11 Şubat 2012 Cumartesi
Bu sitede şu an itibariyle 53.222 metin bulunmaktadır.

'Her Şey' Hakkında Her Şey


<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>

Ergin Günçe

 

 1938 Giresun - 16 Ocak 1983 Ankara

İstanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden

mezun oldu. Yurt içinde ve dışında ekonomist ve planlama uzmanı olarak çalıştı.

ODTÜ’de öğretim üyeliği yaptı. 1953’te şiir yazmaya başladı. Yazdığı şiir ve yazılar

Dost, Değişim, Papirüs ve daha çok ‘Yeni A’ dergisinde yayımlandı. Paris’ten

dönerken Ankara Esenboğa Havaalanı’nda meydana gelen uçak kazasında öldü.

 

ŞİİR KİTAPLARI

Gencölmek (1964), Türkiye Kadar Bir Çiçek (Bütün şiirleri, 1986)  

 

GENCÖLMEK

Ay mıdır kar mıdır pencerede

Boğulmuş çocukları martılara taşıyan

Kara köpek karşı kıyıda uluyor

Bence o çocuk öyle gülmemeli

 

Atları çayıra saldım diş kamaştıran

                                 erik ağaçları altına

 

Nisan toprağı kalbimde ağarıyor

Bence o çocuk öyle gülmemeli

Şimdi bir kadın çay demlese

 

Bahçedeki korkuluk nar ağacıdır

Erken ölmüş, iyi giydirilmiş

Sular soğuyor ovada duran

                  ince gölgesinde

Büyük ateşler, kuytu köyler gibi

 

Alınlarına vişne çiçekleri yağan

O kızlar, delikanlılar ve lohusalar

Oyulmuş bir bebektirler ıhlamurdan

Kestane mangalları, masallar, talikalar

 

Ölüm alışsın artık bize

Bir dans gibi bahçemize gelsin

Gelsin otursun ılık minderimize

 

Bence o çocuk öyle gülmemeli

Ay kar gibidir pencerede

                                               (Gencölmek)

 

 

KIRMIZI SAÇLI ÇOCUKLAR

Aşı boyalı evlerine kasabanın

Bir ay doğar al yanaklı

Kurar kınalı ninem semaverini

Al yanaklı aya karşı

 

Ay. Denizde bir portakal

 

Nar çiçekleriyle aydınlanan bir eylül

Kasabanın kırmızı saçlı çocuklarından

Bir ıslık göğe resimler çiziyor

Kuşlar konuyor dudaklarıma

 

Gök. Büyük bir soru işareti

 

Nerdesin eski gelin böceği

Bomboş duruyor çocukların

Parmak uçlarındaki pembelik

Kuşlar kalkıyor dudaklarımdan

 

Karanlık. Sigara yüzüme yaklaşıyor

 

Donuk sarı kum kıyılara

Ölümü yazmışlar renkli çakıllarla

Kasabanın kırmızı saçlı çocukları

Uyanıp portakal uykularından

(Gencölmek)

 

 

GÜNLERDEN EYLÜL,

AYLARDAN ERGİN GÜNÇE

Günlük şarabımız var maşrapa içinde

Külde pişmiş patatesler ve eşsiz pilavzerde

Din kitaplarımız, putlarımız, telvelerimiz

Yeleği de köstekli bir amca kahvesinde

 

Suratı çilli günler, gölgesi uzun günler

İşte bir bağ bozumu, işte bir çıngıl üzüm

Gökyüzüne yaslanıp saatimi kuruyorum

Kimsecikler duymasın bir Tanrı olduğumu

 

İstersen bu Duayı bir Çınara söylerim

Ben kendi başımdaki en önemli şapkayım

Islıkla her türlü marşı çalan bir Arap

Bazan bizim orada bir yokuştan iniyor

 

İşte durumlar böyle ey Kandil Simitleri

Bir değirmen bu günler kalbimi öğütürüm

Serentiler kurarım ömrümü kuruturum

Haritamda denizlerin yerleri değişiktir

 

Günlük peynirinizi bize veriyor

Kızarmış bayat ekmek, suda kaynamış pirinç

Sen ne dersen de yeleği köstekli Kahve

Durup dururken Tanrımı seviyorum

 

Günlerden Eylül aylardan Uzun Eşek

Bir Tabanca çıkarıp kendimi vuruyorum.

 

 

ADSIZ

Adımız bahçenin köşelerinde saklı

Yeminimiz sözümüz sevgimiz

Bu sarı kâğıtta katlı

 

Güneş işte orda bayram yeri

Sularda ilk cemre

Gökte bir leylek buluyorum

 

Nedir beni dalgınlığa götüren

Şehirden dönünce onu bulamamak mı

Yoksa bu yaşta ölümden mi korkuyorum

 

Bahçenin içinden annemin kahkahası.

(Gencölmek)

 

 

DERSİMİZ AŞK ÇÜNKÜ,

SÖYLEMİŞTİM

Dersimiz Aşk, konular Haydutluk ve Sarışınlık

Şimdi şurdan koşsam Akdeniz’e çıkarım

Yörükler ve Develer arasından geçerim

Üzüm incir ve tütün, üzüm incir ve tütün

Dersimiz Aşk çünkü, söylemiştim

Oturur bir Güneşle sigaramı yakarım

 

            Bir Horoz adamıştım onsekizimde

            Nedense kesmeye üşeniyor insan

            Şu günlerde ömrüm de bir hayli kısalıyor

 

Dersimiz Aşk, konular Barut ve Av Tüfeği

Annemiz bizi de elbet bir Gül’de biriktirdi

Okullar bitti, Askere gittik ve hemen evlendik

Bahçeye bir Sığırcık bir de Köpek alıştırdık

Serentiler üstünde Biber ve Kırmızı Tarhana

Dersimiz Aşk çünkü, söylemiştim

Oturduk son gece Balkonda Vişne yedik ve gülüştük

 

            Süt gibi Gökyüzünden biriki Turna geçiyor

            Öksürerek yürüyorum bir İkindi yolunda

            İzliyor beni Gölgem, Çubuğum ve Keçilerim

(Türkiye Kadar Bir Çiçek)

 

 

KIYIDA ÖLÜM

Ölürken görünmesin diye

Yumar sımsıkı gözlerini

Öper kendi dudaklarından

 

Güneydeki deniz aldırmaz buna

 

Bir yaz şarkısı, hüzün

Ayva çiçekleri ak dallarda

Eğik uçan deli kırlangıç

Yaz günü kimsesiz sokaklarda

 

Güneydeki deniz aldırmaz buna

 

Saat beş. Penceremi açtım

Bir kına gökyüzüne yayılmış

Horozlar ötüyor kaba yağmurda

 

Güneydeki deniz aldırmaz buna

 

Ölürken görünmesin diye

Yumar sımsıkı gözlerini

Öper kendi dudaklarından

(Gencölmek)

 

 

ŞAPKAMDA YAĞMUR

Şapkamda yağmur içli bir şarkı söylüyor

Nasıl da söylüyor dudaklarıyla

O hacı gökyüzünün yıldızları ötmüyor

İşimiz artık ıslanmış horozlarla

 

Küçük adımlarla inmiş batı kapısından

Şaşırtmış annemi kocaman gözleriyle

Uykusundan etmiş keçileri oğlakları

Yollarda uygunsuz açık saçık yatan

 

Ben bir gün bu kasabadan giderim

Yağmur da benimle gelir mi bilmiyorum

Şapkamda yağmur içli bir şarkı söylüyor

Oturmuş şapkamda şarkıyı dinliyorum.

(Gencölmek)

 

 

YOKUŞ KASABA

Ben burda onu aradım kimdi nerde tanışmıştık

Herşeyi gömdüğümüz o ılık güneş

İlkin mintanımı yırttım bir çalılıkta

Sonra dalgın kalabalıkta dolaştım

 

Orda silah atılır tutulan aya

Çingeneler geçer, dağ köyleri

Çökelek indirir, yapağı kavurma

Ve dişli kar, o uzun ova yazlarına

 

Şimdi vapurdan insem kimse tanımaz

Yollar daralmış okul da küçülmüştür

Yoktur bizim eşek otlakta, arkama dönsem

 

Biber dizmişler mi tarhana sermiş kimler var

Sokaklarda akan rakılı duman

Akşam olsa ararlar mı

Koşup bahçelere saklansam

 

Burda bütün gün bakındım şubattı

Parklarda simit yediğim o yalnızlığa

Eski gözlerden biri, eski seslerden

 

Bari şurda tavşan kanı çay olsa

(Türkiye Kadar Bir Çiçek)

 

 

<< Önceki Sayfa Sonraki Sayfa >>


© 1996 - 2012 BOYUT YAYIN GRUBU
Koza Plaza A26 Tekstilkent 34235 Esenler, İstanbul   Telefon: +90 212 413 33 33 (pbx) | Faks: +90 212 413 33 34

info@boyut.com.tr

YASAL UYARI !

Bu sayfada yer alan bütün yazı, fotoğraf, resim, ilüstrasyon ve benzer diğer içerik özgündür ve Boyut Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. mülkiyetindedir. Kısmen veya tamamen hiçbir şekilde basılı veya herhangi diğer bir elektronik ortamda (CD, Internet, Intranet, DVD, Video vs) izinsiz kullanılamaz.İktibas edilemez. Tüm içerik, gerçekleşebilecek telif hakkı ihlallerine karşı elektronik sistemlerce sürekli olarak kontrol edilmekte, tespit edilen ihlaller herhangi bir uyarıya gerek duyulmaksızın yasal işleme tabi tutulmaktadır.


5351 - unknown - 38.107.179.237