Paris’ten kısa kısa...

Yaz festivalleri başlıyor. Böylece her yıl daha da çok
severek dinlediğimiz, maalesef ender rastlanmaya başlayan yorumları bizlere
dinleten «baba»lar arasında; Sonny Rollins, McCoy Tyner, Ron Carter gibi
isimleri sayabiliriz. Böylece hafızalar da, “eskilerin” müziğiyle yenilenmiş
olacaklar. 2006’da ilkini gerçekleştiren festivallerin yanısıra, 30.ncu yaşını
kutlayan İspanya’daki Vitoria-Gasteiz ile, 25.nci yaşını kutlayan Fransa’daki
Montauban Festivalleri var.
Haziran ayından itibaren de, Paris dışındaki halka açık
muhtelif parklarda açık hava konserleri düzenleniyor.
Bunlara daha ziyade park değil de bahçe demek daha
doğru.Hobisi bahçe düzenlemesi olan kişilerin inisiyatifinden doğmuş bu konser
fikri. Programlarında, ünlü Brezilyalı tromboncu Raoul de Souza ve grubu
Laeta’yı dinleyebileceğiz.
Gezip dinlediklerime gelince: Geçtiğimiz Nisan ayında New
Morning jazz kulübünde, Kübalı piyanist Alfredo Rodriguez için bir anma gecesi
tertiplendi. Avrupa’nın çeşitli ülkeleri ve Küba’dan gelen müzisyen ve dostları
ile unutulmaz, duygu yüklü bir gece yaşadık. Diego Pelaez jam session’u idare
etti. Alfredo’yu, 1995 yılında tanımıştım. Yedilisiyle çalmıştı Kuşadası
Festivalinde. Geçtiğimiz yıllarda ise yine Türkiye’ye gelerek, ünlü bir filmin
müziğini yapmıştı.
Sunset Kulübünde, Flavio Boltro (tp), Rosario Guiliani (as),
Benjamin Henock (d) ve Giancarlo Renzi (b) grubu konserinde bir kere daha
gözlediğim, Boltro’nun olağanüstü bir açıklık ve yalınlıkta ki hard bop
yorumuydu.

Yine Sunset’de, Sam Nawsome (ss), Darryl Hall (b), Donald
Kontamanou (d) üçlüsü lirik, Roland Kirk’den Coltrane’e uzanan, Afrika
renklerini içeren bir icrada bulundular.
Duc de Lombard’a ise, Sébastien Jarrouse (ts, ss), Olivier Robin
(d) beşlisinin, jazz messangers tutkusunu, Coltrane enerjisi ve Kenny Garret
modernizimiyle dinlediğim konserde, Olivier Bogé (as), Jean Daniel Botta (b),
Emile Spanyl (p) daydılar.Son günlerin en iyi konserlerinden biriydi. Özellikle
Olivier Bogé (as) kendinden çok söz ettirecek.
24 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen Versailles
Jazz Festivalini, maalesef Fransa dışında olduğum için izleyemedim. Bu yıl
3.cüsü gerçekleştirilen bu etkinliğin ilk günleri master class’a ayrılıyor.
Jean Pierre Gallis grubunun konseri ile ilgili, festival
sonrası bilgileri bir jazz dergisinden öğrendim.
Kısa bir özet tercüme ile yetineceğim. Daha önceleri de
tanıttığım gibi, Gallis ünlü davulcu «Moustache»ın yeğeni. Frank Avitabile
(p), Michel Zenino (b), Guillaume Naturel (ts), Alex Tassel (tp), Christian
Brun (g).
« ...Bebop, melodi, ritm ... Gallis 6’lısı büyük bir uyum
içinde ve sonra Türk şarkıcı Sibel Köse geliyor kontralto sesini, tamamiyle
enstrüman olarak en iyi şekilde kullanarak, “I just need the way you are”
parçasını söyledi. Tam bir 7’li oluyorlar. Sibel, çok iyi bildiğı scat’e
başlıyor, bu sefer de enstrümantal bir 7’liye dönüşüyorlar. Billie Holliday’in
sevgili şarkısı, aranjmanı yenilenmiş olarak “What a moonlight can do”yu ve
Jean Loup Longnon’un Coltrane’vari aranjmanı ile Sibel, muhteşem bir Round
Midnight söylüyor. Sonra, aranjmanını Michel Zenino’ nun yaptığı The Man I love
dinliyoruz…». Teşekkürler ve bravo Sibel.
Yine aynı günlerde, Ahmet Gülbay ve Pierre Boussaguet
ikilisinden sözediliyor Nouvel Observateur dergisinde. Saint Germain’deki,
“Chez Papa” jazz kulübü, sanatçıların, yazarların uğrak yeri. Saint Germain’in
ise jazz tarihinde büyük bir yeri var. Ahmet’in çevresindeki davetlilerin,
onun, müziğindeki daldan dala konan mizacını, cömertce meydan okuyuşunu ne
kadar iyi anladıkları hemen belli oluyor. Boris Vian, olduğu yerde kimbilir ne
kadar rahattır…
Yakın bir tarihte piyanist Laurent de Wilde, Acoustic Trio
Darryl Hal (b), Laurent Robin (d), ile The Present albümünün çıkış konserini
çalacaklar. Monk anısına, unutamadıımız bir akustik projeyi gerçekleştiren
Laurent de Wilde, yeni sesler arayışı ile risk altına girse bile, gelenekleri
bırakmıyor.
Riccardo del Fra Jazoo Project altılısıyla Sunset’de
çalacak. Davetlisi de Sylvain Luc (g) olacak. Aynı zamanda kompozitör olan Del
Fra’da tecrübe zenginliği, tutku, derinlik, swingle çok güzel bir konser
olacağından eminim.
Piyanist Uğur Güneş, Mayıs ayında, Londra’da Clerkenwell
House Kulübünde, solo olarak ve İngiltere’nin tanınmış bascılarından Simon
Wolf’la çaldı. Konserin çok başarılı olduğunu, Londra’ya gittiğimde öğrendim.
Clerkenwell House’un sahipleri Bahar ve Mark. İkisi de
jazz’ı çok seviyorlar. Bahar, son derece enerjik bir hanım. Aynı zamanda DJ.
Londra’da jazz diyerek, ilk Vortex Club’e gittik. Davulcu Troy Miller grubu ve
Jean Toussaint (ss, ts). Davulcu çok ön plandaydı. Jean Toussaint’e gelince son
zamanlarda «binaire» bir müzik yapmakta. Kısaca pek zevk alamadım
dinlediklerimden. Yeni bir kulüp olduğundan, sahibi iki set arasında bizleri
dayanışmaya davet etti. Konser bitiminde onu, elinde pembe bir plastik kovayla
bulduk çıkışta. Hepimiz yeni alınan Steinway piyano için yardımda bulunduk.
Clerkenwell House, yakın bir tarihte jazz programlamaya
başlamış. Ben, Vicky Tilson (b) üçlüsünü dinledim. Piyanoda Michael Garrick,
davulda Alain Jackson’du. Garrick önemli bir piyanist aynı zamanda eğitimci.
Temmuz başında ise, Peter King (as) grubu, sonra da ünlü şarkıcı Claire Michael
gelecek. Jazz kulübü işletmenin ne kadar özverili olduğunu anlatmaya çalıştım.
Biliyorlar ve devam edecekler. Ben de onlara yardımcı olmaya çalışacağım.
Yazınız güzel geçsin.