Afşar
Timuçin
1939 Akhisar
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve
Edebiyatı Bölümü’nde okurken
Kanada’ya gitti. Yükseköğrenimini felsefe dalında yapıp,
dönüşünde Erzurum Atatürk
Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Fransızca okutmanlığı yaptı.
Bu arada aynı üniversitede
doktorasını verdi. 1992’de profesörlüğe yükseldi. Varlık,
Yeni Edebiyat, Ataç, Dönem
gibi dergilerde göründü. Çeviri ve denemeleriyle tanındı.
İstanbul’da Kavram Yayınları’nın
ve üç aylık Felsefe Dergisi’nin (ilk sayı, Ekim-Aralık
1977) sahip ve yönetmenliğini yaptı.
Felsefeyle ilgili kitaplar yanı sıra öykü ve deneme
kitapları yayımladı.
ŞİİR KİTAPLARI
Çöl (1968), Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz (1974),
Savaşçı Türküleri (1980),
Ey Benim Güzel Sevdalım (1984), Bu Sevda Böyle Gider
(1992), Akşam Türküleri (1996)
YAZDAN KALAN
Kocaman bir yazdan
Kala kala bu deniz kaldı
Başedilmez bir aşktan
Kala kala bu sevinç
Oysa nasıl da yazdı
Patlayan tomurcuklardan
Her gün döküle döküle
Bu ince çizgi kaldı
Durup kalmak kolaylığı
Tutkularda olmaz ya
Durup kalamadık da
O zaman kuşkular kaldı
Tortular kaldı içimizde
Kocaman yakınlıklardan
Bağırtılar yakınmalar
Ya da sessizlikler kaldı
Kocaman bir yazdan
Batmış bir gemi gibi
Soğuyan kıyılarda
Ürkek gölgeler kaldı
(Ey Benim Güzel Sevdalım)
YANILGI
Başlayacak gibiyken konuşuyorsun bitiyor
Yeniden geliyoruz başladığımız yere
Aşklar ve inançlar da aynıdır
Bir başka yanına geçemezsin
Bir yanını yaşayıp bitirmeyince
Ne çok şey bildiğimiz çıktı ortaya
Seninle akşamları konuşa konuşa
Kendimizi ve her şeyi
Anlata anlata kendimize
Ne çok akşam tükettik
Ne çok da kendimizi
Kitapların doğru olduğu tamam
Ayrıntılarında bile anlaşıyoruz
İş yaşamaya geldi mi
Her seferinde yarım kalıyoruz
Öylece bırakılmış gün bitiyor
Öylece bırakılmış akşamlardan geçerek
Öylece bırakılmış bir güne başlıyoruz
(Ey Benim Güzel Sevdalım)
DEĞİŞİM
Çocuk ders çalışıyor görünüşte
Sayfaları yavaş yavaş çeviriyor
Çocuk deniz çalışıyor gerçekte
Gözlerini ufuklara dikiyor
Durup durup adını anıyor
Aşkın sözlüğünü ezberlemekte
Bütün nöbetçilerle yarışıyor
Gözleriyle gelişini beklemekte.
Biz şimdi aşk öğrenelim
İnsan dersi sonra da öğreniyor
Yüzyıllık kitaplarda bilgi kendi malımız
Haritadan şehirler kaçmıyor ya
Sevinmek yaşarlığa dokunmaktır
Atlı gibi dört nala içimizden gidiyor
Bazen her şey yanılmakta bile
Sevişmek gene en az yanılmaktır.