27 Mayıs 2012 Pazar
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ahmet Ada

 

 1947 Ceyhan

Ceyhan Lisesi’nde okurken öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Çeşitli işlerde çalıştı. İlk yazı ve şiirleriyle Yeni Dergi,

Yansıma, Yeni Adımlar dergilerinde göründü. Sonra Dönemeç, Somut, Hakimiyet Sanat, Felsefe, Yusufçuk, Türkiye Yazıları’nda

yazdı. Şiirleriyle çeşitli ödüller kazandı.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Gün Doğsun Gül Üstüne (1980), Acıyla Akran (1983), Yaz Kırlangıcı Olsam (1985),

Aşk Her yerde (1990), Vakit Yok Hüzünlenmeye (1992), Günyenisi Lirikler (1992),

Yitik Anka (1993), Taş Plak Gazelleri (1995), Küçük Bir Anmalık (1996),

Begonyalı Pencere (1998)

AYNA

Masamdaki ayna çığlık çığlığa. Asma, pencerede

gökyüzü hevengi. Kapanın önünde kara kedi. Bir oda

düşünün ki usul usul akşam giriyor içeri. Sofamıza

düşen ay yıldızların fısıltılı sesi. Elma çiçeklerinin

fısıltısı doluyor içeri, fulyaların. - Sen nerdesin ince

yârim? Hangi göl kıyısında, hangi otelde? Zaman kuş gibi uçup gidiyor. Dağ göllerinin uykusu çöküyor kirpik-

lerime. Gecenin tefini çalıyor rüzgâr.

 

Gecenin bir yarısı annem şiir yazmamı yasaklıyor.

Huysuz oluyor ihtiyarlar.

                                                                                                                      (Begonyalı Pencere)

 

 

BEGONYALI PENCERE

Senin bu küsümser yüz

Bir ağlar bir gülersin

 

Seninle ayakta duruyor

Hercai sözcüğü.

Seninle biçim - bozuma

Uğruyor Türkçe.

Günübirlik değerleri ters yüz ede ede

Döküntü değeri kazanıyor

Her sevgili.

 

Yüzün göğe açılmış

Gündeş yazı

Begonyalı pencere

 

 

SERÇE

Giydim ben de yalnızlık hırkasını

Dilimde eski hüzzamlar

Kulağımda ipek sesi unutulmuş hatmi çiçeğinin

Kar mavisi kirpiklerinin sesi

Bir güvercin curcunası olan yaz göğünün sesi

Usulca çömelip yem arayan serçe sesi

Uçtum o serçeyle

Uçmasını bilen limon ağacının sesi

Bir Chagall resminin çocuksu sesi

Uykusuz şairler korosunun güneşli sesi

Sanayi sokağında hangarların orada

Uçarı gölgelerin sesi

Mozaikler arasından püsküren bir çiçeğin sesi

Manastır avlusunda

Bir Sümer tabletinin kırık sesi

Yaklaştım yanına gök sayfaları arasında

Sırlar saklayan kapıların sesi

Seviyorsan beni hâlâ saçındaki leylak sesi

 

Kökü ordadır diye sevdanın

Bir bumerang gibi sana döndüm

Varoşların burcu kalbine

Yaşadım beter bir aşkı, öğrendim

Kalp kalesinin ikiye bölündüğünü

Dolunayların senin çocuk gözlerine dolduğunu

Bunun şaşırtıcı bir şey olduğunu

Solgun gelinciklere söyledim

Ürgüp’te

Develerin üstünde hatıra fotoğrafı çektiren seyyahlara

Bakırcılar çarşısının esnafına

Çömlek ustalarına

Çuha çiçeklerine söyledim dere boyunda

Bir tel uzadı ışıklı bir tel saçında

Giydim aşk urbasını sana geldim

 

Birdenbire yaz yağmuru başıboş caddelerde

Giyindim yağmuru sana geldim

Kalbimde ipek-baharat yollarının sesi

Üstelik vakit ikindi,

Kalbe akan çınarların sesi

Balkonların kuş vakti, vaktin sesi

Seviyorsan beni hâlâ pırıl pırıl sevdanın sesi

Yağmur muydu yağan yoksa yıllar mı

Kirli sarı bir şehir omuzlarımda

Sokuldum kırık yazılara

Yazıların veda sesi

Kuş sayfaları arasında

 

 

BİR ÇOCUK

Sen ey engin gönüllü düşsever

Sıfatsız derviş

Dolaştın içinde hep özveriyle

Doğu’yu, Batı’yı, sokakları

sokaklar ki leylak kokardı

Şuraya koymuştun masaya

Çiçeklerin sokak görgüsünü

Sokakların çiçek örgüsünü

 

Sen ey uçuruma atlayan çocuk

Anlat şimdi uçurumu, uçarı çiçekleri

Bazı güneşleri büyük sulara akan

Bazı aşkları beyaz sessizliğe akan

 

Bak işte geçti yine

İçinden sümbül yeleli bir at

 

Sen ey uslanmaz kalender

Doğu’lu bilge, gün doğdu bak

Hasret burcuna düştü

İmgelerin sınırsız dalga boyu

 

Deniz kıyısında denize karşı

Yaktı sigarasını bir atlı

 

Sen ey uslanmaz uçarı çocuk

Anlat şimdi vişneçürüğü ufku

Uçurum sessizliğinde suçsuzluğunu

Bak işte Cemal Abidir

Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvayda

Onun kasketine yağan yağmuru anlat

(Vakit Yok Hüzünlenmeye)

 

 

ŞİİR

İşte yine sığmıyorsun hiçbir kitaba

Sen ey uçurumdan çekilen şiir

Hangi sürgünden dönüyorsun kimbilir

Bir elinde üçüncü mevki tren bileti

Bir elinde de kış çiçeği

Sevdiğin bir gençkız için

(Vakit Yok Hüzünlenmeye)

 

 

 

AKDENİZLİ

Bir gidip bir gelmenin adıydı Aşk. Akşam inince

balkona, perdeler çekilir, susardı eşya. Sonra? Sonra,

bilinirdi acıyı bitiştirdiğim kocaman dünyaya. O gelir

rengârenk çiçekler açardı. Gece çiçekleri silip süpürürdü hüzünleri. O gider gitmek ona yeterdi. O

gider yağmurda saçlarını yıkardı. O gider bendeki

yıkıntı sürerdi.

 

Bir mavi: ulaşılmaz mavi. Birkaç çiçek: gelincik,

cezayir menekşesi, fulya. Karık bir ayna: dünya. O gi-

der ben seyrederdim ulaşılmazları. Dar sokaklardan.

O gider yoksulluklar başlardı. Usanırdım ayrılık-

lardan.

O bilirdi ayrılıkları en iyi. Pencerelerin rüyasını.

Kavakların ürperişini. Kavun taşıyan kamyonların

kanatlanışını. Ayazmaların serinliğini.

            Yanımda kalsa burada

            Yüzü bütün Akdenizi özetlerdi

 

 

 

RESİM

Denize çıkan sokak soğuktur üşürsün

Ey ince gömlekli Akdenizli çocuk

Yaz geride kaldı yetişirsin sonbahara

Bütün ömrün yok olan mavi bir bakış

Gibi geçiyor bir solukta bilmiyor musun

Yağmura yakalanmış bir kuş gibi üşürsün

Ey parke taşların ağarttığı çocuk

Kalbin deniz üstü yağmur, saçların uykulu

Gülerken güz resmini çekmiş sanki

Yaprağı sapsarı yaprakla bitiştiren

Yaprağı hüzünle değiştiren güz

Bir çarkıfelek otunu değiştiren güz

 

Önünde çakıl taşları deniz kıpırtısız

Bir park kanepesinin akışında unutulmuş

Güller de birdenbire sızar kalbine

Avlulara girersin: karşında güz

 

Mor bir gölge şurda ve sonyaz kokusu

Tam öyle işte yıkılmış bir atın duruşu

(Vakit Yok Hüzünlenmeye)

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


5324 - unknown - 38.107.179.240