27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Herbie Hancock RIVER,

The Joni letters

 

 

Stan Getz ve Joao Gilberto'nun birlikte kaydettikleri "Getz/Gilberto" 1964’te yılın albümü kategorisinde Grammy ödülünü almışlardı. Bu kategoride ikinci kez bir jazz albümü 2008 yılında bu ödüle layık görüldü. Herbie Hanckock’un folk rock şarkıcısı Joni Mitchell’in besteleri üzerine yaptığı çalışma, “RIVER, The Joni Letters”… Bu çalışma aynı zamanda en iyi jazz albümü Grammy’sini de aldı.

Sanırım müzik endüstrisinde Herbie Hancock kadar saygı kazanmış ve etkin olmuş çok az kişi vardır. Ölümsüz Miles Davis, otobiyografisinde onun hakkında şöyle diyor: “Herbie, Bud Powell ve Theolonius Monk’un müzikal takipçisi idi. Onu takip edebilen birini ise henüz dinlemedim”.

Herbie Hancock, henüz 11 yaşında Chicago Senfoni Orkestrası ile birlikte Mozart piyano konçertosunu seslendirdi. Lise yıllarında Oscar Peterson ve Bill Evans etkisi ile jazz çalmaya başladı. 1960’ta 20 yaşında iken trompetçi Donald Byrd tarafından keşfedildi. Aralarında Phil Woods ve Oliver Nelson’ın da bulunduğu birçok önemli müzisyen ile iki yıl birlikte çaldıktan sonra resmen bir Blue Note müzisyeni oldu. İlk albümü “Takin’ Off” ile büyük bir başarı yakaladı. Albümde yeralan “Watermelon Man” R&B ve jazz radyolarının gözde parçalarından biri oldu. Yine 1963’te Miles Davis’in efsanevi beşlisinde yer alması için aldığı davet onun için bir dönüm noktası oldu. Miles ve Herbie dışında saksofonda Wayne Shorter, kontrbasta Ron Carter ve davulda Tony Williams’dan oluşan Miles Davis Quintet, 60’ların en önemli jazz grubu olarak nitelendirilir. Müzikalitenin dorukların ulaşan beşli her biri jazz klasikleri arasına girmiş ESP, Nefertiti ve Sorcerer gibi albümleri kaydettiler. Beşliden ayrıldıktan sonra da Miles ile çalmaya devam eden Herbie jazz fusion’un ilk örnekleri olan “In a Silent Way” and “Bitches Brew” albümlerinde de çaldı.

Araştırıcı ve yenilikçi yaklaşımı ile 1960’lardan bu günlere değin sınırları aşan ve müzik tarzlarının, kalıplarının dışına taşan, aynı zamanda müzikal dilinin özgünlüğünü koruyan Herbie, halen vizyoner kimliği ile dinleyicileri kendine hayran bırakıyor. Elektronik klavyeli çalgıların jazz müziğinde kullanılmasına öncü olan Herbie Hancock sanatsal platformda ulaştığı büyük başarıya ek olarak özellikle 1970 ve 1980’lerde güncel müziklere yakınlaşması ve elde ettiği ticari başarı tutucu jazz çevreleri tarafından pek takdir edilmedi. O, hala her yeni projesine yaratıcılığının sınırlarını genişletmek arzusu ile büyük bir motivasyon ile yaklaşıyor.

Yakın arkadaşı Joni Mitchell’in bestelerini çaldığı Grammy ödüllü “The Joni Letters” bu projelerden en güncel olanı…Verve yöneticilerinden Dahlia Ambach Caplin’in fikrinden yolan çıkan Herbie Hancock, yakın arkadaşı olan şarkıcı Joni Mitchell’in bestelerinden oluşan bir albüm kaydetmeye karar verdi. Aynı zamanda Herbie’nin yapımcısı Larry Klein’ın eski eşi olan Joni Mitchell, gitar ve vokal stili, folk müziğe olan yenilikçi yaklaşımı, jazz etkileşimi, aynı zamanda usta bir ressam ve fotoğrafçı oluşu nedeni ile nerede ise 40 yıldır gündemde olan bir kişilik. Toronto’nun sokaklarında ve küçük gece kulüplerinde başlayan müzik kariyeri, 1960’ların ortalarında New York’ta ortaya çıkan folk müzik akımının etkisinde kaldı. 1960’ların sonlarında şöhreti yakaladı ve Güney Kaliforniya folk rock sahnesinin en önemli figürlerinden biri oldu. 1970’lerde pop ve jazz türlerinin kaynaştırdığı deneysel çalışmalar yaptı.

Herbie Hancock 2006 yılında kaydettiği "Possibilities” albümünde de popüler müziğin sularında gezinmişti. 2007 projesi “RIVER, The Joni Letters” da piyaniste muhteşem bir kadro eşlik etmiş. Saksofonda Wayne Shorter, kontrbasta Dave Holland, gitarda Lionel Loueke ve davulda Vinnie Colaiuta… Herbie Hancock ve Wayne Shorter’ın yarattıkları müzikal atmosfer bizi 1960’lara, Miles Davis beşlisinin müziğine götürüyor. İyi ve evrensel müziğin aslında zamandan, mekândan, tarzlardan ve dönemlerden bağımsız olduğu bence bu sihirli anlarda gizli… Ayrıca aralarında Norah Jones ("Court and Spark"), Tina Turner (“Edith and the Kingpin”), Corinne Bailey Rae ("River"), Leonard Cohen ("The Jungle Line") ve Mitchell’ın kendisinin ("Tea Leaf Prophecy") de bulunduğu şarkıcılar da albümde yer alıyor.

Albüm genel itibarı ile oldukça sakin, “cool” bir havada. Nerede ise tüm parçalar ballad formunda, abartıdan ve virtüöziteden uzak… Herbie’nin muhteşem piyano sound’u, armonik ve ritmik yaklaşımı, Wayne Shorter’ın artık ermiş bir bilge olgunluğu ile çaldığı sololar ve şarkıcıların melodilerine yaptığı eşlikler, Dave Holland’ın koyu bas tonu, üst seviye davul tekniği ile tanınan Vinnie Colaiuta’nın sadece fırça kullanarak yarattığı tamamen ifadeye dayanan minimal yaklaşımı ile ortaya çıkan müzik beni oldukça etkiledi. Herbie Hancock, albümde seçtiği parçaların aralarında Joni Mitchell’in pek te tanınmayan sofistike bestelerinin de olduğunu söylüyor.  Albüm ile aynı adı taşıyan “River” açıkçası favorim oldu. Müzik tarzlarının karışımları ile hoşlaşmama rağmen folk rock ile jazz’ın bu birleşimine hayran kaldığımı söylemeliyim. Herbie’nin intro’su, Wayne Shorter’in ulvi soprano saksofon tonu, Vinnie’nin fırça sound’u, parçanın sonlarına doğru serbestleşen ritm, Herbie ve Wayne Shorter’in ortak outro’su… Müzikalitenin üst sınırlarına yaklaşılan anlar…

Şarkı sözlerinin içeriğine çok bağlı olan müzik türlerindeki bestelerin enstrümantal olarak yorumlanması her zaman için problematik bir konudur. “RIVER, The Joni Letters”da çalınan “Both Sides Now” ve “Solitude” kanımca Herbie’nin sololarındaki melodik yaklaşım ve parlaklık sayesinde ifade açısından vokal içeren parçaların hiç de altında kalmıyor. Albümde Joni Mitchell imzası taşımayan tek parça efsanevi bir Shorter bestesi “Nefertiti”. Gayet serbest bir tavır ile çalınan bu parça ile Herbie ve Wayne, eski dostları ve ustaları Miles Davis’e selam gönderiyorlar.

“RIVER, The Joni Letters” aslında Grammy ödüllü albüm niteliği ile değil müzikal içeriği ile hafızalara kazınacak ve güncelliğini kaybetmeyecek bir albüm… Herkese hararetle tavsiye ederim.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


71094 - unknown - 38.107.179.236