Jazz Sözlüğü
Tight – (Sözlük anlamı: sıkı, dar, yapışık) 1. Cimri, eli
sıkı; 2. İyi giyinen, şık; Too Tight – Olağanüstü, mükemmel; Tight like that
(this) – Taş gibi, sımsıkı; tatmin edici (“Tight Like This“ – Louis
Armstrong’s Savoy Ballroom Five)
Time – (Sözlük anlamı: zaman) Müzikte tempo, zaman ölçüsü;
Time Signature – Zaman İşareti. Jazz parçalarının büyük bir kısmı 4/4’lüktür.
1960’lara kadar 3/4’lük bir melodi bile sıra dışı kabul edilirdi. O dönemde bu
tabuyu yıkan parçaların başında, Dave Brubeck’in “Time Out” albümünde yer alan
5/4’lük bestesi “Take Five” gelir (bkz. Take); Stop Time – Bir solo sırasında,
orkestra veya küçük grupların ritm seksiyonlarının, belli bir tempoyu sürekli
vurgulaması (“Stop Time” – Horace Silver).
Tin Pan Alley – (Sözlük anlamı: Teneke Tava Sokağı) Terimin
kökeni, 1800’lerin sonunda Londra’daki eğlence endüstrisinin merkezi olan,
müzik yayımcılarının bürolarının bulunduğu mahalleye aittir. Burada yeni bir
besteyi dinlemeye gelen müşterinin dikkatini dağıtmak için rakip müzik
editörleri teneke tencerelere vururlarmış. ABD’de küçümser bir tonda kullanılan
bu deyimle, besteci ve müzik editörleri, daha genel anlamda da eğlence
endüstrisi, hatta popüler müzik kast edilmiştir. 20. yüzyılın başında bu
şekilde tanımlanan “sokak” Manhattan’da, 27. ve 28. Caddelerin 5. ve 6.
Avenüleri kestiği bölgeydi. 1930’ların sonuna gelindiğinde bu bölge, Broadway
yakınlarındaki 40. ve 50. Caddeler arasına kaymıştı (“Tin Pan Alley” – Ray
Agee).
Too Much – (Sözlük anlamı: haddinden fazla) Mükemmel, çok
başarılı (bir performans için kullanılır).
Tooddle-oo – 1920’lerde moda olmuş, slow foxtrot benzeri bir
Jazz dansı ve bu dansı yapmak için çalınan müzik (“East St. Louis Toodle-oo” –
Louis Armstrong).
Top – (Sözlük anlamı: Tepe, zirve, üst nokta); Her chorus’un
(bkz: bu terim) başlangıç noktası, ilk mezürün ilk vuruşu; Blow one’s top –
(Sözlük anlamı: Birisinin tepesini uçurmak) – Aklını başından almak;
hayranlıktan şapka çıkarttırmak (“Blowtop Blues” – Charlie Parker)
Topsy Turvy – Karmakarışık; altüst (“Topsy Turvy“– Cozy
Cole).
Torch Song – (Sözlük anlamı: meşale şarkısı) Teması
genellikle karşılıksız bir aşk olan, yavaş tempolu baladlara verilen ad.
Pişmanlık ve intikam şarkısı. Terim, reddedilmiş ya da hakkıyla yaşanılmamış
bir aşkın anısını ve acısını taşımak anlamına gelen “to carry the torch”
(sözlük anlamı: meşaleyi taşımak) deyiminden kaynaklanmıştır. Bu tür şarkıları
en iyi yorumlayan Jazz şarkıcısı Billie Holiday olmuştur.
Tough – (Sözlük anlami: sert; kaba; zor) Zıt anlam
yüklenerek: en iyi, en güzel, en büyük, en güçlü. Özellikle tenor saksofoncular
için kullanılmıştır.
Track – (Sözlük anlamı: iz; takip edilen yol; demiryolu
hattı) 1. Bir plak, teyp ya da CD’de parça; 2. Zenci argosunda dans salonu.
Örneğin, 1930’larda Harlem’deki ünlü Savoy Ballroom’a giden dansçılar burası
için “The Track” deyimini kullanırlardı; Across the tracks – (sözlük anlamı:
demiyolu hattının ötesinde) Getolarda yaşayan ve göz ardı edilen kalabalıklar
(On the sunny side of the street (bkz. bu terim) ile zıt anlamlı) (“Across the
Tracks Blues” – Duke Ellington)
Trad – Traditional (sözlük anlamı: geleneksel) teriminin
kısaltılmışı. Sağlam bir ritme sahip, iki vuruş esaslı, diatonik, grup
doğaçlamasına dayanan eski tarz Jazz. (“Dixieland” (bkz. bu terim) ile eş
anlamlı). 1940’ların ortasından itibaren ortaya çıkan Modern Jazz tarzından
farklı olarak eski gelenekleri sürdüren müzisyenlere ve grupları tanımlamak
için kullanılan sıfat.
Trading 4s (8s, 2s) – Bir veya iki chorus boyunca, 4 (veya 8
ya da 2) mezürlük bölümlerin solocu bir enstrüman ile dönüşümlü olarak
paylaşıldığı kesintili davul solosu. Bu tür atışmalı sololar davulcu yerine iki
nefesli saz (örneğin trompet ve saksofon) arasında yapıldığında buna Chase
(bkz. bu terim) adı verilir.
Tram – Saksofoncu Frankie Trumbauer’in takma adı.
Trane – Saksofoncu John Coltrane’in soyadından esinlenerek
kullanılan kısa adı.
Truth – (Sözlük anlamı: gerçek) 1940’lı yıllarda, yoğun bir
duyguyla yapılan otantik Jazz.
Tune – (Sözlük anlamı: melodi, ezgi) Bir Jazz parçası.
Tuxedo Junction – (Sözlük anlamı: smoking kavşağı)
Başlangıçta, Birmingham, Alabama’da bir kavşak. Daha sonraları, Swing
meraklılarının buluştuğu dans salonu, plakçı, bar gibi her türlü mekan (“Tuxedo
Junction” – Erskine Hawkins).
Two-Handed – (Sözlük anlamı: iki elli); Two-Handed Pianist -
Bir piyanist “iki elli” diye tanımlandığında, sol elini de aynı derecede iyi
kullanan ve bu eliyle armoni ve melodi açısından katkıda bulunabilen bir
piyanist kast edilir. Tekniği en ileri “iki elli” piyanist Oscar Peterson’dır.