Siyasi eylemci bir şair; Caetano Veloso
Gilberto Gil’in silah
arkadaşı, beş Grammy ödüllü Caetano Veloso, 10 Temmuz’da Açık Hava Sahnesi’nde
ilk kez karşımızda olacak. Şükür kavuşturana!

İnsanın büyük bir heyecanla beklediği müzisyenler vardır. Nihayet kavuştuğumuz
Nick Cave, hâlâ “live” göremediğimiz Tom Waits gibi. Benim için, Caetano Veloso
da böyle bir müzisyendi. Özellikle de, Brezilya Kültür Bakanı ve silah arkadaşı
Gilberto Gil’i bir kereden çok İstanbul sahnelerinde gördüğümüz için,
Tropicalismo’nun bir diğer üyesi, Gil ile birlikte Londra sürgünü Veloso’ya
daha da fazla hasret kaldık. Brezilyalı şarkıcı, besteci, gitarist, yazar-şair,
siyasi eylemci nihayet İstanbul’a geliyor. 10 Temmuz akşamı saat 21.00’de onu
Açık Hava Sahnesi’nde izleyeceğiz. Şükür kavuşturana!
Festival’in broşüründe, “Jazz Festivali’nde 2006 yılında izlediğimiz
Gilberto Gil’in ardından Veloso’nun konseriyle bir halka tamamlanacak, İstanbul,
Brezilya’nın sırrına bir parça daha vakıf olacak,” deniyor. Gerçekten de öyle.
Veloso ve Gil, yalnızca müzisyen değil, sanatla muhalefet eden insanlardı.
Tiyatro, şiir ve müzik dahil sanatın birçok dalını içine alan Tropicalismo /
Tropicalia hareketinin öncülerindendiler. 1960’lı yıllarda bu hareketle
Brezilya diktatörlüğüne karşı çıkmışlardı. Bugün bile etkin olan
Tropicalismo’nun bünyesinde Gil ve Veloso dışında Gal Costa, Tom Zé ve Os
Mutantes gibi müzisyen ve gruplar da vardı.
Caetano Emanuel Vianna Telles Veloso, 1942 yılında Brezilya’da Santo
Amaro da Purificação’da doğdu. Önce Karayipler, Afrika ve Kuzey Amerika pop
müziğinin etkisi altındaki zengin Bahia müzik mirasını benimsedi ama Veloso’nun
müziğini asıl şekillendirmiş olan 1950’li yılların Brezilyalı süperstarı João
Gilberto’nun bossa nova’sıdır. Başarılı bir şarkıcı olan kızkardeşi Maria
Bethânia’nın ardına düşüp Rio’ya gitti. Yirmi üç yaşındayken “Um Dia” adlı şarkısıyla
bir şarkı sözü yarışmasını kazandı. Phillips şirketi ile anlaşma yaptı. Çok
geçmeden Gal Costa ve Gilberto Gil gibi müzisyenlerle MPB’nin, yani Brezilyalılar’ın
kendi pop müziklerine verdikleri adla, “musica popular brasileira”nın
temsilcilerinden olmuştu.
O da, Gil de, çok yetenekli, yenilik yaratıcı müzisyenlerdi.
Solcuydular, siyasi görüşlerini sanatlarından ayırmazlardı. 1967’de gene Gil
ile birlikte yeni pop müziği Tropicalia’yı yarattılar. Bahia’dan Rio de
Janeiro’ya gittiler ve Brezilya müziğini değiştirdiler. Bossa nova’dan ve
Beatles’dan etkilenen bir müzikti. Gümbür gümbür elektro gitarlarında rock
etkisi vardı sanki, halk müziği ve jazz’a da yabancı değildi. Geleneklerine bağlı
müzisyenler ile, alıştıkları müziği isteyen seyirciler onlara karşı çıktı. Gil
ve Veloso, Tropicalia yüzünden kimi izleyicilerin nefretiyle karşılaştı desek
yeridir. Tıpkı Bob Dylan’ın elektro gitara döndüğünde aldığı tepkiler gibi...
Zaten Veloso’yu değerlendiren müzik yazarlarının bazıları da onun Bob Dylan,
Bob Marley ve John Lennon/Paul McCartney düzeyinde bir müzisyen olduğunu
söyler. Kim ne derse desin, yeni bir müzisyen kuşağı doğmuştu. Ama onlardan hoşlanmayanlar
sadece geleneksel değerlere bağlı dinleyiciler değildi. 1964’ten beri
Brezilya’yı yöneten askeri cunta da, ne bu yenilikçi müzisyenlere sempatiyle
bakıyordu, ne de onların devrimci müziğine. Tropicalia akımına dahil
müzisyenlerin kayıtlarını ve sahne performanslarını engelleme girişiminde
bulundular. Şarkı sözleri sansüre tabi tutuldu. Radyo ve televizyonların “play
listleri” de aynı sansürden nasibini aldı. Böylece sık sık televizyona çıkan
Caetano Veloso’nun iyice önü kesildi. Gil ile ikisi, “hükümet karşıtı eylemler”
yüzünden iki ay hapiste kaldı, dört ay evlerinde gözaltında tutuldu. 1968’deki
bir perfomanslarında cesaretlerinin kırılmadığı, gene de karşı çıktıkları anlaşılınca,
ikisi birden Londra’ya sürgün edildi. Boş durmadılar ama, hatta bir adım da öne
gittiler. Veloso da Gil gibi yurt dışında kayıtlar yaptı, diğer Tropicalia yıldızları
için şarkılar besteledi ama 1972’den önce ülkesine dönemedi.
Geri döndüğünde Sao Paulo’da yaklaşık 20 bin kişi, Veloso’nun 1967’de çıkan
şarkısı “Alegria, Alegria”yı hep bir ağızdan söyleyince iftihar etmiş.
Veloso’nun kendi deyişiyle “Alegria, Alegria”, onun bestelediği en iyi şarkıydı.
Rock’n’roll’u akla getiren elektro gitarlar ilk kez bu şarkıda kullanılmıştı,
tropicalismo’nun açılış şarkısıydı. “Onu söylediğim zaman, tıpkı Rolling Stones
“Satisfaction”ı söylemiş gibi oluyor. İlk marşımızdı.”
Siyasi görüşleri değişmese bile, Veloso ondan sonraki yirmi yılda
Brezilya popunun gerçek yıldızı oldu. Hiç durmadan kayıt yapıyor, yapımcılıklar
üstleniyor, konser veriyordu. 1970’lerin ortasında ise 1965 ile 1976 arasındaki
dönemden yazıları, şiirleri ve şarkı sözlerinden oluşan bir kitap yayımladı.
1980’li yıllarda, turnelere kuvvet verdi, ülkesi dışında daha çok tanındı.
Hatta Brezilya televizyonu için Mick Jagger ile bir söyleşi bile yaptı. 1983’te
ilk kez A.B.D.’de çaldı. Salonlar ağzına kadar doldu, çok olumlu eleştiriler
aldı.
Ancak, insanlar akın akın onun konserlerine gitse de, albümlerini
bulmak bir meseleydi. Neredeyse yok gibiydiler, varolanlar da fahiş fiyatlara
satılıyordu. Gerçi başta New York Times’ın pop müzik eleştirmeni Robert Palmer
olmak üzere müzik eleştirmenlerinin çabasıyla biraz tanındı ama, Veloso zaten
ülkesi dışında fazla tanınmamaya aldırmıyordu. Yıllar sonra daha meşhur olduğunda
bile Amerikalılar’ın zevkine hizmet etmek için en ufak bir çaba göstermedi. İngilizce’ye
bile itibar etmedi. Evet, bazı şarkılarını İngilizce söyledi ama kayıtlarının
çoğunda Portekiz dilinde şarkılar vardır. Kendini beğenmiş değildi, meşhur
olmaya aldırmıyordu. Bu da onu daha fazla takdir etmemize yol açıyor, elbette.
Ancak 1989’da yaptığı ve A.B.D.’de “ithal malı” olmadan çıkan ilk plağı
“Estrangeiro”, adı A.B.D.’de daha fazla duyuldu. Gilberto Gil ile gerçekleştirdikleri
“Tropicália 2” ise, daha da meşhur olmasına yolaçtı. Bu albüm, ikisinin
yeteneklerinin de gerilemediğinin, tam tersine geliştiğinin bir kanıtıydı.
Neler çalmış ve çalıyor diye bakacak olursak, karşımıza Latin,
Afro-Brezilya, Tropicalia, Música Popular Brasileira’dan oluşan karma bir liste
çıkar. Caetano Veloso, ilk albümünü yayınladığı 1967 yılından itibaren,
aksamadan, yorulmadan, neredeyse her yıl bir albüm çıkardı. Ayrıca aralarında
yakın dostu Pedro Almódovar’ın “Hable con Ella / Konuş Onunla”sı bulunan birçok
filmin ve televizyon dizisinin müziğini yaptı. “Hable con Ella”da, herkesin
diline düşen “Cucurrucucu Paloma”yı seslendirdi. 1999’da, yönetmen Federico
Fellini ve eşi aktris Giulietta Masina için “Omaggio a Federico e Giulietta”yı
yaptı.
Caetano Veloso yeni bin yıla, Bahia’da yapılmış canlı bir kayıt olan “Noites
do Norte” ile girdi. Sonra şair Jorge Mautner ile bir işbirliğinin ardından da
“songbook” albümü “A Foreign Sound”u yaptı. 2006’da, yapımcılığını oğlu Moreno
ile birlikte üstlendiği albümü “Cê” ile geri döndü. Brezilya’da ve ülkesi dışında
konser vermeyi sürdürüyor. Yolu nihayet bizim buralara da düştüğü için çok
mutluyuz.
Sevin Okyay
sevino@gmail.com