Erdal
Alova
17 Haziran 1952 Ankara
Ankara Cumhuriyet Lisesi’ni bitirdi. ODTÜ ve İstanbul
Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Yeni Dergi, Militan,
Sanat Emeği, Adam-Sanat dergilerinde şiirleri
yayımlandı. Politika gazetesinin sanat sayfasını
yönetti. Çeşitli yayınevlerinde editörlük yaptı. Kavafis,
Vaptsarov, Lorca ve Neruda gibi şairlerin şiirlerini
dilimize
kazandırdı. Çeviriler yaptı.
ŞİİR KİTAPLARI
En Son Çıkan Şarkılar (1980),
Giz Dökümü (1989), Bitik Kent (1995)
GÜZEL ÖTESİ
Güneş son kez baktı kızıl anahtar deliğinden
(o muydu dışarda kalan, biz miydik?)
sonra eyvallahı çekti mor bir tebessümle
gök geçirdi sırtına eflatun kaftanını
şarabî derken, menekşede kıldı karar.
Güzelötesi ışıkları akşamın
bu morguvan deniz
gittikçe tedirgin ediyor beni
ben
ışıkları sık sık kesilen şu garip şehir
gönlü kırılmış leylaklarım
kıpkırık tayfımın olanca başdönüşüyle
hohluyorum göğü:
Cennet Güzeldir
Güzellik Cehennem.
ŞİMDİ ŞİİRİN ZAMANI
Bulgaristan’da
anti-faşist savaşın
en zorlu zamanında
bir gün şair Vaptsarov dedi:
«Şiir miir yazmayacağım artık
silaha silahla karşılık vermek gerek
ve toplar atılırken müzik susmalıdır!»
Ve ardından son şiirini okumaya başladı:
«Hayır, şimdi şiirin zamanı değil...»
(En Son Çıkan Şarkılar)
HER ŞEYİN YÜREĞİ
VARDIR
Her şeyin yüreği vardır.
Toprağın yüreği tohumdur
acı acı çatlar.
Göklerin yüreği güneştir
ışık ışık oynar.
Aşkın yüreği susuzluktur
sevgi sevgi sızlar.
Şiirin yüreği sevinçtir
kıpır kıpır eder.
Tarih’in yüreği insandır
kavga kavga yanar.
İnsanın yüreği barıştır
tıkır tıkır atar.
(En Son Çıkan Şarkılar)
TASVİR
Yeni yıkanmış çingene kızı
Başında bir ebemkuşağı
Yaldıza kesmiş bütün gök
Türkü söylüyor Azize
(Bitik Kent)
GİZLİ İLİŞKİ
Bütün gece seviştiler
Kilere giren iki çocuk gibi
Şarap içtiler ağızlarından
Ut yerinden kişniş kokladılar
Bütün gece seviştiler
Yeni taşınılmış bir şehirde
Uyunan ilk uyku gibi
Şaraptan
Gövdelerin yabancılığından çok
Sırlarından sarhoştular
(Işığın hohlamadığı kömür
Tuzu ve buğdayı unutmuş sikke
Toprağın ele vermediği
Bir tanrı yüzü)
Bütün gece
acıbadem koktu öpüşleri
akasyanın gözü önünde
(Bitik Kent)
RADYOAKTİF ÇİÇEK
Bir bulut kaynar
dünyamız üstünde
ölüm serper bayramları
yağmur sevmeyen çocuklara
barış yollarında
hep o zehirli mantar.
(En Son Çıkan Şarkılar)
TELEVİZYON ÇİÇEĞİ
Bir mavi tuba ki
kökleri damda
hem cennette açar
hem cehennemde.
(En Son Çıkan Şarkılar)
YABAN ŞARKISI
Havada uçuşan
hafif ezgiler
farksız
poyrazla dağılan
sivrisineklerden.
Dalıyor
kulak memelerine
bir tiz
ve parazit saz
daldıkça kız
karşılıksız düşlerine.
Bir gözlerini açabilse
bilir onlara yapacağını!
(En Son Çıkan Şarkılar)
KAKTÜS KADIN
Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın
Sarınca bir erkek kokusu tuz çölünü
Baldıranlar akıyor memelerinden
Kıl damarlarında yeşil zencar
Bakışı bir ısırganlar gecesi
Sesinin sabahında okunmamış kitaplar
Bir erkekcik kuşu yiyor
Bacağındaki kısırböceğini
Fırlatıyor iğnelerini kaktüs kadın
Günleri
Yaşam süsü verilmiş bir intihar
(Bitik Kent)
PLASTİK ÇİÇEK
Midyecimin tablasında
kamyonumun aynasında
seni gidi plastik çiçek
sonsuzluk duygusuna
kötü örnek!
(En Son Çıkan Şarkılar)
ÖNSÖZ
Ak kâğıda geçirirken
şu kara-yazıyı
biliyorum
yine bir acemilik etmedeyim.
Ama bu yüzden yazmayacak değilim.
Sağ çıkmayabiliriz, diye, sabaha
hiç uyumuyor mu insanlar?
Ve yaralarına rağmen
dönmüyor mu dünya?
İşimde içtenim ya,
severek yapıyorum
benim güvencim bu, işte!
Ve yazacağım
her zaman acemi bir şair olacağımı bile bile
nasıl yaşıyorsam
sonsuz bilgisizliğimi bilmemin sevincinde.
ŞİİR ÜZERİNE
Işık kökleri büyük gizin
Bir çakıp kaybolan
Öfkesini yıkayan mor
Gövdesi sonsuzluk
Bellek:
Yıldızların yankısı
Arkadan gelen ses
(Bitik Kent)
ÖZDOYUM
Böyle, diyordu, işte böyle
Bir şehrâyin çıkardım
Ben her yalnızlığımdan
Güne dönen bir hayal gece
Fıskiyeden fişeklerle
Kendi göğünü yakan bir ateşbaz
Döner başım döner çarkıfelekler
Milyonlarca yıldız
Boşalırken kasıklarımdan
(Bitik Kent)
NERGİSî
Suda kendine bakıyor su
Saçlarını çözüyor sonra
Dudaklarını boyuyor, gözlerini
Ayak parmaklarıyla konuşuyor
Suda kendini okşuyor su
Memelerini, karnını
Karnının dilini
Uçuyor sonra
Yıldızları koklayarak
Kekiklerin ışığında
(Bitik Kent)
SAKAT ALAYI
Ben bir cüceyim
küçük bir yanlışı doğanın
çocuklara anlaşılmaz
büyüklere gülmeceyim.
Ben bir deliyim
mahallenin bir tanesi
her işin altındaki,
âşıkların giziyim.
Ben bir şaşıgözüm
gemiciler, serüvenciler
arar durur bakışlarımı
anlaşılmıyor mu yüzüm?
Ben bir kümüğüm
ağzım burnum kaval sesi
iğrençlerin iğrencesi
oysa hiç akmaz sümüğüm.
Ben bir kamburum
dünyadır sırtımdaki
eğer inanmazsanız
gidip şairlere sorun.
Ben bir topalım
adım bir adım önümde
giderim düşten düşe
deyin denizde dalgayım.
Ben bir dilsizim
ses nedir sessizlik
yüreği ellerimde
dilimin altındaki sözün.
Deyip geçtik önünüzden
kusurumuz görüle
gözler önüne serile
aldık değerli vaktinizi
ne koptuysa gönlünüzden.
(En Son Çıkan Şarkılar)
BİRİNCİ TEKİL ŞARKI II
Gömük bir tiyatroyum
Ne zaman güneşe çıksam
İçimde bir alkış kopar
Gezinir üstümde tanıdık ayaklı keçiler
Yine de bilirim ölüyümdür
Ölüdür bütün seyirciler
Mask giymiş bir masktır artık zaman
Üşüsem
Çıplak ayaklı bir prenses gezinir
Başlar tragedya
Dağdan koparılmış o çığlık
Söylenir durur
Yabani kekiklerin, kırık mermerlerin korosu
İncecikten bir yel çıkar
Alır sözlerimi
Bir başka kente götürür