Ercümend Behzad Lâv
1903 İstanbul - 16 Mayıs 1984 İstanbul
Türk şiirindeki fütürizm, sürrealizm gibi
akımların öncüsüdür. Darülbedayi'de aktörlük,
radyoda spikerlik ve yayın şefliği, tiyatro ve
sinema oyunculuğu, tiyatro yönetmenliği ve
öğretmenlik yaptı. Toplumsal konuları ve ülke
sorunlarını irdeleyen şiirler yazdı; tiyatroda
yenilikçi akımları izledi.
ŞİİR KİTAPLARI
S.O.S. (1931), Kaos (1934), Açıl Kilidim Açıl (1940),
Mau Mau (1962), Üç Anadolu (1964),
Bütün Eserleri (Yapı Kredi yayınları, 1996)
KAOS
Stratosferde sancılar başladı:
Vınlıyor uzaklıklar,
Kesildi ateş fırıldakların hızı,
Kara ummanda yıldız akıntısı..
Ka-os:
Ölü gezegenlerin esîrden mezarı..
Varlıkta maddeler, buhar, miyasmos..
Hava hortumlarında kıvılcım saçan küller
boğuyor kartalları..
Beslenmiyor moleküller
Bileşimler çürüdü. Bal yapmıyor arı
Artık çalışmıyor bunak protoplâzmalar!
Ayrılmıyor prizmada
Güneşin hurda yedi rengi
Ve yetmiyor gücü
Ekvator sularında dolaşan serseri bangizlere.
Yüzyıllardan aşan kozmos ışınları
kaçıyor zerrelerden inmiyor yere.
Dondu yıldız kuyruklarında elektronlar,
alev yüklü bulutlar ve şimşek kanatlı yuvarlaklar..
Helezonlu gel-git dalgalariyle yıldırımlanarak
doğuyor kor-
güneşlerden
oynak ve fıkırdak
yavru çarkı felekler doğuyor..
Uzadı gün, kısaldı yıl.
Bozuldu şaşmaz ihtiyar denge
Çekim kanunları ters döndü kapaklandı
Neptun'la Uranus
burçlarından kaydı şahlandı..
Çekiyor mıknatıs bazalt kayalar
ve mıknatıslı ay kabaran ummanları.
Ka-os'a belirti
Düşleri ortaçağ düzeni
Tarih azmanları!
Irklarla sınıflar karışmada
Lâv kusmaz oldu volkanlar
Kraterlerde balıklar yarışmada!
Delindi zekâların dibi:
Kaynıyor yeni kalıplarda yeni insan tipi!
Ekonomik kangrene yeni bir aşı..
Zora koşma heykeltraşı
yumuşa demir taş yontul!
Yaklaşıyor uğul uğul,
kaplıyor yer yuvarı
yıldız yağmurlu
tuz buz evrenlerin kasırgası..
Karnından soğudu yer-yuvar
Yaza kış karıştı,
kuş şakımalarına kışlar
Bir gidiş ki ileri değil geri
Demirle taş ve sonra mamutların devri..
Ka-os:
Köpüren evren
gaz buhar miyasmos
Kurtlanıp ürüyor tuzlu sularda
ilk cıvık balgamlı ahtapot yaşam..
Besliyor torbasında bilinmezi
ana kanguru ana doğa!
(Kaos)
ASTRONOT
Uzar da uzar mı kağnım ay-kırac'a
Gök kuşakta böğür öküzlerim şaşkın
O kahkaha sallabaş yıldızlardan yeşil sağnaklarca
Attım köprülerimi savaşlarında soğulcan uykularımın
Kağnım git git
Son çağrı uzay kızlarından cüceliklerime
Aya git kuşluğunca
Sapla boynuzlarını ay-teker'e
Düşünür ellerim kör ebe
Dört ayak bozkır'da
Uçamam onlar gelsin gezegense
İlk çağ adamlığıma
Ben var mıyım yal-taban
Us'tan artı us'tan eksi
Ben neresi uzay nere
Bir şebek boncuk
Özlemi kirpik
Yüreği çığlık
Evren'e açık
Bir şebek Zodyak'ta
(Üç Anadolu)
ODA
Karşıda
Mavi ışıklı oda
Odada ayna aynada yatak
Aynaya
giren aya
sarılı kol bacak
Tül perde esnedi
Ay düştü parçalandı
Gölge tek gölge çift
Kıvrandı gölgeler
Sabah ve akşamları
Bu kadın beyaz
Bu kadın esmer
Bu kadın kızıl
Bu kadın sarı
Bu kadın bir
Bu kadın dört
Sabah ve akşamları
Camın arkası loş
Mavi ışıklı odanın
İçi dolu içi boş
(S.O.S.)
OYNUYOR AY
Oynuyor ay
Mor salkımlı suda
Oynuyor ay
Üşüyor kalp
Şehvet durunca
Üşüyor kalp
Düşüyor baş
Kara taş yastığa
Düşüyor baş
Çekiyor su
Örümcek uykusu
Çekiyor su
Geçiyor tren
Hecin katarlı
Cin düdüklü tren
(S.O.S.)
GÖNÜL PASI
Mal verdik kâr etmedi
Can verdik kâr etmedi
Fermanlı'ya baş kaldırdık
Döş verdik dağlara
Yatağımız kara yer
Yastığımız taş oldu
Zorlu döğüş dalaş oldu
Kardeşi kardeşe kırdırdı sultan
Çilemiz dolmaz iken çakşırımız kan doldu
Rezil oldu rüsvây oldu kızanımız bacımız
Söndü hânümânımız düştük el kapısına
Gönül pası beter oldu ok yarasından
Bey kızları bezenirken dîbâsından atlasından
Vâciboldu bizlere gene kul olduk
(Üç Anadolu)
SİHİRLİ DEĞNEK
Bir sihirli değneğim olsa;
vurduğum yerde güller açılsa,
Uçan güller...
Bir sihirli değneğim olsa;
vursam bir nar ağacına,
narlar çatlasa kahkahadan...
Ve bebek yüzlü kızlar,
uzatsa başlarını
tane tane dallardan...
Onları ceplerime doldursam,
bir masal ömrü sürmek için
götürsem billûr sarayıma!
(Bütün Eserleri)
YAĞMUR
Yol batak çamur
Çapraşık ve dar
Yağmur
Etimde rüzgârın
Acı kırbacı
Sivri yılan dilli
Etimde rüzgârın
Kıvrılan dili
Gece uzun
Uzaklarda
yarın
Rüzgârda
ağaç
kolları haç
(Bütün Eserleri)