27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Nguyén Lé ile iki arada bir derede mini sohbet!

 

 

Usta jazz gitaristi Nguyên Lê, Garanti Caz Yeşili konserleri kapsamında, geçtiğimiz Şubat ayının son günlerinde Babylon'da sahne aldı ve "Celebrating Jimi Hendrix 4tet" başlıklı projesiyle ünlü müzisyenin parçalarını jazz’a taşıdı.

Basın bülteninde onun adının Jimi Hendrix'ten sonra yetişen jazz gitaristleri Mike Stern, John Scofield ve Bill Frisell gibi ustalarla birlikte anıldığı yazıyordu. Ben dinlediğim albümlerinden onun basın bülteninde yazdığı gibi doğudan batıya, jazz’dan rock'a, geleneksel müzikten özgür denemelere uzanan ruhani ve etkileyici müziği olduğunu biliyordum.

Basın bülteninde ayrıca onun şu sözleri yer alıyordu:

"Jimi'nin müziğini, bugün yaşasaydı belki de keşfetmek isteyeceği türlere taşıyarak, bir jazz’cının özgürlüğüyle icra etmek istedik. Jimi'nin çocukları olarak, onu bu şekilde onurlandırmak, anmak ve müziğindeki mitleri araştırmak için çaba sarf ettik".

Onun kısa bir biyografisine gelince; Fransız gitarist, Vietnamlı bir ailenin çocuğu olarak Paris'te doğdu. Farklı kültürlerin ve estetik anlayışların kaynaştığı şehir hayatında yetişen sanatçı, eklektik bir tarzın savunucusu oldu. 1994 yılında, Steve Arguelles, Corin Curschellas ve Richard Bona'yla "The Hendrix" projesini tamamlayan Nguyên, 1995 yılında "Million Waves" albümündeki "Little Wing" yorumuyla, rock enerjisi taşıyan jazz ustalığını açığa vurdu. 1995'te, Trilok Gurtu, Terry Bozzio, Cassandra Wilson, Jack Bruce, Vernon Reid, Victor Bailey, Pharoah Sanders gibi tanınmış gitaristlerle birlikte, "Universe of Jimi Hendrix"le Stuttgart Festivali'ne konuk oldu. Bu tarihten itibaren, World jazz'da önemli seslerden biri haline geldi. 1996'da yayınladığı "Tales from Viet-Nam", Jazztimes dergisi tarafından, son 10 yılın en ilham verici kayıtlarından biri olarak nitelendirildi. So What, kendisi için, "Yeni ve evrensel bir dil yarattı" yorumunu yaptı.

Ben de onun hakkında özgün bir röportaj çıkartmak için Babylon ekibinin konuğu olarak kapıyı çaldım, sound check’i bitirmesi için sabırla bekledim, konserden önce yemeğe gidecekti, ama bana 15 dakika ayırdı ve bakın neler konuştuk neler: Babylon’un kapısında, küçük bir koltukta 15 dakika


İstanbul’a hoş geldiniz, kendinizi nasıl hissediyorsunuz? İstanbul size ne ifade ediyor?

İstanbul’u çok seviyorum, bugün öğleden sonra şehri gezdik, müzik enstrümanları satan bir dükkana girdik, çok güzel vakit geçirdik. Ben bir tane saz aldım, davulcumun eşi Türk’tür o bize tercümanlık yaptı. Dükkan sahibi bize çok dostça davrandı, bir çok öykü anlattı.


Türk müziği de dahil bir çok farklı müzikle ilgilendiğinizi biliyorum, Fransa’da doğmuş bir Vietnamlı müzisyensiniz, bir çok değişik müziğin içinde yaşıyorsunuz. Nasıl bir duygu bu? Uzun dönemde nasıl bir insan oluyorsunuz?

Bu gerçekten de uzun bir yol. Ben gitarist olduktan sonra müziğimde bir kişisellik ve özgünlük yaratmak zorunda olduğumu hissettim. Yarattığım şeyin dünyadaki tüm kültürler ile uyum içinde olması gerekiyordu. Değişik kültürler her zaman bana fantastik geldi ama aynı zamanda önce kendim olmam gerekiyordu. Kendim olmayı jazz müziğinden ve kendi Vietnamlı köklerimden öğrendim. 1995’de Vietnam müziğinden kaynaklanan bir albüm yaptım, “Tales from Vietnam”. Bu proje halen değişik şekillerde devam ediyor. Modern ve geleneksel müziklerin jazz ile birleşiminden kaynaklanan müzikleri yaptıkça bu deneyimin diğer kültürler ile de paylaşılması gerektiğini düşündüm. Bu sefer başka ülkelerin müzisyenleri ile projeler üretmeye başladım. Her zaman yeni şeyler öğreniyorum ve öğrenmeyi çok seviyorum. Değişik kültürler ile yakınlaşıp çalışırsanız hep yeni şeyler öğrenmeye devam ederseniz. Bu yüzden Kudsi Ergüner ile yaptığımız projeyi çok sevdim. Ondan da birçok ilginç şey öğrendim ve değişik ilhamlar aldım.


Peki jazz’dan ne öğrendiniz?

Jazz’dan gitarı öğrendim (kahkahalar attı). Gerçek şu ki gitar çalmayı öğrenirken bir yandan da jazz’ı öğrendim.

Örneğin jazz’dan önce gitar sapındaki notaları bilmiyordum, ama jazz’da sapın her noktasını bilmeniz gerekiyor. Jazz teorisi çok önemli bir şey ve mutlaka öğrenmeniz gerekiyor. Jazz standartlarını öğrenirken jazz’ın temelini, armoni ve melodi arasındaki ilişkiyi öğrendim.


Bu gece Jimi Hendrix’e saygı projenizi sunuyorsunuz, Hendrix’den neler öğrendiniz?

Jimi Hendrix’de benim müzikal köklerimden birisi, beni ilk derinden etkileyen müzik “rock müziktir, onu dinleyerek müziğe başlamıştım. Ayrıca ben elektro gitar çalıyorum ve benim gerçek sesim bu, akustik gitar değil. İlk defa elime bir elektro gitar alıp sapına parmaklarımla dokunduğum zaman benim sesimin bu enstrüman olduğunu içimde hissetmiş ve kendimi ona kaptırmıştım. Jimi Hendrix elektro gitarın babasıdır. Tüm bu enerjiyi ancak elektro gitar ile üretebilirsiniz. Benim için bu bir stil meselesi değil enerji meselesi. Hendrix elektro gitarın sesini yaratmış bir semboldür benim için. Onun sınırlarını genişletmiş farklı boyutlara getirmiştir. Bu sadece gitarın sesini amplifikatör ile yükseltmekten ibaret de değildir. Özellikle onun akustik gitardan her yönüyle farklı olan sesini yaratmıştır.

Jimi Hendrix bizler için bir sembol haline gelmiştir zira onun çaldığı her nota onun son notası olmuştur. Çünkü gitarını her müzisyenin mutlaka öğrenmesi gerektiğini düşündüğüm bir yoğunlukta çalmıştır.


Peki, sizin fantezi projeniz nedir?

Henüz tanımadığım ve birlikte çalışmadığım birçok kültür ve o kültürün müzisyeni var. Örneğin henüz Hintli müzisyenler ile birlikte çalışmadık. Ayrıca oryantal müziği daha derinlemesine tanımak istiyorum, sizin müziğinizi sadece Kudsi’den gördüğüm kadarıyla biliyorum. Mesela Türk klarinet müziğini merak ediyorum, eminim ki burada jazz klarinet dünyasında olandan çok daha fazla yenilikler oluyordur.


Bana biraz Vietnam müziğinden söz eder misiniz, onu özel yapan şeyler nelerdir? Bu müzik bize ne gibi bir öykü anlatır?

Vietnam müziği pentatonik bir müziktir, aralıkları farklıdır. Notanın derinliğine inmek çok önemlidir, az nota çalınır ama her çalınan notanın altında dünyalar vardır. Tek bir nota vibratolar ile sonsuz şekillerde süslenebilir. Özellikle Güney Vietnam müzikleri bir çeşit “blues” olarak kabul edilebilir. Yaşamın acılarını müzikle anlatır ve müzikle güzelliğe varır. Şekilsel olarak olmasa bile duygusal açıdan “blues” a çok benzer. Bildiğiniz gibi bu da son derece evrensel bir şeydir. 


Vietnam müziği jazz’a ne katıyor?

Demin bahsettiğim süslemeler, pentatonik aralıklardan kaynaklanan farklı ses boyutları, ve bir çeşit narinlik, kırılganlık, Vietnam müziği bu tip özellikleri ile jazz müziğine bir şeyler katıyor diyebiliriz. Bu akşam çalacağım müzikten ve onun yoğunluğundan çok farklı bir şey bu.

Dünyanın bu günkü durumu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunca felsefe, din ve öğretiden sonra hala savaş ve şiddet dolu bir dünyada yaşıyoruz. 

Şu sırada batı dünyasının dışındaki dünyanın yükselişine tanık olduğumuz bir çağda yaşıyoruz, bu hem düşündürücü hem de korkutucu bir şey. Bu benim müziğimle yapmaya çalıştığım şeyle örtüşüyor, ben de bu yükselen kültürlerin duygularını ifade eden ve onunla uyuşan kişiliğe sahip bir müzik yapmaya çalışıyorum. Bu günlerde kendi kişiliğini bulmak herkesin tutkusu haline geldi. Bu çok iyi bir şey ama eğer başka kültürlere kapalı olma tavrına dönerse çok tehlikeli de olabilir. Bence kimlikler her zaman evrensel olarak paylaşılacak şekilde geliştirilmeli ve tüm dünyaya diyalog kurularak iletilebilmeli.


Adınız Nyugen ne anlama geliyor?

Genesis, yani dünyanın yaradılışı, adımın anlamı bu.

Eh sizde jazz dünyasında yeni bir dünya yaratmış bir insansınız, dolayısıyla da bence size çok uyan bir adınız var. Peki, kimdir Nyugen, hani o meşhur “My Lady Darbanville” şarkısında sorulduğu gibi, gece yatakda tek başına kaldığınız zaman kimsiniz?

Buna cevap veremem, belki de eşime sorman gerekir. Uzun yıllardan beri birlikte olduğum bir kız arkadaşım var.


Peki, yıldız burcunuz ne?

Ben oğlak burcundanım, ama Çin astrolojisine göre de köpek burcundanım. Bu burcun insanları çok dost olurlar.


Buradaki hayranlarınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Burada da birçok hayranım olduğunu biliyorum. Türkiye’yi çok seviyorum, böyle eski bir tarihi ve kültürü olan bir ülkede çalmak gerçekten bir ayrıcalık. Türk müziği hakkında çok az şey biliyorum ama bildiğim şey bile onun ne kadar derin olduğunu bana yeterince hissettirdi. Türk müzisyenlerle çalma fırsatım oldu, örneğin fantastik bir kemençeci olan Derya ile birlikte çaldım, çalıştığım tüm Türk müzisyenleri kendi müziklerinin derinliğini bilen insanlar. Ama aynı zamanda modern müzikleri de biliyorlar, o dili de konuşuyorlar.

Bizimkilerle bir albüm yapma fikrine ne dersiniz? Sizce böyle bir projeyi kim başlatmalı?

Çok isterim ama gerçek şu ki Paris’te yaşayan insanlarla birlikte çalışmak benim için lojistik açıdan daha kolay oluyor. Daha kolay bir araya gelebiliyor ve kayıt yapabiliyoruz.


Paris’i seviyor musunuz, Fransız müziğinden etkileniyor musunuz?

Tabi, ben Paris’te doğdum, ama Fransız müziğinden fazla etkilenmedim. Size tuhaf gelecek ama Fransız müziği Paris’te çok duyulan bir müzik değil ama Paris’in kendisinin özel bir titreşimi var, ben onun içinde yaşıyorum.


Bir ara rahatsız olduğunuza dair haberler duymuştuk, bu doğru mu?

Evet, ama bu çok eski bir haber, beş yıl önce böyle bir şey olmuştu ama şimdi çok iyiyim, tekrar Türkiye’ye geleceğim.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


71103 - unknown - 38.107.179.239