13.05.2008 / İş Sanat
Bir masalda iki dev; Gonzalo Rubalcaba Chucho Valdes
Quintet

İş Sanat, tarihi değeri yüksek masalsı gecelerinden birinde, iki Kübalı
devi birden ağırlama cesaretini gösteriyor. İlk sıra Gonzalo Rubalcaba’nın. İki
nota arası uzun eslerin vibrasyonları ve son notaların yankılanan halkalarıyla
etkileyici bir yapıya sahip bestesi “Rezo” ile açtığı atmosferik solo
konserinde, öz-bilinci yüksek, organik ve rafine bir set çıkarıyor karşımıza
Kübalı piyanist.
“Silencio”nun yarı saldırgan, yarı manik havasına, Rubalcaba’nın şahsi
tutkuları egemen olurken, “El Cadete Constitucional”den petrol tankerinden sızan
petrolle ağırlaşmış bir deniz kenarı kadar akışkan, bir o kadar da ağdalı,
tumturaklı cümleler dökülüyor piyanonun siyah beyaz tuşlarından.
Gözlerini iki eldeki 10 parmağa dikenlerin tamamı, alamıyor kendini bu
ağırlaştırılmış, başkalaştırılmış, tutkulu ve ateşli parçalar repertuarından.
Tabii, bu konserden, kalçaya yönelik Latin Salsa havaları bekleyen ufak bir
kesimde, hayal kırıklığıyla karışık sıkıntılı püflemeler yükselmiyor değil.
Mamafih sorun değil; Rubalcaba’nın kibarlıkla donanmış kompleks seti, sol
elinin parça boyunca tuttuğu tempoya, sağ elinin verdiği zihinsel yanıtlarla
örülmüş “Supernova 2” ile sürüyor. Sağ ile sol arasındaki dostlukta, her türden
resmiyet, kırtasiye ve diplomasiyi rafa kaldırmış bir müzisyen Rubalcaba.
Dramatik yapısıyla “Here is That Rainy Day”, yüksek tekniğiyle “Cancion
Para Dormir En Un Sillon” ve yumuşaklık-sertlik tezadı üzerine kurulu “El
Manicero” derken; melankolik bir bis parçası “Adios A Cuba” ile bitiveriyor
Rubalcaba’nın enfes seti.
Perdeler iniyor, arkadaki tahta paravan kalkıyor. Sahne şimdi Chucho
Valdes Quintet için hazır. Dans edilebilir bir tefsirle çıkıyor karşımıza Kübalı
Latin jazz piyanisti. Geniş dağarcığından saçılan orijinal kompozisyonları
sesleniyor.
Ustanın “Danzon” ile açtığı şölen, davulcu Juan Carlos Rojas’ın aktif
desteğinde Yaroldi Abreu’nun perküsyonların ahşap kısımlarını döverek yaptığı
soloyla süslediği “Zawinul Mambo” ile sürüyor. Doğaçlama soloların öne çıktığı
“Mercurio”nun ardından, şarkıcı kız kardeşi Mayra’yı davet ediyor sahneye. Kız
kardeş cüssesinden umulmayacak çeviklikte kıvrak ve estetik hareketler yapıyor
“Ponle La Clave” ve “3 Palabras”ı söylerken. Yüksek oktavları gören çok güçlü
bir sesi var Myra’nın.
Myra ayrılırken ilk notalarını duyuyoruz “San Jose” adlı parçanın. Ardından
Yaroldi ile basçı Lazaro Alarçon öne geliyor, ellerindeki yerel çalgılarla. Alkışlar
eşliğinde çalıyorlar “Chorrino”yu. “Los Guiros”da sahne Valdes’e kalıyor bütün
bütün. Uyum duygusunun zarafetini ve klasik Latin tekniğinin kusursuzluğunu
gösteriyor bizlere Valdes. Post-bop ve Latin karışımı bir teknik bu. Art Tatum
gibi izlenimci, Zawinul kadar devrimci. Asıl olanlar biste oluyor. İki usta;
biri genç yetenek Rubalcaba, diğeri yaşlı kurt Valdes, birlikte çöküyorlar
piyanonun başına. Girişte Valdes ritmi, Rubalcaba soloyu çalarken, sonra roller
değişiyor. Tek taburenin üzerinde kıçlarının yarısını sığdırarak, hoplaya zıplaya
çalıyorlar. Çocuklar gibi eğleniyor, birbirlerini itip kakıyorlar, gülüşmeler
arasında. Yine yer değiştiriyorlar, yine değiştiriyorlar, yine, yine, yine değiştirerek
çalıyorlar. Belki de aralarında daha önce olmamış ve bir dag-ha da olmayacak
oyun ve eğlence dolu bir performans gerçekleştiriyor Rubalcaba ve Valdes.
Sadece kısacık bisi için bile izlemeye değerdi bu konser.
Murat Beşer
muratbeser@muratbeser.com