|
İpuçları
Katlara bölünmüş
kültürel bütünlük
Hayalleri zorlayan, duyuları harekete geçiren 30 farklı ülkeden 19 mimar ve
tasarımcının bir araya gelerek yarattığı eser Madrid’te açıldı. Hotel Puerta
América'nın her katı tam bir deneysel ürün havasını taşıyor. Hayallerin
sınırlarını zorlayan tasarımlar baş döndürücü nitelikte. Otelin her katında ve
odasında ayrı bir konsept kullanılmış. Seçilen renk ve materyaller
tasarımcıların özgürlük tutkularını yansıtıyor. İspanyol Hoteles Silken grubuna
ait, Puerta America, farklı kültürlerin ve mimari bakış açılarının bir araya
geldiği, ayrıksı olma talebini fazlasıyla karşılayan bir mekân.

Jean Nouvel, Zaha Hadid,
Norman Foster, Ron Arad, Marc Newson, Christian Liaigre, Arata Isozaki otelin
tasarımlarında imzası bulunan ünlü isimler. Binanın dış cephesini, çatı katını
ve 12. katı tasarlayan Fransız mimar Jean Nouvel, provokatif bir mekân yaratmak
istemiş. Pritzker ödüllü ilk kadın mimar Zaha Hadid, birinci katı tasarlarken
malzeme kullanımındaki ustalığını bir kez daha kanıtlamış. Akışkan formlarla
tasarladığı kıpkırmızı, simsiyah ve bembeyaz odalar ve koridorlarda gezinirken
duvarlara, mobilyalara dokunmak isteyebilirsiniz. Zaha Hadid'in, dokunma
duyusunu harekete geçiren tasarımları, bütünsel algılamayı tetikliyor. Mimar Norman
Foster ise 2. katta şehrin gürültüsünden uzak, dingin bir atmosfer oluşturmak
istemiş. Farklı akustik dengeler yaratan Foster, odalarda derinin ağırlıkta
olduğu farklı malzemeler kullanmış. David Chipperfield tarafından tasarlanan 3.
kat, sadelikte lüksün gizli olduğu el yapımı detaylar ve Beyza mermerlerle
kaplı. Eva Castro ve Holger Kehne'den oluşan Plasma Studio tasarım ofisi, 4.
katı tasarlamış. Geometrik şekillerin hüküm sürdüğü odalar, klasik otel odası
betimlemelerine ters düşebilir. Victorio & Lucchino tarafından tasarlanan
5. kat sıcak bir atmosfere sahip. Victorio & Lucchino'nun, kendi moda
koleksiyonlarından esinlenerek tasarladıkları renkli duvarlar kumaşın
sıcaklığını hissettiriyor. Marc Newson'un tasarladığı 6. kat modern, rahatlatıcı
ve sofistike bir alan. Katın girişi, aynaya benzeyen kırmızı lake ahşap
panellerle kaplı. 7. katı tasarlayan Roda Arad, yuvarlak formların hüküm
sürdüğü tasarımlarıyla odalardaki yataklar havada asılıymış hissi
yaratıyor.İskoç mimar Kathryn Findlay'in, interaktif mekan tasarımcısı Jason
Bruges'le birlikte tasarladığı 8. kat interaktif bir mekan niteliğinde. Lobide
yürüyenlerin görüntülerini çarpıtarak panellere yansıtan Bruges, böylelikle
konukların mekanla iletişimini sağlamış. Madrid destinasyonlarınız arasında ise
kültürlerin harmanlandığı, tasarımın sınırlarının zorlandığı, duyularınızı
harekete geçirecek bu provokatif eser konaklamak için seçenekleriniz arasında
yer alıyor.
|
|