Avrupa Jazz’ının Vitrini: Jazzahead!

Avrupa’da siyasetin ve futbolun başta gelen ülkelerinden Almanya, aynı
zamanda jazz müzik piyasasının da öncülüğüne soyunmuş durumda. Bu yıl Bremen’de
üçüncü kez düzenlenen Jazzahead etkinliği, bunun en önemli göstergelerinden
biri oldu. Bu yıl 17-20 Nisan tarihlerinde düzenlenen Jazzahead, jazz
konserleri, fuar ve konferanslardan oluşan üç ayaklı bir etkinlik. Alman kültür
kurumu Goethe Institut’un desteği ile ben de bu etkinliği doğrudan takip etme fırsatı
buldum.
İlk kez 2006 yılında düzenlenen bu etkinlik, şu anda pop müzik dünyasında
görülen benzeri etkinliklere göre belki küçük ama her geçen yıl da büyüme
yolunda ilerliyor. Nerdeyse 5.000 ziyaretçi ile oldukça hareketli geçen bu
etkinliğin belkemiği, Bremen’in fuar merkezindeki 4 numaralı geniş binada
gerçekleşti. Konserlerin yanı sıra, jazz müziği ile ilgili birçok şirket ve
kurumun katıldığı fuar da çeşitli salonlardan oluşan bu devasa binada gerçekleşti.
İki kısıma ayrılmış fuar alanının ilk bölümü tamamı ile jazz meraklılarına ayırılmış.
İster müzisyen olun isterseniz dinleyici, bu bölümde jazz aradığınız her şeyi
bulmak mümkün: Plaklar, CD’ler, müzik notaları ve eğitim kitaplarının yanı sıra,
konser piyanolarından davullara her türlü müzik alet ve aksesuarını burada
denemeniz, satın almanız veya sadece yetkililerden bilgi edinmeniz mümkün. Fuar
alanının diğer kısmı ise özellikle müzik profesyönellerine yönelik: plak şirketleri,
sanatçı ajansları, müzik ofisleri, eğitim kurumları, hepsi burada kendilerin
temsil ediyor, tanıtıyorlar ve birbirleri ile görüşüyorlar. Gün boyunca
Avrupa’da jazz müzik sektörünün en önemli insanlarını burada görmek ve onlarla
konuşmak, yapılan seminer ve söyleşilere katılıp Avrupa’da sektörün son durumu
ile ilgili detaylı bilgi almak mümkün.

Jazzahead’in konser programı da oldukça etkileyici. Bu yılki programda
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinin yanı sıra ABD’den de sanatçılar yer alıyordu. Açılışta
Wallace Rooney ve pazar günkü Maceo Parker konserleri büyük ilgi gördü. Tabi
Avrupalı müzisyenler programın doğal ağırlığını oluşturuyordu. Marilyn Mazur ve
Trilok Gurtu gibi ustalar, ECM’in yeni starı Nik Bärtsch, Gwilym Simcock Trio
ve Susanne Alt Quartet gibi gruplar programdaki önemli isimler arasındaydı. Akşamüstü
saatlerinde fuar alanında başlayan konserler, geceleri fuar alanının yakınında
yer alan Schlachthof Kültür Merkezi’nde devam ediyordu. Daha önceleri bir
mezbaha olan (ve adını buradan alan) Schlachthof, gecenin geç saatlerine kadar
değişik ülkelerden başarılı gruplara evsahipliği yaptı. Programın diğer bir
ilginç bölümü ise gündüzleri gerçekleşen ve German Jazz Meeting adı verilen
konserler serisi idi. Özellikle müzik profesyonellerine yönelik bu seri
boyunca, fuar alanındaki konser salonlarında modern Alman jazz’ını temsil eden
değişik gruplardan tadımlık performanslar izledik. Kısacası Jazzahead, hem
Avrupa jazz’ının genel görüntüsü ile ilgili geniş bilgi sağlayan fuarı, hem de
Almanya’ya yakışır bir düzen ve kalitede gerçekleşen konser programı ile
oldukça başarılıydı. Jazz müziği ile dinleyici olmanın biraz ötesinde ilgilenen
herkes için bu etkinliği bir köşeye not etmelerini öneriyorum.

Harun İzer
harun.izer@iksv.org