SAHRAP SOYSAL
Osmanlı’dan bugüne
değişmeyen yemekler Yemeksever
kitlenin yakından tanıdığı Yemekçi Sahrap Soysal yüzyıllardır formülleri
değişmeyen Türk Mutfağı'nın biraz un, biraz şeker ve biraz yağdan kısıldığında
sağlık açısından da dünyanın en iyi mutfağı olduğu kanısında.


Sahrap Soysal'ı televizyonda,
canlı programlarında severek izleyenler genellikle yorgunluktan şikayet eder.
Hazırlayacağı reçeteyi sunarken yemeği pişirmeye başlamıştır bile. Eğitimini
kimyager, kariyerini üst düzey yönetici olarak yapan “Yemekçi” Sahrap Soysal
haftada üç gün yayınlanan televizyon programı dışında Hürriyet'in Avrupa
baskısıyla haftada bir dağıtılan “Sahrap Soysal'la Ziyafet” isimli dergiyi üç
yıldır hiç ara vermeden hazırlıyor. Kelebek gazetesinde “Bir Yemek Masalı”
isimli bir köşesi var. “Seninle” ve “Parents” dergilerinin yemek sayfalarını
yapıyor. Ve üçüncü kitabını yayına hazırlıyor. Henüz küçük bir çocukken diyar
diyar dolaştığı Anadolu'nun kültürüne olan merakıyla başlayan yemekçiliğini
Türk Mutfağı'nı daha ileriye götürecek reçetelerle sürdürüyor. Soysal'a göre,
biraz hamurdan, biraz şekerden, biraz da yağdan fedakarlık edilebilirse Türk
Mutfağı dünyanın en sağlıklı ve lezzetli mutfağı.
“Türk
mutfağında yüzyıllardır aynı tariflerle yemek yapılıyor, yemek çeşitleri ve
yapılan mönüler de pek az değişiyor. 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmed'in yediği
börekler, dolmalar ya da ayranlı çorba bugün de Trabzon ve Van'da aynı şekilde
yapılıyor ve sevilerek yeniyor. Dün mantı, borani, köfte ve baklava yiyorduk
bugün de aynı şeyleri yiyoruz. Artık katı yağı o kadar çok tüketmemeye daha çok
zeytinyağı ile yemek yapmaya özen gösteriyoruz ve eskisi kadar sık baklava
börek açmıyoruz. Tabii ki son gelen nesil fast food seviyor ama biz hala
evlerimizde tencere yemekleri yapıyoruz. Ben, yağı, şekeri ve hamur işini
azalttığımızda dünyanın en sağlıklı yemeklerini pişirdiğimize inanan biriyim.
Sebzeli, etli tencere yemekleri, çorbanın yüzlerce çeşidi ve zeytinyağlının 41
çeşidi ile Türk Mutfağı'ndan daha sağlıklı bir mutfak düşünemiyorum.”
Soysal ülke
tanıtımı açısından öneminin giderek arttığına inandığı Türk Mutfağı'nın
yalnızca turistik bir mönüyle “şiş kebap ve döner” olarak tanınmasına çok
üzüldüğünü söylüyor: “Türk mutfağının da en kısa zamanda ön plana çıkacağına inanıyorum.
Dünyanın en zengin üç mutfağı arasında yer alıyoruz. Türk mutfağının gerektiği
gibi ve yeterince tanıtılmadığını hemen hepimiz biliyoruz. Yurt dışı
gezilerimde en çok sorulan sorular hep Osmanlı mutfağıyla ilgili oluyor ve bu
ilgi giderek artıyor.
|

|

|
|
İkizleri,
büyük oğlu ve eşi Sahrap Soysal'ın
çok faal bir anne olmasına artık alışmışlar.
|
Osmanlı Mutfağı denilince akla 600 yıl hüküm sürmüş bir imparatorluğun
geldiğini söyleyen ünlü yemekçi bütün dünyada, imparatorluk mutfaklarına karşı
her zaman büyük bir ilgi olduğunu söylüyor, “Ama bana kalırsa Osmanlı
Mutfağı'na duyulan ilginin asıl sebebi, yüzyıllarca yan yana ve kol kola
yaşamış olan Gürcü, Çerkez, Ermeni ve Rumlar gibi birçok topluluğun bir araya
gelerek oluşturduğu Türk halk mutfağının çok zengin olmasıdır. Ben, her Türk
vatandaşının Antakya ve İzmir mutfağıyla bir an önce tanışmasını isterim.
Yüzyıllar boyunca pek çok medeniyete beşik olmuş Antakya'nın Arap, Musevi ve
Fransız mutfaklarının karışımı olan yöresel yemeklerin tadına doyamazsınız.
İzmir'in balkabağıyla yapılan ve teneke tulumuyla süslenip fırına verilen
'Balkabaklı Sinkontu' eminim pek çoğunuzun damağında iz bırakacak bir
lezzettir. Orta Asya'dan 11. yüzyılda göç ederken getirdiğimiz Tutmaç
çorbasını annemin elinden yemenizi de şiddetle tavsiye ederim. Yine göçebe
hayatın yadigarı olan kurutulmuş yufka, kurutulmuş kemik ve kurutulmuş yoğurt
gibi geleneksel yemekler annemin evinde hala yapılıyor. Yatgeber ekmeği, ölüğün
körü, kısır bamya, dul avrat çorbası analım kızlı, şıllık, yergöğ dolması damat
paçası gibi yüzlerce yemeğin dramatik veya trajik öyküsü de kültür
zenginliğimizin önemli parçalarıdır.”
Sahrap Soysal
yemeklerin seçiminde ise yüzyıllar boyunca erkeklerin ve çocukların etkin
olduğunu ve kadının özellikle beslendiği yegane döneminse lohusalık olduğunu
anlatıyor; “Bu gelenek hala devam etmektedir ancak çocuklarımızın yeme
alışkanlıkları önemli değişikliklere uğramıştır. Günümüz gençleri arasında
popüler olan yemekler pizza, hamburger, sandviç ve dürüm gibi çabuk ayaküstü
tüketilenlerdir. Yeni neslin damak tadına hitap edebilmek için; değişik
soslarla yapılan makarna, salata ve etlere ağırlık vermek gerekiyor. Yani
gençler ve çocuklar, klasik yemeklerden değil, göze hitap eden ve yaratıcı
yemeklerden hoşlanıyor. Ayrıca; tart, kuki, kiş mafin gibi Avrupa ve Amerika
kökenli tatlılara da bayılıyorlar.”
Sahrap Soysal’ın Mutfağından

Fırında Sütlü Tavuk
6 Kişilik
Hazırlama
süresi 15 dakika
Pişirme
süresi 45 dakika
MALZEME LİSTESİ
• 1 kg kuşbaşı tavuk göğüs eti
• 2 su
bardağı süt
• 3 adet
orta boy kabak
• 2 demet
dereotu
• 4 diş
sarmısak
• 4 yemek
kaşığı sıvıyağ
• 1 yemek
kaşığı kekik
• 2 çay
kaşığı tuz, karabiber
YAPILIŞI
• Kuşbaşı
tavuk etlerini derin bir kaba koyun. Üzerine tuz ve karabiberi serpip sütü aktarın.
Kabın kapağını kapatıp buzdolabında en az 1 gece bekletin.
• Diğer
taraftan, kabakları soyup bir santimlik halkalar halinde dilimleyin.
Sarmısakları soyup pirinç tanesi büyüklüğünde parçalara bölün.
• Orta boy
bir fırın kabına 2 yemek kaşığı kadar sıvıyağ gezdirin.
• Tavuk
etlerini sütüyle beraber fırın kabına aktarıp üzerine kabakları dizdikten
sonra sarmısak parçalarını serpiştirin. Tekrar tuz ve karabiber ekleyip çok
ince kıydığınız dereotunu ilave ettikten sonra karıştırın.
• Kekik ve
kalan yağı da aktarıp kabın üzerini kapakla veya alüminyum folyoyla kapatın.
• Yemeği,
175 dereceye ayarladığınız fırında yaklaşık 40-45 dakika pişirdikten sonra
fırından alın.
•
Sebzeleri servis tabağına yayıp tavukları üzerine aktarın. Ya da göz zevkinizi
okşayacak şekilde yerleştirip servis yapın.

Soya Filizli Diyet Salata
4 Kişilik
Hazırlama
süresi 10 dakika
Pişirme
süresi 12 dakika
MALZEME LİSTESİ
• 1 paket
soya filizi (200-250 gr)
• 15-20
adet Bürüksel lahanası
Sosu için;
• 3 yemek
kaşığı soya sosu
• 2 diş
sarmısak
• 3
yemekkaşığı sıvıyağ
YAPILIŞI
• Soya
filizlerini bol suyla yıkayıp süzün. Bürüksel lahanalarının sararan dış
yapraklarını soyup sapını kestikten sonra yıkayın.
• Küçük
bir tencereye 2 su bardağı sıcak su koyup tuz katın. Orta ısılı ateşte kaynayan
tuzlu suya Bürüksel lahanalarını aktarın. Lahanaları diri kalacakları şekilde,
10-12
dakika haşlayıp süzün.
• İki ya
da üç parçaya ayırdığınız soya filizlerini salata kabına koyun.
• Üzerine
ikiye böldüğünüz haşlanmış lahanaları da ekleyin.
• Diğer
taraftan, sosu hazırlamak için;
• Soya
sosunu bir kaseye aktarıp dövülmüş sarmısak ve sıvıyağı ilave edin. Soya sosu
tuzlu olduğu için ayrıca tuz ilave etmenize gerek yoktur.
• Sosu
çatalla iyice çırptıktan sonra sebzelerin üzerine gezdirin. Salatayı iyice
karıştırıp servis yapın.