Güngör
Gençay
1934 İstanbul
Kuleli Askeri Lisesi’ni bitiremeden ayrıldı. Uşak
Lisesi’ni ve İstanbul Matbaacılık Okulu’nu bitirdikten sonra çeşitli işlerde
çalıştı. Bir bankada müdür yardımcılığı ve bir şirkette yöneticilik yaptı.
Şiirleri Yeditepe, Gelecek, Türk Düşüncesi gibi dergilerde yayımlandı. Gelecek
Dergisini A. Kadir ve Rıfat Ilgaz ile birlikte çıkardı.
ŞİİR KİTAPLARI
Sabah Rıhtımı (1965), Balıklar Ovası (1967), Oğul (1967),
Dövülü Yürek (1968), Vurgunsuz Sabahlara Uyanmak (1988), Barut Yüklü Yıldızlar
(1988), Ağmalar (1995), Denize Akan Yangın (1995)
YANGIN GÜLLERİ
Delip geçti gerçekler yangın üzre bilinen
Bütün öğretilerin anafikirlerini.
Şiddetli bir deprem kuşağında şimdi
Hepsi de sallanıyor.
Odalarında, koridorlarında insan soluğu
Kapılarında, pencerelerinde gözler.
Kiminin elinde kalem, elinde saz
Dilinde şiir ve türkü kiminin
Ama hepsinin yüreğinde
Pir Sultan Abdal duruyor.
Gözlerini bağlarsak zamanın
Milâttan öncesi ve sonrasında
Cinayetlerin nedeni hep aynı
Ateşin işlevi aynı oluyor.
İki Temmuz gününün
Saat 19.50 kavşağında
Sıvas’ta madımak değil,
Gülde sevgi, sevgide insan yanıyor.
Çiçek vermez ağlama toprakları
Yangınlarda ve acılarda sürekli
Durdurmak mümkün değil zamanı
Sıvanmış haaa deyip geleceğe
Hayatı kavgalar çoğaltıyor.
Temmuz bahçelerinde artık
Rüzgârlar ateşten esmeyecek
Gayretin beyhude mezarcı
Devrilen bir yangının kopup gelen sesinden
Binlerce aydınlık filizleniyor.
BİNLERCE KEZ BÜYÜMEK
BİNLERCE BAŞKA DİLDE
Fotoğraftan çıkıp gelmiş karşıma
Ayakları sıska, boyu kısacık
Saçları iki yandan örgülü
Bir çocuğu gözlerimle kovalıyorum.
Boyveriyor yeniden kurumamış teriyle
Yanakların alı, diri canıyla
Tüneğime konmuş görünce onu
A canım, nerden böyle apansız
Geldin diyemiyorum.
Elleri emek emek büyümüş
Yüreği insan, insan.
Özünde yanıtlarım, özünde sorum
Gözleri yüzyıllarca ilerde
Bu çocuğu içimden bırakmıyorum.
ANLAM
Neye yarar ölmek,
Yaşamak neye?
Yürek kovanımızdan
Binlerce işçi arı
Uçuramadıktan sonra.