Carla Bley; Kayıp akorların peşinde…

Bu yıl 15. yaşını kutlayan Uluslararası İstanbul Jazz Festivali, müzik
severler için Temmuz ayına dair bir heyecan kaynağı olmasının yanı sıra; son yılların
en jazz dolu programına imza atarak ayrı bir neşe sebebiyeti oluyor. Bu yılın
programının bana göre en heyecan verici etkinliklerinden biri ise modern jazz’ın
en etkin besteci-piyanistlerinden biri olan Carla Bley’in “The Lost Chords
Find Paolo Fresu” projesi ile beraber Arkeoloji Müzesi’nde 5 Temmuz 2008
tarihinde sahneye çıkacak olması…
2007’nin en akıllarda kalıcı modern jazz albümlerinden birine imza atan
beşlinin kökleri, 2003’te Carla Bley’in hayat arkadaşı bassist Steve Swallow,
ve saksofonist Andy Sheppard’dan oluşan üçlüsüne, davulcu Billy Drummond’un katılması
ile atılıyor. Carla Bley ve Steve Swallow’un müzikal ortaklıkları 1960’ların başında
Carla Bley’in eski eşi piyanist Paul Bley’in, basta Steve Swallow ve klarnette
Jimmy Guifre’den oluşan üçlüsü ile Carla Bley’in bestelerinden bazılarını çaldıkları
zamanlara dayanıyor. 2004’te “The Lost Chords” albümünü kaydeden dörtlü, İtalyan
jazz’ının kuvvetli isimlerinden trompetçi Paolo Fresu’nun da aralarına katılımıyla
2007’de “The Lost Chords Find Paolo Fresu” isimli albümü yayınlıyorlar.
Albümdeki bestelerin isimleri bir nevi Carla Bley’in nüktedanlığına işaret
eder gibi… Albüm 6 kısımdan oluşan Banana suiti ile açılıyor; beş adet Banana
ve “One Banana More”… Parçalara isim bulmaya çalışırken beş kısmı olan
cisimleri düşündüğünü söylüyor Carla Bley, ve altı kısımdan oluşan suitin
muzlarla ilişiği prensipte beş kısmından oluşması ile ilişkilendirilmiş. Banana
1’deki trompet melodisinin daha yüksek tempolu versiyonunun, albümün bana göre
en çekici kısmı sayılabilecek kısmı olan Banana 5’te ana melodi olarak karşımıza
çıkması; Banana Suiti’ni oluşturan 6 kısım arasındaki çeşitli bağlantılardan
biri olarak anılabilir. Albüm, Banana Suiti’nin ardından, aralarında
Christopher Reeves anısına yazılmış "Death Of Superman/Dream Sequence #1 -
Flying" isimli parçanın da bulunduğu üç parça ile devam ediyor. Albümün
tamamında en dikkat çeken öğe iki üflemelinin mükemmel uyumu; hem soprano hem
de tenor saksofondaki dupduru ve serin tonuyla Andy Sheppard ve sürdinli
trompetten süzülen asil tonu ve flügelhorn’daki ustalığı ile Paolo Fresu; Carla
Bley’in bestelerine hayat verirken harikalar yaratıyorlar. Steve Swallow’un
elektrik basından süzülen gitarvari soloları ise, albüme apayrı bir karakter
katıyor. Carla Bley yaylı dörtlüler için yazılmış eserler dinlediği dönemlerde
bu formatta yazmaya dair hevesinin azaldığını ve bu albümü oluşturan parçaları
yazarken trompet ve tenor saksofon için yazılmış besteler dinlememeye dikkat
ettiğini söylüyor. Carla Bley’in bu albümdeki parçaları bestelerken ki duruşu
Duke Ellington’ı anımsatıyor; grubundaki müzisyenlerin yeteneklerini,
kapasitelerini oldukça iyi tanıyor ve onları öne çıkarmak için yazıyor Bley...
Bu esnada kendisi ise itina ile dikkat çekmemeye çalışan sololar ve mütevazi eşlikleri
ile kendi köşesinde usulca bu deneyime dahil oluyor.
Carla Bley ve dörtlüsünün kayıp akorların peşine düştüğü bu yolculukta
bize düşen 5 Temmuz akşamı koltuklarımıza usulca yaslanıp; kendimizi Carla
Bley’in parmaklarından süzülen lirikliğe, Andy Sheppard ve Paolo Fresu’nun
üflemelilerinin baştan çıkarıcı uyumuna, Billy Drummond’un zemini zarafetle
donatan davul eşliğine ve usta bassist Steve Swallow’un yetkin sololarına bırakmak…
Carla Bley yine yüzünü kabarık saçlarının arasına gizliyor ve bizlere yine,
kaleminden çıkan bestelerle, jazz tarihinde nasıl “asıl kadın” olunur dersi
veriyor.
Carla Bley // The Lost Chords Find Paolo Fresu // ECM- Watt Label //
2007
Yaprak Melike Uyar
yaprakmelikeuyar@gmail.com