Cahit Irgat
1916 Lüleburgaz - 4 Haziran 1971 İstanbul
Ankara Devlet Konservatuarı’nda okudu.
1940’ta sahneye çıktı. Aynı zamanda
birçok filmde başrol ve karakter rolleri
oynadı. 1940’larda yazdığı toplumcu
gerçekçi şiirleri kovuşturmaya uğradı.
İlk şiirleri “Cahit Saffet” imzasıyla Varlık
ve Serveti Fünun adlı dergilerde yayımlandı.
ŞİİR KİTAPLARI
Bu Şehrin Çocukları (1945),
Rüzgârlarım Konuşuyor (1947), Ortalık (1952),
Irgatın Türküsü (Bütün şiirleri, 1969)
SON YALNIZ
Kaç bin alkış, gözyaşı ucu
Sarmaş - dolaş arkadaşlık pabucu
Aynaların bu kaçıncı öpüşü
Bu gece mi bu yağmurun yağışı?
Bir oyuncu geçiyor iki büklüm, sus
Yaşadığı günlerin doruklarından.
Kala kala bir yağmur gözlerinde biriken,
Aynalarca uykusuz.
(Irgatın Türküsü)
KORKUYORUM
Her yerde aynı hava, aynı koku, aynı dert
Korkuyorum.
Sen de kaçma bu şehirden
Yalnız bırakma beni
Gökler bile değişiyor lâhzada.
Ardından geliyor bak
Güneşiyle bulutuyla gökyüzü
Bütün şehir, bütün deniz, yeryüzü,
Sen de kaçma bu şehirden
Yalnız bırakma beni,
Ben fakir bir sahilin
Kahır yüklü çocuğu,
Korkuyorum.
(Irgatın Türküsü)
AĞAÇ
Ağacım, dört kol çengi kıyamet
Her dalımda bir memleket
Uzar kollarım uzar
Taşımda toprağımda bereket
Köklerimden başlar hürriyet
Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu
Rüzgâr, rüzgâr.
Taşımda toprağımda kıyamet
Köklerimden başlar hürriyet.
(Ortalık)
İNADINA
İNADINA mı güzelsin
Akşam üstleri,
Demir parmaklıktan gördüğüm deniz?
İnadına mı fiyakan
Yan yan gidişin
Tombul kıçlı gemi?
(Irgatın Türküsü)
DOST
“Değil kardeşim, değil
Gök mavi değil, dal yeşil değil”
C.S.TARANCI
İnan kardeşim inan
Gök mavidir, dal yeşil
Omuzun omuzumda
Nefesin nefesimde
Gökyüzünü yıldız yıldız
Dilim dilim bölüşürüz yeryüzünü,
Payına düşen dertler
Payıma düşer
Sen benim günümdesin
Ben senin gecende,
Bir ucu sende denizin
Bir ucu bende
İnan kardeşim inan
Aynı suda yüzer bindiğimiz gemiler.
(Irgatın Türküsü)
BİR GARİP YALNIZLIK
Çalmasın kapımı kimseciklerim
Boş bulut yıldız yalnızlığında
Çok uzun gözlerinin içindeyim
Çalmasın kapımı kimseciklerim.
Çok uzun gözlerinin içindeyim
Susuzluğumu içiyorum bebeklerinden
Körkütük zehir-zıkkım
Çalmayın kapalı kapım.
Küflü bir akşamüstü terli
Uludum arınmamış camlarda
Ne telefon ne kapı zili
Çalmasın ben evde yokum.
Çok uzun gözlerinin içindeyim
Çalmasın kapımı kimseciklerim.
(Irgatın Türküsü)
BİZİM SOKAK
Peykelere serilen manav
Kavunlar okşuyor uykusunda,
Üzümler olgun
Kadim konaklar sağlam,
Nerdeyse gün doğacak
Müezzin uyanacak
Şehir ayaklanacak;
Ayni sokakta kocayan bekçi
Fikirler beyan edecek
Gece hakkında.
(Bu Şehrin Çocukları)
BİR ÇOCUK KONUŞUYOR
Her gün daha başka açıyor çiçek
Gökyüzü daha mavi gittikçe
Güneş daha rengârenk.
Şıngır mıngır demir alır gemiler.
(Ortalık)
NÂFİLE
Yalan şeyleri özlemişim nâfile
Nâfile şiir yazmış, kahırla yıkanmışım
Gülmüşüm söylemişim her şeye
Senin için yaşamışım insan oğlu, nâfile.
Ötme vapur gelemem,
Dört duvarla sarılmışım.
(Irgatın Türküsü)
PERİŞAN
Gözlerinde deniz, gözlerinde gemi
Gözlerinde çırılçıplak çocuklar
Rüzgâr esiyor rüzgâr, meltemdir
Güzel dünya üzerinde matemdir
Kalbimizin üç köşesi yangın yeri, perişan
Güzel şehir diri diri perişan
Güzel yağmur çirkin olur yoksul gözünde
İsyan değil, arzudur, şimşek şimşek parlayan
Konuş toprak, konuş meydan
İnsanoğlu her gün daha perişan.
(Ortalık)
SOKAK
İnsanlar geçiyor sokaklardan
Kendi ölüleri omuzlarında
Bir hayat nefes nefese, orman orman
İnsanlar geçiyor sokaklardan
Sevgiler taşmış, merhametler taş
Buram buram tütüyoruz taştan topraktan.
(Ortalık)
İŞTE
Sevdâ mı istiyorsun, komşu kıza sevdalan
Yolculuk mu? İşte vapur, işte tren.
Meyvalar güzel geçen mevsimden
Yeter ellerini uzatman.
(Irgatın Türküsü)
ELLERİN
Ekmek gibi ellerin var
Sıcacık
Seni niçin sevmiyeyim?
(Irgatın Türküsü)