’in bu stratejisinin amacı çok basitti. Konsere kendisi de gidecekti ve ekibi ile birlikte partinin hangi üyeleri düşman müziğini dinlemek üzere salona geliyor bunu belirleyip bu kişileri yaşanan kriz için ajan olarak suçlayacaktı. Ancak Goodman konsere ara verdiğinde Kruşçev ayağa kalktı ve konser salonundan çıkmaz üzere arka kapıya doğru yürüdü. Herkes susmuştu çünkü Kruşçev dışarıya hava almaya değil konseri terk etmek üzere dışarı çıkıyordu. Kapıda ise Benny Goodman’ın yapığı müziği ‘sıkıcı, düşman ve nefret dolu” olarak nitelendirdi. Ancak buna rağmen önceden yapılan anlaşmalar sayesinde konser kaydedildi ve kayıtlara geçti. Bunun dışında birçok Amerikalı jazz sanatçısı Rusya’ya gelmeye çalışsa da bunlar hükümet tarafından ya engellendi ya da sanatçıların kendisi korktuklarından Moskova’nın yakınına bile gelmek istemediler. Bunlardan en önemlisi Louis Armstrong’dur. Rus prodüktör George Avakian her ne kadar Armstrong’un turnesi için uğraşmış olsa da bu organizasyon hiçbir zaman gerçekleşemedi.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


71037 - unknown - 38.107.179.236