FESTİVALLERDEN:
4 Mevsimin 1 Sultanı Yaz geldi.
Fransa ve Paris’te parası ve zamanı olana her gün jazz. Ama
yaz geldi mi, en gariban ve fukara jazz müminlerine bile ruhun gıdası, kulak
cilası jazz bedava. Seyrettiklerimiz, dinlediklerimiz, dinleyebileceklerimiz de
öyle üç çalgıyı bir araya getirmeyi beceren acemi, hevesli gençler veya metro -
tren artıkları değil. Kaldı ki onların içinde de bir-iki karikatür hariç çoğu
gerçekten haz alabileceğiniz hoş gruplar veya tek tüfekler vardır. Paris’te
sokakta çalabilmek asgari bir maharet gerektirdiği gibi örneğin, Erik Truffaz
ve Madeleine Peyroux’ya sorun bakalım ilk hayranlarını nerede bulmuşlar? Her
yaz yazıyoruz, ne kadar yazsak azdır? Haziran ve Temmuz aylarında neredeyse her
hafta sonu, cumartesi ve pazar günleri bedava 4 olmak üzere tekmili 32
konseriniz garanti. Bu yıl 13.sü düzenlenen “Paris Jazz Festivali”
(www.parisjazzfestival.com) açışını, biz bu satırları yazarken (10 Haziran),
hani şu ( İlk “Musica nuda” adlı albümleriyle sesleri herhalde oralardan
duyulmuştur) ‘çıplak’ sesli kız Petra Magoni ile ‘yalın’ kontrbasçı Ferruccio
Spinetti ikilisi “Parc Floral de Paris / Paris Çiçek Parkı”’ndaki enfes
mekanda yapıyordu. Sonra hayranları ve jazz severlerle buluşma sırası Stacey
Kent’teydi. Pazar’ın iki konseri Mina Agossi ve Curtis Stigers & his Trio
ile öngörülmüştü. 3000’i aşkın çiçek ve bitki örtüsünün süslediği bu botanik
bahçesinin indirimli 2 Avro, normal giriş ücreti 4 Avro’yu (burada bir paket
sigara daha pahalı) ödeyenlerin bedava izleyebileceği festivalin programından
kronolojik bir seçme sizlere: Vinicius Canturia + Susheela Raman - Son an
haberi: Raman sağlık nedeniyle iki ay süre için tüm konserlerini iptal etmiş
- (17/6), Mario Canonge Trio + Sixun (18/6), Avishai Cohen (24/6), Eric Legnini
(25), No Jazz + Roy Hargrove RH Factor (1/7), Jean-Jacques Milteau Quintet
(8/7), Buddy Guy (9/7), Sangam feat Charles Lloyd, Zakir Hussain, Eric Harland
(15/7), Tuck & Patti (16/7), Bojan Z + Kenny Garrett Quartet (23/7),
Belmondo/Yusef Lateef Sextet + Ahmad Jamal Trio (29/7) ve kapanış Richard
Galliano/Tangaria Quartet + Didier Lockwood Quartet (30/7)...
Manhattan’ı çağrıştıran Paris’in yakın banliyösü, La Defense’da 15 Haziran 2 Temmuz arasında 29.su düzenlenen bedava “La Defense Jazz Festival”inde ise konserler her öğlen 12’den 14’e kadar. Bumcello, David Murray,
Demi Evans, Elisabeth Kontomanou, Madeleine Peyroux, Raul Paz, Sharon Jones,
Stephane Huchard gibi isimlerin dışında bir o kadar bilinmeyen değerli taze
topluluk dinlenebilecek. Ayrıca 15-25 Haziran’da 10 gün süreyle, düzenli civar
6 belediyede dolaşacak bir “Caz Kamyonu” gezici ve işporta konserler verecek.
1-2 Temmuz’da da geleneksel “Günümüzün En İyi Jazz Solistleri ve Grupları”
ödülleri sahiplerini bulacak...
Önümüzdeki 3 ayda her keyfe, her keseye uygun yüzlerce
festival, binlerce konserden seçme yapmak, pösteki saymak veya deveye hendek
atlatmak olacağına göre en tanınmış veya en yaratıcı/ilginç gözükenlerden
birkaç sınırlı örnekle yetinelim. İsviçre’de yaşayan, İstanbul doğumlu, Kazak
kökenli Free Jazz’da adını sıkça duymağa başladığımız Saadet Türköz bu yaz,
bizim tespit edebildiğimiz en azından iki festivalde sahneye çıkacak. 11
Temmuz’da “Jazz à Luz”’da Luc Boucquet ile (www.jazzaluz.com) ve 27 Ağustos’ta
da “Jazz à Mulhouse’da (www.jazz-mulhouse.org) Fredy Studer ve Pierre Favre ile
sesiyle ilginç denemelere imza atacak. Sanatçı ayrıca 2 Haziran’da Almanya’nın
Moers kentinde düzenlenen festivale de Karshiga Ahmediyar (dombra), Sayan
Akmolda (kopuz) ile oluşturduğu “Urumchi” üçlüsüyle katıldı...
Yazın en zengin festivalleriyse her zamanki gibi “Jazz à
Vienne” (29/6 – 13/7), “Jazz à Juan” (12/7-22/7), “Jazz in Marciac” (31/7 –
15/8) üçlüsü. Fransa dışında ise Ahmet ve Nesuhi Ertegün kardeşlere Ornette
Coleman, Solomon Burke ve The Atlantic Soul All Stars eşliğinde büyük bir
“saygı” sunacak 40. Montreux Jazz Festivali’ni (30/6-15/7) anmadan geçmeyelim.
Elbette herkes 212 Avro bastırıp oralarda bir konser izleyemez, ama bizim de
içten “saygımız” eksik kalmasın...
Yeni sezonu 30 Ağustos’da “Resist / Diren !” sloganıyla
açacak “Jazz à La Villette“ (www.jazzalavillette.com) olağanüstü dolgun bir
program öneriyor. Yine Ornette Coleman’dan Mingus Dynasty’ye, Abbey Lincoln ve
Charlie Haden & Liberation Music Orchestra’dan Archie Shepp ve Jalal
Nurredin & The Last Poets’e, bu kez “Kara İsyan” müziğiyle sahneye
davetli...
MEKANLARDAN: All Stars, Lombards, Theatre Denis ve
Cassenti.
Paris jazz’ının mavi boncuk mekanı New Morning küçük bir
tatile girmezden önce 3 Temmuz 1 Ağustos arası bir yıldız geçiti sunuyor.
Festival All Stars çerçevesinde verilecek 16 konserden bir parmak bal: Carla
Bley, Regina Carter, Ravi Coltrane, Robert Cray, David Sanborn, Lonnie Liston
Smith veee kapanış Orchestra Aragon...
Yüz metrelik Lombards sokağının yiğit jazz mekanları Baiser
Sale, Duc des Lombards, Sunset, Sunside kuytu ve serin köşelerinde yaz boyu
jazz severleri ağırlamaya devam ediyor. Üstelik öğrenci ve işsizlere yüzde 50
indirim var. Yolu Paris’e düşenlere hatırlatılır...
2. Dünya Savaşı’nda Paris’teki göçmen direnişçilerin
hikayesini anlatan, Aragon’un romanlaştırdığı, Leo Ferre’nin şarkılaştırdığı,
belleklerden silinmeyen angaje film “L’affiche rouge / Kızıl Afiş” veya Fransız
Orta çağ destanı “La chanson de Roland / Roland fiarkısı” gibi uzun
metrajlılar dışında çektiği enfes jazz belgesellerinden tanıdığımız Korsika
kökenli yönetmen, tiyatro rejisörü, bas gitarcı Franck Cassenti’nin üçlüsüyle
sık sık konserler verdiğini duyuyorduk. Fakat Thelonios Monk (1917-1982)
üzerine hazırladığı müzikal gösteriden geç haberimiz oldu. “Thelonious Sphere
Monk” başlıklı Geoff Dyer’in “But beautiful” isimli romanından esinlenerek 16
Haziran’dan itibaren Hyeres Theatre Denis’de sahneleniyor. Cassenti 2000
yılında görsel-işitsel eserinin tümü onuruna “Altın Django” ödülüyle taltif
edilmişti...
Jazzman’ın yaz programlarından seçmelerine, fotoğraf ve köşe
açarak özel önem atfettiği, Fransa’daki ulusal gururumuz Senem Diyici Haziran
ayında yollara çıkıyor. Dergi, “yıllardır gelenekselle jazz’ı bağdaştırmasını
bilen Diyici’nin dört kültür - müzik - jazz merkezinde vereceği konser haberini
aktarıyor.
Mulhouse’lu ve iki albümlü genç piyanistimiz Murat Öztürk
ise üçlüsüyle 1 Temmuz’da Thionville’de sahneye çıkacak
ÖDÜLLERDEN: Solal, TSF’in en iyileri, Jazz’ın Zaferleri,
Encho.
Bu sene için çok geç, ancak önümüzdeki yıllar için kulağı
delikler, meraklılar, ilgililer, genç yetenekler bir kenara yazın ! Paris
Belediyesi düzensiz aralıklarla “Uluslararası Martial Solal Jazz Piyanistleri
Yarışması” düzenliyor. İlki 1989’da düzenlenen yarışmanın büyük ödülünü Aydın
Esen kazanmıştı. Bir sonraki yani 1998’de yapılan da ise Esen jüri üyesiymiş.
Son yılların Fransa çıkışlı en önemli jazz piyanistlerinden, Türkiye’de de
yakından tanıdığınız Baptiste Trotignon ise 2002’de 3.sü düzenlenen bu çok
ciddi teşvik ödülüne ve de ardından uluslararası bir üne kavuşmuş durumda. 4.
yarışma için son başvuru tarihi maalesef 15 Haziran’mış. Gelecek yıllara aday
bekleriz... (www.civp.com)
Bir çok Amerikalı jazz’cı dahil, çok sayıda sanatçı ve de
internet sayesinde kainata yayılan dinleyicilerine göre “Dünyanın En İyi Jazz
Radyosu” Paris merkezli TSF (jazz şovenliği bile oluyor gördüğünüz gibi),
dinleyicilerinin oylarıyla 2006’nın En İyi Jazz’cılarını seçti. Bakalım hem
fikir misiniz?
Yılın en iyi yabancı enstrümental jazz’cısı: Brad Mehldau –
“Day Is Done”.
Yılın en iyi Fransız enstrümental jazz’cısı: Pierre
Christophe – “Byard By Us”.
Yılın en iyi jazz sesi: Elisabeth Kontomanou – “Waitin’ For
Spring”.
Yılın en iyi blues, soul ve dünya müziği sanatçısı: Bebo
Valdes – “Bebo de Cuba”...
Medyatik olması nedeniyle gittikçe ön plana çıkan “Victoires
du Jazz / Cazın Zaferleri”ni ise Yılın Fransız jazz’cısı olarak akordeoncu
Daniel Mille; Yılın Fransız keşfi, “Le Sacre du Tympan Topluluğu”; Yılın Fransız
albümü daha önceki yazılarımızda epeyce üstünde durduğumuz Belmondo biraderler
ve Yusuf Lateef’in “Influence”; Yılın Sesi, Yunan-Afrika kökenli Fransa doğumlu
Elisabeth Kontomanou ve Yılın Yabancı keşfi genç kadın saksofoncu, Hollandalı
Tineke Postma (Tineke 2006 MIDEM Genç Yetenek ödülünü de almıştı) arasında
bölüşüldü...
Thomas Encho. Bu ismi şimdiden bir kenara yazın. Montauban
Jazz Festivali her yıl çok genç jazz’cılara “Genç Yetenek” umut ödülü veriyor.
Thomas piyano kadar kemanı da ustalıkla konuşturan 18 yaşında bir genç. Ödülünü
19 Temmuz’da, festival sırasında alacak.
YAYINLARDAN: Lucien Malson, çizgi-roman Miles Davis, Jazz
dergileri
Sosyolog, gazeteci, yazar, radyo jazz programcısı ve
eleştirmeni 1926 doğumlu Lucien Malson’un ilk kez 1952’de yayınlanan “Les
maitres du Jazz / Cazın Ustaları” adlı çalışması yarım yüzyılı aşkındır başucu
kitabı olma özelliğini koruyor. Sonradan 10 baskı daha yapan eser, düzeltmeler
ve 4 bölümlük yeni eklerle geçen ay Buchet-Castel yayınevince tekrardan basıldı.
Armstrong, Bechet, Coltrane, Davis, Ellington, Getz, Holiday, Monk, Parker ve
diğerleri özgün bir anlatımla tanıtılıyor...
Hem albüm, hem de çizgi romanlarla jazz sanatçılarını
tanıtan enfes dizi Edition Nocturne yayınevinin “BDMUSIC” koleksiyonu Miles
Davis’in 80. doğum yılına armağan, Jacques Fernandez imzalı 26 sayfalık pırıl
bir kitap yayınlamış. Kitapta Davis’in bestelerinden derlenmiş iki de CD yer
alıyor..
Jazz Magazine’nin Miles özel sayılarından yukarda söz
etmiştik. Jazzman, Jazz Hot dahil üç büyük dergimiz son sayılarında geniş ve
ayrıntılı yaz festivalleri ve konserlerle ilgili bilgi veriyorlar. Bu arada
İstanbul Festivali de kısaca Jazzman’ın duyurularında çıkmış. Hatta Baku
Festivali bile var. Darısı Afyon, Ankara, Bursa, İzmir ve ötekilerin başına...
Jazz Hot’un Mayıs sayısında jazz mesleğinde 30. yılını
kutlayan gitarist Patrick Saussois, Haziran sayısında da daha önce kapak olma
fırsatı hiç tanınmadığı için özür dilenen, “Cazın Neferi” namıyla maruf,
saksofonun muhteşem ustası Amerikalı sanatçı Phil Woods ile ilgili hoş ve
zengin birer dosya var...
Jazzman ise Mayıs’ta Miles’ın bebelerinden Marcus Miller’e
“Bass Power” başlığıyla özel bir sayı hasrederken, Haziran’da erken yitirilmiş
bir başka saksofoncu, ancak bu kez Fransız, Barney Wilen’i (4/3/1937 –
25/5/1996) ölümünün 10. yılında 15 referans albümüyle hatırlıyor...
ALBÜMLERDEN: Bojan Z, Alma Sinti, Trio Hadouk, de Wilde
2005’te “European Jazz Prize / Avrupa Caz Ödülü”nü kazanan
Bojan Z, yeni bir albümü geçtiğimiz günlerde çıktı. “Xenophonia” (LBLC). 1968
Belgrad doğumlu Boşnak kökenli, 1988’den beri Paris’i kendine yurt edinen, tam
adıyla Bojan Zulfikarpasiç, öncü – denemeci olduğu kadar sosyal ve hatta
politik hassasiyetli eserler vermeğe devam ediyor. Sanatçı, marjinallik riskine
karşın lezzetinden hiç bir şey kaybetmiyor. Balkan motiflerini hiç eksik
etmediği eserinin, yaratıcılığının işte son kanıtı “Xenophonia”. En
müşkülpesentlerin bile oybirliğiyle görüşü tek kelimede birleşiyor: “Harika”...
Mayıs ayında jazz’da 30. yılını dolduran gitarist Patrick
Saussois, “Alma Sinti” isimli topluluğuyla Fransız jazz’ında Roman geleneğini,
moda olmazdan öncede sürdüren bir müzisyen. Hem ‘Roman swing’ine çalan tarzı,
hem geleneksel Fransız ‘Musette’inin (popüler akordeon stili ve dansı) melodik
nostaljisiyle "Nuits de Paris / Paris Geceleri"nin (Djaz Records/DAM)
keyfini çıkartmak çok olası...
Kariyerlerini başından, 10 yıldan beri izlediğimiz iki
orjinal müzisyen Didier Malherbe ve Loy Ehrlich “Duo Hadouk”tan “Trio Hadouk”a
geçtiklerinden beri adeta bir ‘gömlek’ daha yükseldiler. Douduk (Düdük demeye
gönlüm el vermiyor) ve okarina gibi Doğu, kora ve sanza gibi Afrika aletleriyle
besledikleri enstrüman ordularıyla gerçekten özgün bir dili yakalayan
sanatçılar “Utopies” (Naive) isimli en taze albümleriyle başarılarının bir
rastlantı olmadığını kanıtlıyorlar. CD, uzman basında “Olay, Büyük Albüm” gibi
nidalarla karşılandı. Albümde demirbaş üçüncü eleman vurmalı ustası Steve
Shehan’ın yanı sıra Jon Hassel’in (tp) varlığı ‘ütopyalara’ bir başka
inandırıcılık ve derinlik kazandırmış...
Washington doğumlu, 46 yaşındaki Fransız piyanist Laurent de
Wilde son dönemin haklı yükselen değerlerinden. Elektro-jazz’ın en önde gelen
temsilcilerinden Wilde çok güçlü akustik yanıyla oldukça hassas bir çizgide
seyrettiği son albümü “The Present” (Nocturne) ile çok beğenildi...
ŞAPKALAR: Chimkevitch, Hicks, Montrose ve Donatienne
Hantin
Sahnedeki jazz sanatçılarından esinlenerek ürettiği
litografilerle ünlenen Sacha Chimkevitch’i geçtiğimiz 14 Nisan’da yitirmişiz.
85 yaşındaki Fransız jazz ressamının bir çok eseri albüm kapağı veya kitap
olmuştu.
30/12/1928 Detroit doğumlu besteci, saksofoncu, uzun süre
Chet Baker gibi devlere eşlik etmiş Jack Montrose geçtiğimiz 7 fiubat’ta
sessiz sedasız aramızdan ayrılmış. Aynen bir başka emektar, 21/12/1942 Atlanta
doğumlu piyanist John Hicks gibi. Jazz’ın alçakgönüllü işçilerinden Hicks Art
Blakey, Betty Carter, Woody Herman, David Murray, Pharoah Sanders gibi
isimlerle çalışmış.
Girişte Miles Davis’den söz ederken bir zamanların efanevi
mahallesi St. Germain des Pres’yi referans almıştık. Aradan geçen yıllar bu
semti belli bir ‘havalılığa’ rağmen kültür merkezinden ziyade lüks bir ticaret
merkezine dönüştürmüştü. Bir avuç idealist bu gidişata dur demek, “kaderin makus
talihini” yenebilmek (pek zorda, hani az biraz değiştirebilmek) umut ve
amacıyla 6 yıl önce “L’Esprit jazz / Caz Ruhu” diye bir faaliyete giriştiler.
Donatienne Hantin anlaşılan ‘ruhu sağlam’ bir genç kadın (Kim bilir belki de
ilk zamanlar “Kutsal Müzik” albümleri üreten bir firmada çalıştığı için, ancak
‘iman’ firmayı batmaktan alıkoyamamış), özellikle de jazz’a olan inancı sağlam.
Doantienne yanına iki mahalleli ‘imanlı’ daha çekip “Jazz à St. Germain”
buluşmasına kalkışmış (www.espritjazz.com). Bu yıl 9 Mayıs’la 20 Mayıs arasında
6.sı yaşanan festivale katılan Marva Wright, Lucky Peterson, Julien Lourau,
Brad Mehldau, Eric Bibb, Jean-Jacques Milteau, Bertrand Renaudin ve Jacky
Terrasson gibi ağır toplarla birlikte Ulusal Caz Orkestrası ONJ, Sorbonne Jazz
Ensemble, Mahalle Itfaiye Fanfarı ve çeşitli gruplar bir kısmı sokaklarda olmak
üzere 13 konser vermişler. Mayanın tuttuğunu söylemek için belki vakit erken,
ama festivalin mahalleliye “eski ruhun özlemini” tattırdığını söylemek pek abes
olmasa gerek. Aslında bu mahallenin çoğunluğu zengin, bohem ve arsız
insanlarına jazz müziği dinleme isteği, sevgisi aşılasabilseler dahi ciddi bir
kazanım sağlamış olurlar. fiapka, Donatienne ve arkadaşları! Devam...
Başladıklarımızla noktalayalım. Miles Davis 1989’da
yayınlanan ”Otobiyografi”’sinde şöyle yazıyor. “Juliette Greco ile tanışıncaya
kadar hayatta tek sevdiğim şey müzikti. O bana müzikten başka şeyleri de
sevmeyi öğretti. Halbuki sadece mimik, jest, vücut diliyle konuşuyorduk.
Parmaklar ve gözlerimizle anlaşıyorduk... Bir gün Paris’te gazeteciler,
fotoğrafçılar çevremi sardı. Güzel güzel sohbet etmeye başladık. Ben konuşmaz
diye tanınırım. Gazeteciler sordu: ‘Bizimle niçin konuşuyorsunuz?’ Çünkü beni
dinliyorsunuz, diye cevapladım. Fransa’da insanların büyük bir dinleme
kapasitesi var. Hayatta, örneğin jazz kulüplerine gidip de çalan sanatçıyı
dinlemeyenlerden nefret ettiğim kadar hiç kimseden nefret etmedim”.
Hem sizi, hem de jazz dinleyeni bol meclislerde, serin ve
jazz’ı bol bir yaz yaşamanız dileğiyle, esen kalın...