27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Bir günde “devr-i alem”  Pera Müzesi

Camaltı tekniğiyle yapılmış en nadide eserler; Jean Dubuffet'nin sıradışı yapıtları; Osmanlı’dan portreler; Anadolu ağırlık ve ölçüleri; Kütahya'nın rengârenk çini ve seramikleri... Hepsi, Pera Müzesi'nde... 

 

Bir günde “devr-i alem”e var mısınız?

Yolculuk başlıyor o zaman... 

 

Yüzyıllar öncesinin Anadolu'sundayız. Bir zeytin tüccarının dükkanında... 15 okka zeytin almaya geliyor bakkal dükkanı işleten Rıza Efendi. Sıska, çelimsiz çırağın elinde ağır mı ağır bir kantar topuzu; diğer elinde kara kara yanan zeytinler... “Kantarın topuzunu kaçırma sakın ola Ahmed. Hakkımı helal etmem yoksa” diyor alıcı. “Olur mu öyle şey” diyor çırak; “Yoksa Allah'ın huzurunda nasıl çıkarım tartıya!”...

Bir konaktayız... Oturma odasının duvarında; kobalt mavisi, üzerine çiçeklerle bezeli çini bir tabak asılı. Masada ise, Kütahya seramiğinden yapılmış göz alıcı bir sürahi. Evin hanımı, dönemin ünlü camaltı tekniğiyle yapılmış ve üzerinde yılanların şahı Şahmeran motifli tepsisiyle kahve sunuyor beyine. Koltuklarına kurulan çift; stilize çiçek, yaprak ve dal kıvrımlarıyla bezeli şahane fincanlarından yudumluyorlar kahvelerini. Osmanlı'nın İstanbul'undayız şimdi de. Göksu'da sandal sefası yapıyor bir kadın. Suyun durgunluğuna inat, sandaldaki halata sıkı sıkı tutunmuş; yüzünde ise huzurun verdiği sıcak bir tebessüm...

Zaman hızla akıyor. 20. yüzyıldayız. Dönemin en sıra dışı sanatçılarının birinin Jean Dubuffet'nin yanındayız. Fransa'nın Vence kasabasındaki atölyesinde oturmuş, bir noktaya bakarken şöyle geçiriyor içinden: “En azından adı olmayanın, belirsizin resmini yapmak, ressamın temel görevi”. Ve ardından “Belirsiz Betimler” adını verdiği dizisinin ilk eserini yapmaya koyuluyor.

İşte zamandaki tüm bu medcezirleri, Suna ve İnan Kıraç çiftinin sanatseverlere armağanı olan Pera Müzesi yaşatıyor insana. Doğu'dan Batı'ya uzanan, geçmiş ile geleceği buluşturan sanat merkezi... 


6 ay önce kapılarını sanatseverlere açan Pera Müzesi 112 yıllık
eski Bristol Oteli’nin binasında hizmet veriyor.

 




 












Senegal'den Camaltı resim örneği.


Ağır ve ölçülü iki sergi

Altı ay önce kapılarını sanatseverlere açan Pera Müzesi, Meşrutiyet Caddesi'nde, Odakule'nin hemen yanı başında bulunuyor. Çoğu İstanbullu'nun Bristol Oteli olarak bildiği 112 yıllık tarihi binada hizmet vermeye başlayan müze, sanata yakınlıklarıyla tanınan Suna ve İnan Kıraç çiftinin bir eseri... Zaman içinde tahribata uğradığı için, Mimar Sinan Genim tarafından restore edilen binada,  Kıraçlar'ın yıllar boyunca biriktirdikleri paha biçilmez koleksiyonları sanat meraklılarıyla buluşuyor şimdi. Oditoryumu ve hediyelik eşya dükkanı da bulunan müzeyi gezmeye başlayalım. 3700 metrekarelik müzenin ilk katı, iki sabit koleksiyon sergisine ayrılmış. Birincisi, Kıraçlar'ın yirmi beş yıl kadar önce oluşturmaya başladığı “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” adlı koleksiyon.



Jean Dubuffet’den “Yoldan Geçenler.”


Bine yakın objenin yer aldığı sergide; tarih öncesi çağlardan günümüze dek Anadolu'da kullanılmış ağırlık, ölçü birimleri ve aygıtlarından örnekler var. Anadolu'nun İslam çağlarına ait objeleri, serginin ağırlık noktası. Ancak, diğer dönemlere ait örnekler de yelpazenin tümünü görmek açısından sergiye dahil edilmiş. İkinci sergi ise, “Kütahya Çini ve Seramikleri”. Suna Kıraç'ın 400 parçalık koleksiyonundan derlenen sergide, Türk sanat tarihinden çarpıcı güzellikteki çini ve seramikler, sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

İkinci kata çıktığınızda da “İmparotorluktan Portreler” ile karşılaşıyorsunuz. Uzak ülkelerden Topkapı Sarayı'na gelmiş elçiler; Türk giysileri içindeki yabancılar; Osmanlı padişahları; şehzadeler; Harem'deki kadınlar... Osmanlı İmparatorluğu'nun son iki yüz yılına tanıklık eden bu daimi sergide, “Saray Ressamı” Fausto Zonaro'dan diplomat Jean Baptiste Vanmour'a kadar birçok oryantalist ressamın fırçasından portreleri görebilirsiniz. İlk Türk müzecisi ve ressam Osman Hamdi Bey'in ünlü tablosu “Kaplumbağa Terbiyecisi”nin de bu sergide yer aldığını unutmadan söyleyelim. 


İmparatorluktan Portreler Sergisi’nden.
İngiliz elçisinin kızı tahterevanda - Fausto Zonaro (1896).

 

Jean Dubuffet'nin sanata açılan  yolları

Pera Müzesi'nin üçüncü katındaki rengarenk sergi, ziyaretçilerin gözlerini kamaştırıyor:“Camaltında Devr-i Alem”. Camın arka yüzeyine toz boya, guvaş, yağlıboya ve akrilikle yapılan ve antikçağlardan bu yana uygulanan “camaltı” resminden örneklerin bulunduğu serginin en önemli özelliği, Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Amerika'ya, dünyanın dört bir yanından eserlerin ilk kez buluşuyor olması. Portatif sunaklardan tablolara, bardak altlıklarından vazolara kadar yaklaşık 200 yapıtın yer aldığı sergide, Anadolu ve İslam eserleri ön planda. Camaltında devr-i alemi 8 Ocak'a kadar gerçekleştirebilirsiniz. II. Dünya Savaşı'nın karanlık günlerinden yola çıkarak, önce Avrupa sonra da dünya resmine yeni bir soluk getiren Jean Dubuffet ise, dördüncü ve beşinci katta bekliyor sanatseverleri. Sıradışı eserleriyle kendinden sonra gelen kuşakların öncüsü olarak nitelendirilen, “Art Brut” (Ham Sanat) kavramının yaratıcılarından olan Dubuffet'nin Türkiye'deki ilk kapsamlı sergisi, “Baskılar ve Resimler 1944-1984” adını taşıyor. Sergide; boya ve tuvalin yanı sıra kum, çakıl, kağıt hamuru, kurutulmuş otlar, çiçekler, ağaç kabukları ve tutkal gibi sıradışı pek çok malzeme kullanarak çağdaş sanata yepyeni bir soluk getiren Dubuffet'ye ait 63 litograf ve serigraf baskısı ile bir heykel ve 10 yağlıboya olmak üzere toplam 74 yapıta yer verilmiş. 1985 yılında hayata veda eden ve sanata giden “her yol”un iyi olduğunu savunan Dubuffet'nin eserleri de 8 Ocak'a kadar ziyarete açık olacak. Jean Dubuffet, bir röportajında, sanata giden her yolun iyi olduğunu söylemiş. Ne dersiniz, Pera Müzesi de bu yollardan biri değil mi?..



İmparatorluktan Portreler Sergisi imparatorluğun son iki yüz yılına tanıklık ediyor.








Kaplumbağa Terbiyecisi - Osman Hamdi Bey (1906)

 

Mehmet Said Efendi ve Maiyeti, George Engelhardt Schröder, tuval üstüne yağl¦ boya.

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


2234 - unknown - 38.107.179.236