Farkındalık
Vücudumuzun kendisini yeniden düzenleme ve iyileştirme gibi
çok önemli bir özelliği vardır, fırsat ve cesaret verildiği takdirde doğru bir
şekilde ve tedavi ederek reaksiyon verir.
Artan duyusal bilinç ve duyarlılık, bedensel ve zihinsel haller
hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlar; yargılar ne yapılması gerektiğini
önerir ve irade gücü de gerekenin yapılmasını sağlar.
Bir önceki bölümde, bedenin yeniden eğitimindeki ilk aşamayı
gördük. Bir sonraki aşama vücudunuzun nasıl karşılık vereceğinin bilincinde
olmak, alışılmışın dışında davranmanın yerine nasıl karar verileceğini ve seçim
yapılacağını öğrenmek için dış uyaranlara karşı doğru tepkiler vermeyi
öğrenmektir.
Nasıl karşılık verileceğini öğrenmenin başlangıç noktası,
belki de şaşırtıcı bir şekilde karşılık vermemektir. Aktif olarak hiç bir şey
yapmamak bir çelişki gibi görünmektedir. Oysa aktif olarak hiçbir şey yapmamak
beden ve zihnin dış etkenlere karşı verdiği tepkiyi durdurmak için pek çok
zihinsel faaliyeti gerektirir. Örneğin tamamen yersiz ve gereksiz çalan
telefon, insanlarda belirli tepkiler yaratır. Bir dahaki sefere telefon
çaldığında nasıl tepki verdiğinizi gözlemleyin. Vücudunuzun nasıl gerildiğini,
başınızın nasıl arkaya doğru düştüğünü ve boyun kaslarınızın nasıl gerginleştiğini
görüp şaşıracaksınız.
Böylelikle, çoğumuz belirli durumlar karşısında kendimize
bazen fiziksel olarak bazen de zihinsel olarak zarar verebilecek şekilde
tepkiler veririz. Aktif olarak hiçbir şey yapmamayı, yeni oluşumların,
hareketin ve hatta duygu ve düşüncelerin ortaya çıkmasını durdurmaya
benzetebiliriz.
• Bu, değişim için boşluk yaratmak gibidir.
• Hayatın akışının yönünü değiştirmek zorunda kaldığımız bir
duraklama noktası gibidir.
Değişim insana fiziksel olarak ağır gelebilir ve bazen de
çok acı verebilir. Ancak değişimin etkisi fiziksel düzeyde kalmaz. Zira,
değişim aynı zamanda insanı korkutan bir süreçtir ve sadece tepki verdiğimiz
şekilde ve hayata tutunmak için yaşarız.
Eğer sonradan aynı kötü alışkanlıklarla, aynı şekilde yaşamaya
devam edersek, tepki vermeden önce bir anlık bir duraksama yaşamak bir işe
yaramayacaktır. Bu nedenle, bedenimize zarar vermeyecek yeni, daha iyi
alışkanlıklar, daha iyi hareket yolları öğrenmemiz gerekir. Bedenimizi,
zihnimizi ve bir dereceye kadar duygularımızı kullandığımız yollar daha çok
alışkanlıklar tarafından belirlenmiştir. Bu hareket şekilleri insanın kendini
rahat hissetmesini sağlar, tıpkı kendi evinde hissetmesi gibi. Düşünmeden
davrandığımız için çoğunlukla otomatik olarak tepkiler veririz. Bu genellikle
problem yaratmaz ve sadece fiziksel olarak acı duyduğumuzda ya da duygusal
problemler yaşadığımızda belirgin hale gelir.
Bu alışkanlıklar o kadar güçlüdür ki, onlar olmadan bir
hayat düşünülemez hale gelir ve mutluluğunuzu bu alışkanlıklara bağlarsınız. W.
Reich, zihnin ve duyguların beden üzerindeki ani etkilerini teşhis etme
konusunda alanında ilk psikiyatristtir. Kaslar, zihnimizin bazen bir kenara
ittiği ya da unutmayı seçtiği anıları ve geçmiş deneyimleri depolar. Reich, bir
insanın zihin, beden, ruh ve duygulardan meydana geldiğine inanmıştır. İnsanı
oluşturan bu dört unsur sürekli olarak birbirinin tersine hareket ederek ya da
birbirlerini etkileyerek kenetlenmiştir. Duygularımız bizim bir parçamızı
oluşturur ve duygularımızı fiziksel olarak bedenimizde hissedebiliriz, aynı
şekilde vücudumuzun duruşu duygularımızın yönünü değiştirebilir.
Güvenilmez ya da yanlış duyumsal farkındalık
Kaslar çekildiğinde beyin, eklemlerde, kaslarda ve
tendonlarda yer alan duyumsal nöronlar yoluyla bu değişimle ilgili bilgileri
alacaktır. Kaslar gerilmeyi ya da kasılmayı ölçer ve bu bilgiyi duyumsal sinir
hücreleri yoluyla beyne gönderirler. Eğer bir kas sürekli olarak çekiliyorsa,
beynin alacağı ya da kaydedeceği yeni bir bilgi olmayacaktır. Sonuç olarak
duyumsal mekanizma yapacak bir şeyi olmadığı için uyur hale geçecektir.
Bu ilginç bir fenomene neden olur. Çünkü kasların optimum
uzunluklarına dönme süreci çok tatsız bir şekilde yaşanır. Beden daha dengeli
bir hale döndüğünde ortaya çıkan değişimleri beyne iletir ve beyne yapılan
duyumsal geri besleme bir kez daha uyanmış olur. Bu süreç ya mükemmel ya da
tersine çok garip ve yabancı olabilecek yeni duygu taşkınlıklarına sebep olur.
Kasların gerilmesini ve güçlenmesini, eklemlerin daha rahat
hareket etmesini sağlamak için değişimin yavaş yavaş meydana gelmesi gerekir.
Bir kimsenin duyumsal farkındalığı yavaş yavaş değişir ve yeniden gelişirse
daha sağlam hale gelir.
Bu bölümde yer vereceğimiz egzersizler, bedeninizle daha
fazla temasa geçmenizi sağlayacak. Duyumsal farkındalığınızı, bedeninizin kendi
kendini geri besleme sistemini geliştirmenize yardımcı olacak. Duyumsal
farkındalığınızı geliştirerek, vücudunuzun verdiği mesajları daha doğru bir
şekilde okuyabilecek ve stres faktörlerini zararlı hale gelmeden önce tespit
edebileceksiniz. Bunları nasıl teşhis edeceğinizi ve sonradan doğru bir şekilde
nasıl karşılık vereceğinizi öğrenebilirsiniz.
Amaç
Vücudun kemikli sınır noktalarını yakından tanımak. Vücudu
dokunma yoluyla düzenleyebilme deneyimine sahip olabilmek.
Uygulama
• Denge pozisyonunda ayakta durun.
• Parmaklarınızı kullanarak her iki kulağınızın ortasına
dokunun ve bu esnada dirseklerinizi birbirine yatay konuma getirin.
Parmaklarınızı kafatasınızın merkezinde kavuşmuş gibi hayal edin. Bu nokta
kafatasınızın omurganızın üst kısmında dengeye geldiği yerdir. Bunun için
başınızı hafifçe salladığınızda daha iyi hissedebilirsiniz.
• Ellerinizi göğüs kafesinizin yanlarından aşağıya doğru
hareket ettirin, başparmağınız arkada, parmaklarınız önde olsun. Kaburga
kemiklerinizin aldığı ovale benzer şekli ve her nefesin bu üç boyutlu kafesi
nasıl genişlettiğini ve daralttığını hissedin.
• Ellerinizi kalçanızın iki yanına yerleştirin, oradan
yavaşça aşağıya doğru bacaklarınızın dış tarafına kaydırın. Bacağınızın üst
tarafında kemikli bir çıkıntıyla karşılaşacaksınız. Burası uyluk kemiğinizin
bir bölümüdür ve kadınlarda bu bölüm erkeklerde olduğundan daha geniştir.
• Ellerinizi dizlerinizin yan taraflarına dokununcaya kadar
bacağınızın iki yanından aşağıya doğru ilerletin.
• Oradan bacaklarınıza doğru kaydırın ve her iki topuğunuza
da dokunun. Sonra yere dokunun.
• Parmaklarınızı ayaklarınızın önüne getirin ve her iki
ayağınızdaki ikinci parmağa dokunun. İkinci parmaktan başlayarak topuklarınıza,
ayak bileklerinize, dizlerinize ve kalça kemiği yuvasına hayali çizgiler çizin.
• Ayaklarınızın, ayak bileklerinizin, dizlerinizin ve
kalçanızın paralel bir sıra izlemesi için bu hareketi defalarca tekrarlayın.
• Kalçanızdan başlayarak, kaburga kemiklerinizin
kenarlarına, başınızın yanlarına ve oradan da daha öteye, havaya doğru
ilerleyerek bu egzersizi bitirin.
Hazırlık
• Egzersizi doğru yapıp yapmadığınızı kontrol etmenize
yardımcı olacak bir aynaya ihtiyaç duyabilirsiniz.
• Rahat bir şekilde ayakta durun ya da bir sandalyeye
oturun.
• Sağ elinizi sol omzunuzun üzerine yerleştirin. Sol
kolunuzu yandan serbest bırakın. Avucunuzun içini karşı tarafa verin.