27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Chick Corea In the Spirit of Mozart

 

 

Dünyaca ünlü jazz piyanisti Chick Corea, önümüzdeki günlerde, In The Spirit of Mozart projesi kapsamında, İstanbul’u ziyaret edecek. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın düzenlediği Uluslararası İstanbul Jazz Festivali’nin parçası olan bu konser, 4 Temmuz akşamı 20:00’de Aya İrini’de gerçekleşecek. Mozart’ın 24 Numaralı Do Minör Konçertosu ile bu proje için özel olarak bestelediği eseri çalacak olan Corea’ya Bayerische Kammerphilarmonie eşlik edecek.

Wolfgang Amadeuz Mozart’ın 250’inci doğum yılı kutlamaları kapsamında oluşturduğu In The Spirit of Mozart projesi, Chick Corea için çok özel bir proje. Bu proje, kendisine öncelikle Temmuz’daki Viyana Jazz Festivali’nde sergilemesi için önerilmiş. “Mozart projesinin bir kısmını gerçekleştirmesi için Amerikalı bir jazz müzisyeni seçmiş olmaları bütün bu festivali çok ilginç bir hale getiriyor. Aslında, Mozart yorumlamam ve bu projeyi gerçekleştirmem, Mozart aslında müzede sergilenmek için müzik üretmemiş, o yaratıcılığın bir sembolü. Bu sebepten ötürü, onlar da yaratıcılığı ve hareketi öne çıkaracak bir proje, seyirciyle iletişim içine girebilecek bir müzisyen istemişler, bu şekilde de benimle bağlantı kurarak bana bunu önerdiler. Benim açımdan da, bu çok büyük bir onur oldu ve bu onuru hissederek bu parçayı hazırladım” diyor Corea.

Konser, Mozart’ın 24 Numaralı Do Minör Piyano Konçertosu’nun yanı sıra, Chick Corea’nın kendi bestelediği bir eseri de içeriyor. Avrupa’nın sanat merkezlerinde aynı proje dahilinde yaklaşık 15 konser daha verecek olan sanatçı, bu şekilde Avrupa dinleyicisine farklı bir şekilde ulaşmayı umuyor. Çok farklı büyüklükte orkestralarla, gruplarla çok çeşitli tarzlarda müzik icra eden, çok farklı bakış açılarıyla müziğe yaklaşan Corea’nın bu proje içerisinde olması da son derece doğal. Özellikle yaratıcılığı ve yeniliklere açık olmasıyla, birçok genç müzisyene öncülük yapmış, aynı zamanda da jazz dünyasında değişik akımların doğmasına neden olmuş. Özellikle elektronik jazz akımının öncülerinden olmakla birlikte, hiçbir zaman akustik ve klasik müzikle bağını koparmamış, bir yandan da Latin köklere dayanan ve etnik öğeler içeren projeler de gerçekleştirmiştir Corea.

İstanbul’da gerçekleştireceği konserin yanı sıra, en son kaydettiği ve çok kısa bir süre önce piyasaya çıkan albümü olan The Ultimate Adventure’dan bahsedelim, sonra da kısa bir zaman yolculuğuna çıkarak Corea’yı biraz daha yakından tanıyalım.

Efendim, The Ultimate Adventure, tamamen Chick Corea’ya özgün bir yapıt. Çeşitli görüntülerle ve imajlarla müziğin uyumunu oluşturmaya çalışmış Corea bu albümünde. Bir de Chick Corea’nın kendi sözlerini dinleyelim bu konuda: “Bir süredir küçük hikayeler yazıyorum. Önce betimleyebileceğim, resmedebileceğim bir şey görüyorum, eğer bu yeteri kadar ilgi çekiciyse de onun üzerine müzik yazıyorum. Genelde müziği, görüntüler takip ediyor. Fakat bu albümümde, önce görüntüler, sonra müzik geldi.”

Aslında gerçekten de hem hikayeler hem de görüntülerle müziği bağdaştırmak Chick Corea için yeni değil. Daha önce, Now He Sings, Now He Sobs, Return to Forever, The Leprechaun gibi albümlerinde de bu fikirleri kullanarak eserlerini bestelemiş ve yorumlamış. Fakat bu albümde, L. Ron Hubbard’ın yaratmış olduğu karakterleri müzik yoluyla canlandırmaya çalışıyor. Böylelikle de edebiyat ile müzik arasındaki bağlantıları kurarak, değişik bir anlatım yolu, sıra dışı bir betimleme kullanarak dinleyicileri etkilemeyi başarıyor Corea. Sanatçı, bu konuda şöyle demiş: “Son iki projemde yarattıklarım çok sevdiğim yazar L. Ron Hubbard’la ve onun eserleriyle aramda büyük bir bağlantı olmasını sağladı. To The Stars projesini gerçekleştirirken, çok heyecanlı ve ilham verici bir zaman geçirdim. Onun müzikal yaradılımlarını yorumlarken, fikirlerini tekrardan yaşayıp, karakterlerine müzikle ruh katarken ve can verirken harika deneyimler yaşadım ve bu projenin bitmesini hiç istemedim. Aslında The Ultimate Adventure projesi de, To The Stars projesinin hemen ardından geldi ve L. Ron Hubbard’ın eserleriyle olan ilişkimi de bu şekilde pekiştirmiş oldum.”

“Bence edebiyat, muazzam bir sanat dalı. Okuyucuların hayalgücünü açıyor ve aslında o açıklığı da orada bırakıyor. Filmlerle ilgili sevmediğim şey de bu aslında, onlar size her şeyi veriyorlar. Bir film seyrederken biraz daha pasif kalıyorsunuz, fakat okuduğunuz zaman daha aktif oluyorsunuz, siz de katılıyorsunuz. Bu şekilde ben de, yazarın yazdığını oluşturmak, onu gerçek hale getirmek için kendi hayalgücümü kullanıyorum.”

Albümde, Corea’ya daha önce de birlikte çaldığı Hubert Laws, Airto Moriera, Steve Gadd, Frank Gambale, Vinnie Colaiuta, Tim Garland ve Hossam Ramzy gibi müzisyenler eşlik ediyor. Albüm boyunca, hem elektronik hem de akustik enstrümanları kullanan topluluk, yeni ve özgün bir sound oluşturmayı da başarıyor.

The Ultimate Adventure, gerçekten de çok özel bir albüm, teker teker eserler üzerinde durmak yerine, bir bütün olarak ele alınmalı ve bu şekilde dinlenmeli. Böylece bizler de Chick Corea’nın yarattığı bu dünyaya girebilir, belki de bu karakterlerle bire bir tanışabilir, kendi hikayelerimizi oluşturabiliriz.

Chick Corea’nın hayat hikayesi, jazz dünyasına getirmiş oldukları, önderlik ettiği gruplar, kaydettiği albümler ve verdiği konserleri yazmaya kalkışsak, buralara sığmayız; fakat madem hem İstanbul’da vereceği konserle ilgili, hem de yeni albümüyle ilgili bir şeyler dedik, biraz da Chick Corea’nın bu yönlerdeki gelişimini inceleyelim.

Aslında Corea’nın senfonik eserler üzerinde, büyük orkestralarla birlikte çalışması alışık olmadığımız bir durum değil. Daha 2000 yılında, Londra Filarmoni Orkestrası’yla birlikte kaydettiği Corea Concerto adlı albümünde, Corea’yı hem ünlü parçası Spain’i hem de, 1 Numaralı Piyano Konçertosu’nu dinlemiştik. Bu albümde de, hem enstrümantasyon, hem de düzenleme olarak jazz anlayışının içinde olmakla birlikte, klasiğe ve geleneğe göndermeler yapıyordu Corea. Sadece kendi eserlerini kendi enstrümantasyon ve orkestra fikirleriyle oluşturmakla kalmayıp, Mozart’tan da çok ilham aldığını belirten Corea, bu konuyla ilgili şu şekilde konuşmuş: “Kendi konçertom için, Mozart’ın piyano konçertolarında kullandığı orkestrasyona çok yakın bir form kullandım. Eğer hem Mozart’ı, hem de kendi eserlerimi aynı orkestra formatıyla yorumlamamın, benim için iyi bir müzikal başlangıç olacağını fark ettim. Sonuçta, Mozart’ın müziğindeki ruh ve sound’dan ilham alarak, bu eseri besteledim.”

Chick Corea’nın 1 Numaralı Piyano Konçertosu’nu dinlediğiniz zaman, Mozart’ın müziğindeki mantık, tutarlılık ve heyecanı Corea’da tekrar yaşayabilirsiniz; tabi ki çok farklı bir boyutta ve çok farklı bir anlayışla. 1971 yılında yazılan Spain, Corea’nın orkestrasyon anlayışıyla ve Londra Filarmoni Orkestrası’nın katkısıyla nasıl yeniden yapılanıp geniş ve derin başka bir anlam kazandıysa, Corea’nın diğer orkestral yapıtları da derin anlamlar içeren düzenlemelerle dolu.

Corea’nın müzikal gelişimi ve müzikal anlayışının yıllar içerisinde defalarca olgunlaşarak değişmesi, onun çok farklı yapılarda olan topluluklar içerisinde çok farklı tarzlarda müzik yapmasını sağlamış. İstanbul’da sergileyeceği son projesi ise, Corea’nın müzikal olgunluğunun bir simgesi. Wolfgang Amadeus Mozart’ın 250’nci doğum yılı kutlamaları kapsamında gerçekleşecek olan konserde Corea’nın üstün performansıyla birlikte, son derece keyifli ve yoğun bir performans izleyeceğimize inanıyoruz.

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


4451 - unknown - 38.107.179.239