HER KAFAYA GÖRE KULAKLIK,
AKG CONSUMER TÜRKİYE’DE

Dorian Staps
“İş kulaklığa gelince en iyisinin peşinden gidersiniz, biz de
öyle yapıyoruz”; AKG firmasının sloganı işte bu sözler, benim gibi Hi-Fi
meraklısı takımın iyi bildiği bu Avusturya markası geçtiğimiz aylarda
Türkiye’deki faaliyetlerine yeni bir sayfa açtı ve ev ürünleri serisini Türk
müzik severlere sundu. Biz de jazz’a gönül vermiş tüm dinleyicilerimizi neler
olup bittiğinden haberdar etmek istedik ve yeni ürünlerin sunum toplantısı için
ülkemize gelen AKG Başkanı Dorian Staps ile görüştük.
Markanız AKG ne anlama geliyor?
AKG Almanca akustik ve sinematik cihazlar kelimelerinin baş
harflerinden oluşuyor, şirket 1947 de Viyana’da kurulmuş. İlk önce sadece
sinema cihazları yapıyormuş, 1950’li yıllarda mikrofon ve kulaklık da yapmaya
başlamış.
Geçmişi olan bir kurumsunuz, web sayfanızda birçok ilginç aktiviteye sponsor
olduğunuzu okudum. Kurumunuzun temel felsefesi nedir, ne şekilde bir gelişim
göstermek istiyorsunuz?
Bizim köklerimiz her anlamda profesyonellik üzerine kurulmuş,
bu kültür üzerine gelişimizi sürdürüyoruz. İşimiz müziğin üretimi ve yeniden
seslendirilmesi, araştırma ve geliştirme bölümümüzde çalışan birçok arkadaşımız
da müzisyen. Hepsi farklı müziklere gönül vermiş değişik insanlar ama onları
birbirine bağlayan ortak bir tutkuları var, müzik. Belki klişe gibi gelebilir
ama hepimiz mükemmeliyetçiliği arayan kişileriz. Bunun sonucunda da yeni bir
ürünümüzün ilk tasarımından müşterilerimize sunulmasına kadar geçen süre çok
uzun olabiliyor. Örneğin yeni bir kulaklık için bu süreç bazen 5–6 yıla
ulaşabiliyor. Günümüzün tüketim dünyasını göz önüne alırsanız bu çok uzun bir
süre.
Üstelik ürünlerinizi Çin’de yaptırmıyorsunuz, benim için bu da çok önemli.
Bazı giriş seviyesi ürünlerimizi Asya ülkelerinde
yaptırıyoruz ki tüketicilerimizin önüne makul fiyatlarla çıkabilelim. Ama tüm
Hi-Fi Hi-End ürünlerimiz Avusturya’da üretiliyor. Bunlar arasında verebileceğim
en güzel örnek Mercedes’in en lüks serisi olan Maybach’ın içindeki eğlence
sistemleri olacak, buradaki tüm parçalar Viyana’da elde üretiliyor. Kulaklıklar
görsel olarak çok güzeller, içlerindeki tüm kablolar elde sarılıyor, kulakların
değdiği bölüm keçi derisi kaplı, son derece yumuşak bir biçimde kulakları
sarıyor ve her zaman onların hava almasını sağlıyor. Her biri teker teker test
edilerek onaylanıyor ve söylemek gereksiz ama ses kaliteleri fantastik. Böyle
olmaları da gerekiyor çünkü Maybach bir otomobil değil, bir “lifestyle”, yani
yaşam biçimi.
1994 yılında Harman Kadron grubunun bir parçası olduk. Asıl
işimiz mikrofonlar ve kulaklıklar ama şimdi radyo frekansı üzerinden kablosuz
ses iletim sistemleri üzerine de çalışıyoruz.
Türkiye’de hangi ürünlerinizi sunuyorsunuz?
Bugüne kadar profesyonel ürünlerimiz ile piyasada
tanınıyorduk, tüm kayıt stüdyolarında bu ürünlerimiz iyi tanıyorlar ve yaygın
bir şekilde kullanıyorlar. Son bir buçuk yıldan beri büyümeye başladığını
gördüğümüz consumer piyasasında da şimdi müzikseverlere hitap etmeye ve etkin
bir yer almaya başlıyoruz. Şimdi tüketicilere daha kolay erişmek istiyoruz.
Günümüzde tüketicilerin kullandığı birçok ürün de kulaklık
kullanmak gerekiyor. Bir örnek vereyim, günümüzdeki cep telefonları artık
sadece telefon olarak kullanılmıyor, birçoğunda radyo veya Mp3 çalma gibi
özellikler var. Bunların çoğu açık havada halka açık yerlerde kullanılıyor ve
kulaklık olmadan onları çevreye zarar vermeksizin dinlemek mümkün değil. Evet,
gerçi bu cihazlarla birlikte tüketiciye kulaklıkları da veriliyor ama en hafif
ifade ile bu kulaklıklar son derece yetersiz. İşte biz bu boşluğu da doldurmak
ve tüketicilere kullandıkları cihazlar için kaliteli ses dinleyebilecekleri
kulaklıklar sunmak istiyoruz. Önümüzdeki aylarda ürünlerimizi başta Hi Fi
ürünleri satan dükkânlar olmak üzere birçok satış noktasında görebileceksiniz.
Bu biraz da bayilerimizin isteklerine ve eğilimlerine göre şekillenecek bir
satış ağı olacak. Ama bundan böyle profesyonel ve consumer ürünlerimiz arasında
bir ayrım olacak.
İPod kayıtta Mp3 formatının kullanımını çok daha fazla
yaygınlaştırdı ve müziğe yönelik yeni bir ilgi yarattı. İlk çıktığında insanlar
İpod’larındaki müziklerin sayısına odaklanmıştı, şimdi ise yavaş yavaş kalite
ön plana çıkmaya başladı. Daha iyi kulaklıklara olan ilgi de buna paralel
olarak artıyor. Bu yüzden profesyonel ürünlerimizden daha güzel renkleri ve
şekilleri ile tüketiciye hitap edecek consumer ürünleri geliştirmeye devam
edeceğiz. Örneğin bir HD kulaklık serimiz var, bu televizyonlardan dolayı
herkesin iyi bildiği bir kavram ancak bizdeki anlamı görüntüyü değil üst kalite
sesi çağrıştıracak.
İleride daha da ilginç ürünler ile karşınızda olacağız.
Bunların gelişiminde maliyet ikinci planda kalacak, örneğin 5000 avroya
satılabilecek bir ürünümüz ile karşılaşırsanız şaşırmayın.
Bize bazı cihazlar için kulaklıklarınız arasından tavsiyelerde bulunabilir
misiniz?
K 518 DJ modelimiz küçük mekânlarda müzik yapan amatör
DJ’lerin çaldıkları müzikleri dinlemeleri için idealdir. Mp3 çalacılar için K
324P modelimizi tavsiye ederim. Bu ürünümüz de profesyonel monitör kulaklık
ürünlerimizden türetilmiştir.
Eğer benim gibi sık sık uçakta seyahat ediyorsanız ve “noise
cancelling” yani çevre seslerden tamamen soyutlanarak müzik dinlemek
istiyorsanız size tavsiyem K440 NC olacaktır. Bu teknoloji üzerinde çalışmaya
devam ediyoruz, aynı soruyu önümüzdeki sonbaharda sorarsanız size daha yeni
modellerimizi de önermiş olacağım.
Konuştuğunuz ve ürünlerinizden bahsettiğiniz zaman gözlerinizin parladığını
görüyorum, yaptığınız işten çok keyif alıyorsunuz. Bu duygunuzun ardında neler
var?
AKG de çalışmak benim için çocukluk rüyalarımın gerçekleşmesi
oldu. Ben 38 yaşındayım, gençliğim seksenli yıllarda geçti, kendi harçlığımla
ilk aldığım Hi Fi ürünü bir AKG 6 kulaklık olmuştu, bugün bile sapasağlam
duruyor ve kullanıyorum. Tabi şimdi birçok kulaklığım var ama o zaman hayran
olduğum kulaklığı üreten şirkette çalışarak benim için çok değerli bir rüyayı
gerçekleştirmiş oldum. İnanmayacaksınız ama ben üniversitede önce biyoloji
bölümünü birdim, sonra da insanın evrimi üzerine yüksek lisans derecesi aldım.
Okurken çalışarak cep harçlığımı çıkartırdım. Çok iyi bir pazarlamacı oldum, bu
yüzden okulu bitirince Harman Kadron grubun AKG ürünlerinden sorumlu olarak
beni işe aldılar, onları da başarıyla satınca beni AKG’yi yönetmem için
Viyana’ya gönderdiler.
Şunu da belirtmem lazım, birçok AKG çalışanı gibi ben de
müziğe derinden tutkulu bir insanım, daha çok elektronik müziğe ilgi duyuyorum,
jazz ile de yakından ilgileniyorum. Eşim opera hayranıdır, bu yüzden de bizim
evde sık sık kulaklık lazım oluyor.
Son Söz
AKG ürünlerinin Türkiye temsilcisi SFRKD’nin yönetim kurulu
başkanı Turgut Uğursoy tanıtımın yapıldığı Şubat gecesinde benim gibi AKG’nin
anlamını soran gazetecilere şu cevabı vermiş:
Adam gibi Kulaklık Getirdik, AKG budur.
Doğru söze ne denir ki?