27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Asaf Halet Çelebi

 

 29 Aralık 1907 İstanbul - 15 Ekim 1958 İstanbul

Galatasaray Sultanisi'nin son sınıfından Adliye

Meslek Mektebi'ne geçti. Bir süre memurluk,

ardından kütüphanecilik yaptı. Yeni şiir akımının

öncü dergilerinden Ses, Hamle, Sokak, Servet-i

Fünun - Uyanış ve Gün gazetesinde yayımladığı ilk

şiirlerinde çocukluk, erginlik çağının duygu ve

içgüdülerine; masalların, tekerlemelerin gerçekdışı

havasına bağlı temalar işledi. Doğu ve batı kültürlerinin

verilerini gizemci bir duyarlılıkla birleştirdi. Soyut şiir

 anlayışının edebiyatımızdaki ilk temsilcilerinden oldu.

 

ŞİİR KİTAPLARI

He (1942), Lâmelif (1945),

Om Mani Padme Hum (1953)

 

MARİYYA

 

                                   Lizbonlu Maria Barbas'a

 

lizboa

            boa

simsiyah saçlı kadın

            mariyya

bir masal söyle bana

kan nasıl çıkmadı taştan

            o ölen kimdi

               mariyya

 

öleni bilmem

            buna şarkı derler

lizboa

            ben bir şarkıyım

atlas denizlerinden geldim

        önümde dalgalar vardı

            arkamda dalgalar

 

dalgalar bitince

                 ben de biterim

 

                                   (Om Mani Padme Hum)

 

KORKUYORUM

etli dudakların var

       yiyecek beni

            korkuyorum

                  pitekantropum

                        dişim

                            hayvanım

birbirine yakın gözlerinden

    uzun

       ve yuvarlak

            sıcak

               karnından

 

gözlerin orman akşamlarından kalmadır

            anlaşılmaz sözlerin var

gündüzleri bam başka

            geceleri büyücüsün

korkuyorum

            mara'm

                        şeytanım

sivri dişlerinden

            uzun ayaklarından

                 ve simsiyah saçlarından

iyilikler dolu yüreğin var

     rahmetler taşıran

            seven

                 ve okşayan

korkuyorum

     bodhisattva'm

            bilinmez dünyadan

                        ve uyutan

                               kucağından

 

 

MİSAFİR

sana bakarak

             bütün yüzleri unutmak

kendimden

              ve arap saçı olmuş

                    bir sürü

                          hikâyelerden bıkarak

 

sana misafir geliyorum

denizlerin sesi içinde

ve gündüz güneşlerinde

                                    şaşırmış

 

sana misafir geliyorum

biraz daha uykuya yakın

               biraz daha dalgın

                     biraz daha başka şeylerden uzak

 

ADIMI UNUTTUM

adımı unuttum

              adı olmıyan yerlerde

ne in

     ne cin

          ne benî âdem

 

zamanlar içinde

kuşlar uçuyor

kervanlar göçüyor

                          bir iğne deliğinden

 

çarşılar kuruluyor

saraylar oyuncak

         insanları karınca şehirler

zamanları gördün mü

                            bir iğne deliğinden

 

adımı unuttum

        adı olmıyan yerlerde

geçip gidenlere bakarak

 

 

MÂRA

bilmemek bilmekten iyidir

düşünmeden yaşayalım

                                   mâra

günü ve saatleri ne yapacaksın

senelerin bile ehemmiyeti yoktur

seni ne tanıdığım günleri hatırlarım

                                                     ne seneleri

yalnız seni hatırlarım

               ki benim gibi bir insansın.

 

tanımamak tanımaktan iyidir

seni bir kere tanıdıktan sonra

yaşamak acısını da tanıdım

bu acıyı beraber tadalım

                                   mâra

 

başım omzunda iken sayıkladığıma bakma

beni istediğin yere götür

ikimiz de ne uykudayız

                                 ne uyanık

 

 

NİRVANA

karanlığa geçelim

 

karanlığı geçelim

 

ne uyku

            ne ölüm

hem uyku

            hem ölüm

 

düş içime uyu

ve sonsuz büyü

unut renkleri

     ve şekilleri

                     hepi

                            ve hiçi

 

beni

     ve seni

         ve geceyi yuttu

                                       nirvana

 

GÖZLER KİMİ GÖRDÜLER

odalarda oturdum

                        odaları kapladım

sokaklara çıktım

                 sokakları doldurdum

görünen her şey ben oldum

ve her şey beni gören göz oldu

ve ben görünmez oldum

(Om Mani Padme Hum)

 

NÛRUSİYÂH

bir vardım

            bir yoktum

ben doğdum

selimi sâlisin köşkünde

 

sebepsiz hüzün hocamdı

            loş odalar mektebinde

harem ağaları lalaydı

            kara sevdâma

uyudum

            büyüdüm

ve nûrusiyâha ağladım

 

nûrusiyâha ağladığım zaman

annem sûzudilâra idi

ve babam bir tambur

annem sustu

babam küstü

ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım

                        nûrusiyâaah

                                   nûrusiyâaahhh

 

(Om Mani Padme Hum)

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


4802 - unknown - 38.107.179.236