Sibel Köse ve Kamil Erdem Güney Afrika’da seminerlere katıldılar…
GÜNEY AFRİKA İZLENİMLERİ

SAJE (South African Association for Jazz Education), Güney Afrika
Cumhuriyeti’nde jazz’ın ve jazz eğitiminin hem kentlerde hem de kırsal kesimde
gelişmesini temel amaç olarak benimsemiş ve bu amaç doğrultusunda yirmi yıldır
uğraş veren bir dernek. Güney Afrika’da jazz eğitimi veren üniversitelerle yaptıkları
işbirliğiyle, 1992’den bu yana iki yılda bir düzenledikleri uluslararası
konferanslar artık kurumsal bir kimlik kazanmış. Bu yıl 9. kez düzenlenen “SAJE
Conference”, 25-27 Mart tarihlerinde Cape Town Üniversitesi Müzik Bölümü'nün
(tam adıyla, University of Cape Town, South African College of Music) ev
sahipliğinde yapıldı. Ben ve Sibel Köse, konferansın açılış konserinin bir
bölümünde yer almak ve ayrı ayrı workshop ve master class'lar düzenlemek üzere
davet edildik.
Türkiye ile Güney Afrika arasında kurduğumuz bu hayli uzun “jazz
köprüsü”nün hikayesine gelince…”Güney Afrika” ve “jazz eğitimi” denince akla
ilk gelen isimlerden biri -muhtemelen ilki- Darius Brubeck. Brubeck, 25 yıl
süreyle University of Natal (şimdiki adıyla University of Kwazulu-Natal) Müzik
Bölümü’nde öğretim üyeliği yapmış, SAJE’nin uluslararası nitelik kazanmasında
önemli katkıları olmuş, çalıştığı üniversiteye bağlı bir “Centre for Jazz and
Popular Music” (Jazz ve Popüler Müzik Merkezi) kurmuş. Darius Brubeck’le tanışmamız,
Brubeck’in 2007 Ekim ve Kasım aylarında Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve
Sahne Sanatları Bölümü’ndeki konuk öğretim üyeliği vesilesiyle oldu. Fullbright
Senior Specialist bursuyla bölümümüzde altı hafta ders ve seminerler veren
Darius Brubeck aslında sadece Güney Afrika’da değil, IAJE’de (International
Association for Jazz Education) üstlendiği görevlerle jazz eğitimi sektöründe
uluslararası alanda tanınan ve önde gelen bir müzisyen/eğitimci. Darius'un İstanbul'da
bulunduğu süre içinde Nardis'te bir solo bas konseri vermiştim. Konserin
sonuna doğru Sibel'le iki parçayı duo olarak icra ettik. Son parçada Darius da
bize katıldı ve "solo" bas gecesi trio olarak bitti! İşte bu
konserden sonra Darius Brubeck Sibel'in ve benim konferansa katılmamızı önerdi.
Bu yılki ana teması "Aim for JAME - Jazz in Africa and the Middle
East " (Afrika ve Orta Doğu'da Jazz) olan konferans, tabii ki
"konferans" kavramının çağrıştırabileceği, yani sadece bildirilerin
sunulduğu, ciddi tartışmaların yapıldığı, sunumlar dışında etrafta çıt çıkmayan
bir etkinlik değildi; bu jazz müzisyenleri için olsa olsa bir "uluslararası
eziyet" olurdu. Cape Town Üniversitesi'nin bir parçası olan Baxter Hall'da
iki geceye yayılan konserler dışında sunum ve workshopların da hemen tümünde
müzikal performans ve/veya aktif izleyici katılımı vardı. Etkinliklerin tümü
doyurucu bir katılım oranıyla gerçekleşti. Konferansın organizasyonunu SAJE adına
Cape Town Üniversitesi Müzik Bölümü profesörlerinden, jazz müzisyeni
saksofonist Mike Rossi ve eşi Diane Rossi üstlendiler. Rossi'lerin titiz
organizasyonunda Bob Sinicrope, Jim Repa, Ruben Alvarez, Gloria Cooper, Mary
Jo Papich, John Baboian, Mike Rossi (ABD), Paul Ngoie (Kongo), John Edwards,
Dan Shout, Johnny Mekoa (G.Afrika), Sibel Köse, Kamil Erdem (Türkiye), Yossi
Regev (İsrail) ve Johnatan Eato (İngiltere) workshop ve master class'lar
düzenlediler. Bu müzisyenlerin çoğu Baxter Hall'daki konserlerde de farklı
gruplar içinde yer aldı. Biz de Sibel'le bir bas-vokal duo konseri verdik. Son
iki parçada Darius Brubeck de bize katıldı. Bu konferans için bir araya gelen
Africa-Middle East Band, Güney Afrika, Kongo, Mozambik, Zimbabwe, Israil ve
Türkiye'den müzisyenlerden kuruluydu. İlk kez böylesine "çok uluslu"
bir orkestrada yer alıyordum. Bu anlamlı müzikal buluşma için bestelediğim
"Cape of Good Luck" adlı parça, Africa-Middle East Band konseriyle
ilk kez seslendirilmiş oldu.
Bu yılki konferans, 9. Cape Town Uluslararası Jazz Festivali'nin hemen
öncesinde yapıldı. 28-29 Mart'ta Cape Town Uluslararası Kongre Merkezi'nin
devasa alanında düzenlenen festival, üç kapalı salon, iki açık alan olmak
üzere beş mekanda kırkın üzerinde konsere ev sahipliği yaptı. Mekanların en
küçüğü 1000'in üzerinde seyirci kapasiteliydi. Festival'in özelliği "main
stream"le sınırlı kalmayıp jazz’a komşu (ya da kardeş) olan tüm türlere
yer verilmesi. Bu benim görüşüm ya da kişisel gözlemim değil, festival
yönetiminin benimsediğini belirttiği prensip. Festivalin iki günde tam
otuzikibin izleyicisi olmuş. Geçen yıl da aynı başarıyı elde eden festivalin
2010'da on gün olarak düzenlenmesi planlanıyor. Kenny Baron, Lee Ritenour,
Mike Manieri, Sergio Mendes, Tierney Sutton, Gerald Albright, Hiromi, Jimmy
Dludlu, Najee, Gavin Minter, Darius Brubeck bu yılki konuklardan bazılarıydı.
Festival hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler www.capetownjazzfest.com
adresini ziyaret edebilirler. Ancak bu ziyarete vakti olmayanlar için festival
hakkında son bir bilgi daha vereyim: Melodytrip'in değerlendirmesine göre Cape
Town Jazz Festivali dünyadaki tüm jazz festivalleri arasında 4. sıradaymış ve
bu sıralamada Montreaux ve North Sea festivallerini geride bırakmış.

Sibel Köse, Kamil Erdem, Darius Brubeck
Güney Afrika'da ikinci durağımız Durban'dı. Durban Afrika'nın en işlek
limanı ve Kwazulu-Natal bölgesinin en büyük kenti. Kwazulu-Natal Üniversitesi
de Güney Afrika'da üniversite düzeyinde jazz eğitimi veren ilk üniversite.
Üniversiteye bağlı "Centre for Jazz and Popular Music" sadece
üniversite mensuplarına değil kentteki tüm müzikseverlere açık bir merkez.
Haftada en az bir konser düzenleniyor. Ayrıca workshop'lar, çeşitli eğitim
projeleri, uluslararası müzisyen ve eğitimciler için etkinlikler düzenlenmesi,
öğrenci değişim programları bu merkezin temel faaliyetleri. Sibel Köse ile
birlikte hem konser vermek hem de ortak bir workshop düzenlemek üzere davet
edildik. 2 Nisan'daki konserin ilk bölümünü gene bas-vokal ikilisi olarak
tamamladık. İkinci bölümde merkezin kurucusu Darius Brubeck de bize katıldı.
Son parçada Darius Brubeck'ten sonra merkezin yöneticiliğini üstlenen gitarist
Mageshen Naidoo'nun da katılımıyla konseri dörtlü olarak bitirdik. Ertesi günü
Sibel'le yaptığımız workshop ise bugüne kadar gördüğüm (sadece yaptığım değil
gördüğüm) en yüksek katılımlı workshop'lardan biriydi. Üstelik bilgi ve bilinç
düzeyi yüksek bir katılımcı profili vardı ki işin asıl zevkli tarafı da buydu.
Workshop sonunda ünlü Güney Afrikalı piyanist Abdullah İbrahim'in Royal Blue
adlı bestesini öğrencilerle birlikte geniş bir katılımla icra ettik ve yaklaşık
iki haftalık Güney Afrika programımıza noktayı koyduk.
Güney Afrika'da üst düzey jazz müzisyenleri var, jazz eğitimi sağlam temeller
üzerine oturtulmuş ve jazz sevilen bir müzik; müzisyenlerin dar alanına
hapsolmuş değil. Yirmi yıl önce sadece bir üniversitede jazz eğitimi varken
bugün birçok devlet üniversitesinde "Jazz Studies" programlarının
olması, Cape Town Jazz Festivali'nin gördüğü olağanüstü ilgi, bu kısa süre
içinde gördüğüm yetkin usta müzisyenler, yetenekli gençler; bunların hepsi
ülkeye zengin ve canlı bir "jazz manzarası" kazandırıyor. Cape Town
Jazz Festivali'nden hemen sonra yapılan "Cape Town Big Band Jazz Festival"
ise aslında tüm söylemek istediklerimi özetliyor. Önümde bu festivalin programı
var; sadece Güney Afrikalı gençlerden oluşan tam on beş big band! Yalnız
üniversitelerin değil, çeşitli kültür merkezlerinin, liselerin, yöresel müzik
okullarının bünyesinde oluşan big band'ler bunlar. Hepsi de amatör. Güney
Afrika jazz’ı işte bu sağlam altyapı üzerinde yükseliyor. Bu ülkeye yolumun
yeniden düşmesini diliyorum...
Kamil Erdem
kamilerdem@doruk.net.tr