İş Sanat Sahnesi’nde
Baharda da Yıldızlar Geçidi Devam Ediyor…

John Scofield Trio & Horns
“This meets That”
3 Nisan Perşembe, 20.00
Gitarının sesini nerede duysanız tanıyabileceğiniz jazz
fusion ustası John Scofield, basta Matt Penman ve davulda Bill Stewart’dan
oluşan A Takımı ve onlara katılacak nefesliler grubu ile 3 Nisan Perşembe
akşamı İş Sanat sahnesine konuk olacak.
JOHN SCOFIELD İLE YENİ BİR
DENEYİME HAZIR OLUN
John Scofield üçlüsüne ek olarak turne kapsamında gruba
eklediği nefeslilerle beraber 3 Nisan Perşembe akşamı ağırlıklı olarak “This
Meet That” albümünden örnekler vererek jazz severlere unutulmaz bir akşam
yaşatacak.
Modern jazz gitarın en yenilikçi isimlerinden biri olmasının
yanı sıra ender rastlanır yaratcılıkta bir sanatçı John Scofield. Estetik
yaklaşımını tutarlı bir şekilde hiç değiştirmeden tüm bu çığır açan çalışmaları
gerçekleştiren sanatçının sahip olduğu farklı müzik tarzlarını seven geniş bir
hayran kitlesi ve otuzu aşkın albümü bugün geldiği yerin iyi birer göstergesi. Bebop,
blues, jazz-funk, akustik jazz, elektronik destekli groove, orkestral müzik...
Hepsinde aynı rahatlık ve coşkuyu hissedip hissettirebilen gerçek bir virtüöz
o. A Takımı dediği ve 2004 tarihli ünlü “En Route” albümünü çıkardığı, basta
Steve Swallow ve davulda Bill Stewart’tan oluşan üçlüsüyle çıktığı yolda yanına
bir de nefesliler ekibini ekleyen Scofield’ın bu bileşimden çıkardığı “This
Meets That” albümü çıktığı anda tüm çevrelerin büyük beğenisini kazandı. Jazz,
blues, rock ve funk türlerini bir potada eriten bu çalışmaya eklenen nefesliler
müziğe Afrika’nın ateşini ve hareketliliğini getiriyor. Nefesliler
dinlendiğinde de Scofield hayranlarının çok sevdiği o bilindik tınılar ve
doğaçlamalar dinleyiciyle buluşuyor. A Takımı’ndan Swallow’un yerini İş Sanat
konserinde basçı Matt Penman alacak. Scofield’ın gitar efektleriyle “ses”in
ufkunu genişlettiği, Penmann’ın parlak sololarıyla renklenen ve Stewart’ın
ortalığı sallayan davuluna eklenen nefeslilerle “This Meets That” yepyeni bir
Scofield deneyimi.

Tarih: 8 Nisan 2008, Perşembe
Saat: 20:00
Tangonun duayen ismi Astor Piazzolla ile 12 yıl birlikte
çalışan ve ondan devraldığı mirasla günümüzün tartışmasız en büyük “Yeni Tango”
yorumcusu olan piyano virtüözü Pablo Ziegler, 8 Nisan Salı akşamı, jazz baharatlı
özel dinletisiyle İstanbulluları büyüleyecek.
“PIAZZOLA’NIN MİRASI”
İŞ SANAT SAHNESİ’NDE
“Piazzola’nın mirası” 8 Nisan Salı akşamı İş Sanat sahnesinde
ünlü tango yorumcusu piyanist Pablo Ziegler ve gitarda Quique Sinesi ile
bandoneonda Walter Castro’dan oluşan triosuyla hayat bulacak.
Pablo Ziegler günümüzün tartışmasız en büyük Yeni Tango
yorumcusu. On iki yılı aşkın süre çalıştığı efsane müzisyen Astor Piazzolla’nın
mirasını yaşatan piyanist şu anda tangonun yeni ufuklara doğru ilerlemesinin
ardındaki itici güç olarak kabul ediliyor. Piazzolla’nın Yeni Tango akımını
daha da geliştiren Ziegler bu türün güçlü gelenekleri ve sınırlamalarını
kırarak kendi tarzını tüm dünyaya sevdiriyor. Müziğe 14 yaşında başlayan
Ziegler 1978’de Piazzolla’yla tanışıncaya kadar pek çok çalışma gerçekleştirdi
ve onun beşlisiyle çalıştığı dönemde besteler ve düzenlemeleriyle Yeni Tango’ya
büyük katkıda bulundu. Büyük tangocunun ölümü sonrası kendi beşlisiyle parlak
kariyerine devam eden piyanist, Milva, Gary Burton, Londra Kraliyet Filarmoni
Orkestrası, Richard Galliano, Randy Brecker gibi isimlerle çalıştı; Amerika’dan
Asya’ya, Avrupa’dan Avustralya’ya dünyanın saygın konser salonları ve
festivallerinde sahneye çıktı. Bu konserde sanatçıya, yıllardır çalışmalarını
birlikte sürdürdüğü ve uzun yıllar Dino Saluzzi’yle çalışan, Güney Amerika’nın
en iyi gitaristlerinden Quique Sinesi ve onlara olağanüstü eleştiriler alan
Bajo Cero turnesinde katılan yeni kuşağın parlayan yıldızlarından bandoneon
virtüözü Walter Castro eşlik edecek. Tango ve milongalara uzak dinleyicilere
caz baharatlı, özel bir dinleti sunacak olan üçlü dünyanın dört bir yanını
dolaştıktan sonra şimdi de İstanbulluları büyüleyecek.

New York Voices
“A Day Like This”
3 Mayıs Cumartesi, 20.00
LAUREN KINHAN vokal
KIM NAZARIAN vokal
DARMON MEADER vokal
PETER ELDRIDGE vokal
CD BANDORF piyano
PAUL NOWINSKI bas
MARCELLO PELLITTERI davul
Grammy Ödüllü ünlü vokal topluluğu New York Voices, jazz’da
yakaladıkları mükemmel yaklaşım ve grup olarak uyumlarıyla tanınıyor. Diğer
ünlü vokal toplulukları gibi eğitimlerini en iyilerden alan New York Voices,
yepyeni boyutlara taşıdıkları sanatlarında jazz’ı her zaman temel almakla
beraber Brezilya, R&B, klasik ve popu da aynı yaratıcılık ve özgünlükle
yorumluyor. 1987’de kurulan topluluk 1989’da çıkardıkları ilk albümle ülkeleri
ve yurtdışında büyük beğeni topladı ve 1994’e kadar art arda birbirinden
başarılı kayıtlara imza attı. Carnegie Hall, Lincoln Center, Kennedy Center,
Blue Note, Zürih Operası gibi salonlar ve North Sea, Montreal, New Orleans ve
Blues Heritage gibi festivallerdeki performansları New York Voices’ın müzik
dünyasındaki başarısını kalıcı kılacak konserler olarak grubun tarihine
yazıldı. Kendi kayıtları dışında farklı tarzlara uzanan birçok ortak çalışmada
gösterdikleri performans Grammy’ye kadar uzanan başarılara imza attı. Ray
Brown, Bobby McFerrin, Nancy Wilson, George Benson gibi günümüzün önemli
jazz’cılarıyla verdikleri konserlerin üzerine 1997’de çıkardıkları “New York
Voices Sing the Songs of Paul Simon” konsept albümü New York Voices’ın türler
arasında ne kadar büyük bir rahatlıkla gezinebildiğinin muhteşem bir örneğiydi.
2007 tarihli son kayıtları “A Day Like This” ile son derece geniş bir dinleyici
kitlesine ulaşan topluluk bu albümde jazz dünyasının unutulmaz klasiklerinden
Stevie Wonder’ın “Don’t You Worry About a Thing”ine uzanıyor ve kimi
eleştirmenlere göre şarkıların orijinallerinin tadını daha da ileri taşıyor.

Chucho Valdes Quintet &
Gonzalo Rubalcaba Quintet
13 Mayıs Salı, 20.00
CHUCHO VALDÉS piyano
MAYRA CARIDAD VALDÉS vokal
LÁZARO RIVERO ALARCÓN bas
JUAN CARLOS CASTRO ROJAS davul
YAROLDI ABREU vurmalı çalgılar
GONZALO RUBALCABA piyano
İş Sanat sezonun son ayı olan Mayıs’ta, jazz tarihinin en iyi
beş piyanistinden biri kabul edilen ve jazz tarihinde yerini çoktan alan Chucho
Valdes’in beşlisi ile müzik yaşamını Küba kültürünün özgünlüğü ve inceliklerini
yeniden şekillendirip çağdaş bir forma kavuşturmaya adayan Gonzalo Rubalcaba’yı
aynı konserde sunuyor. İki ayrı bölümde jazz severlerle buluşacak olan usta
jazz’cılar dinleyicilere adeta Küba’nın müzik tarihini sunacak birer dinleti
sözü veriyor. 1961’den bu yana, başta efsanevi Irakere olmak üzere kurduğu
topluluklar, 50’yi aşkın ülkede verdiği konserler, 52 albümü ve beş Grammy Ödülü’yle
jazz dünyasının son derece üretken figürlerinden biri olarak tanınan Chucho
Valdes, kariyeri boyunca Herbie Hancock, Kenny Barron, Michael Camilla, Chick
Korea, Gonzalo Rubalcaba, Brandford ve Winton Marsalis, Carlos Santana, Dizzy
Gillespie, George Benson, Taj Mahal, Jack Dejonnette, Ron Carter ve daha birçok
ünlü müzisyenle aynı sahneyi paylaştı. Müzisyen bir ailenin çocuğu olarak
dünyaya gelen ve yeteneği çok küçük yaşta keşfedilen Gonzalo Rubalcaba,
80’lerin başında adım attığı jazz yaşamında dönüm noktasını 1986’da Alman
Messidor firması için yaptığı üç kayıt ve Charlie Haden’la tanışması sonucu
önce Toshiba/EMI sonra da Blue Note plak firmalarının dikkatini çekmesiyle
yakaladı. Bu işbirlikleri sonucu 11 albüm yapan Rubalcaba 1990’da Charlie Haden
ve Paul Motian’la Montreaux Jazz Festivali’nde verdiği unutulmaz konserle
dikkatleri üzerinde topladı. Birçok Grammy adaylığı ve jazz alanında ödülleri
bulunan başarılı piyanist melodik, ritmik ve heyecan verici çalışmalarıyla
kalıpları değiştirmeye devam ediyor.