20
yılın içinden; Atmosfer

Yaşı kırka merdiven dayamış jazz
fusion meraklıları mutlaka hatırlayacaklardır. 1986’da gitarcı Mustafa Dönmez
tarafından kurulan Atmosfer adlı bir topluluk vardı. Hiç albümleri çıkmamasına
ve doksanların başında dağılmalarına karşın, türün sevenleri unutmamıştı bu
topluluğu. Çünkü verdikleri az sayıdaki konserde fırtına gibi esmişler; küçük
bir camiada adeta şehir efsanesi olmuşlardı.
20 yıllık bir aradan sonra
Atmosfer yeniden kuruldu. Yeni döneminde gitar, gitar synth, perdesiz gitar ve
tar çalan Mustafa Dönmez’e bas ve klavyede Sertaç Tunguç, davullarda ise Bilge
Candan katıldı. Atmosfer son kadrosuyla Jazz Cafe’sinden Hayal Kahvesi’ne,
Babylon’undan Balans’ına ve Akbank Jazz Festivali’ne dek bir dizi konsere
çıktı.
Bununla da yetinmeyen üçlü, 20
yılın özlemini hakikate çevirdi ve “Ağaçların Öyküsü” adını taşıyan ilk
çalışmasını A.K. Müzik etiketiyle çıkardı. “Ağaçların Öyküsü” albümündeki
Mustafa Dönmez imzalı ve içsel hikayeli 10 parça, yaşamını müziğe, füzyon
gitarına ve gitar hocalığına adamış müzisyenin yaşamından kesitler taşıyor.
İlk dönemini bir üçlü olarak
yaşayan Atmosfer, sayısız prova yapmış; bu provalarda tüm üyeleri kendini
geliştirmiş, bir topluluk olmanın sırrını ve zevkini kavramışlardı. Kadro
değişimiyle Atmosfer, Weather Report ve Spyro Gyro tarzına yakın olduğu ikinci
evresine geçmişti. Dörtlüye dönüşen toplulukta basa Yahya Enis Akın, klavyeli
çalgılarda daha sonra 2/5BZ olarak tanınacak olan Serhat Köksal gelmişti.
Sadece bir yıl bir arada kalan bu dörtlüyle Atmosfer, ilk dönemine göre biraz
daha araştırmacı ruhunun uzağında, enstrümanına konsantre olmanın yakınındaydı.
Hiç konser verilmeden, yoğun prova
günleriyle geçen 1993 – 1993 arasındaki üçüncü Atmosfer döneminde ise davulu
Selami Sevinç, bası Bulutsuzluk Özlemi’nin ilk basçısı Kanöz Ozan sırtlamıştı.
Sevgi, inanç, tutku ve cesaret;
hepsi mevcut Atmosfer’in müziğinde. Son kadrosuyla konserlere ve albüme
kilitlenen Atmosfer, yılların içinden damıtılmış bestelerden oluşan ilk
albümüyle arşive alınmayı kesinlikle hak ediyor.
Hendrix’vari kirli gitarlarından
atmosferik tellilerine, Azeri müziğinden jazz’a uzanan geniş yelpazesine,
tasavvuf müziği ile blues’u kaynaştıran hoşgörülü anlayışına, Susan Sontag’dan
Franz Kafka’ya, Miro ve Kandinsky’ye dokunan esin kaynaklarına kadar; 20 yıla
karşın inançlarından vazgeçmemenin mükafatı “Ağaçların Öyküsü”.