Hasan Şimşek
25 Temmuz 1918 Tarsus - 28 Ekim 1988 Ankara
Adana Ziraat Lisesi’ni bitirdikten sonra Toprak
Mahsulleri
Ofisi’nde çalışmaya başladı. Varlık, Çığ, Yücel gibi
dergilerde şiirleri yayımlandı. Şiirlerinde yalın bir
dille
doğa sevgisi ve yaşam sevinçleri dile getirilir.
Cahit Sıtkı Tarancı çizgisinde kendine özgü bir
şiir dili kurdu.
ŞİİR KİTAPLARI
Gece Gündüz (1952), Beyaza Duran (1963)
GÜNÜMÜ GÜN ETMEK İÇİN
Ömrüm boyunca aşk ile şevk ile
Sevmeğe devam edeceğim her şeyi;
Gözlerime doldurup maviliği
“Aziz ol!” diyeceğim gökyüzüne,
Selâm vereceğim insanlara, selâm alacağım;
Kanımı ısıtacak bu sevgi...
İşe gitmek zamanı sabahleyin;
Çocuğumu öpeceğim ve seni,
Vaktin içinden geçeceğim
Şarkı gibi;
Sonra bütün gün akşamadeğin
Çalışıp didineceğim ama
Atladığım gibi eşiği
Soyunup atacağım üstümden
Yorgunluk dediğimiz gömleği...
Soframda beyaz peynir ve zeytin
Ve bu toprağın bu memleketin
Suyu ekmeği,
Kokusu hovardaca uçan çiçeği,
Üzümü, buğulu, serin...
Bunlar bu söylediklerim
Şairanedir belki.
Olsun;
Ben günümü gün etmek için
Memnun veya mahzun yaşıyacağım;
Hamdedeceğim sana, şükredeceğim
Rabbülâlemin!
SÜRGÜN
Ben güneyden kalkıp gelmişim kardeş,
Sımsıcak bir öpüş alnımda gün,
Yumruk kadar yüreğimde bir dünya,
Toprak kokan avuçlarımda güneş,
Ve urbam gibidir üstümde hüzün...
Sürgünüm yalnızlığında ömrün
İki gözümden iki damla yaş,
Dün Tarsus, bugün Tosya
Yarın belki Sarıkamış, belki Muş;
Çekip götürecektir elbet kader bu ya!
Bir yerde karar kılmak ne mümkün;
Ekmek atlı ben yaya...
NEYE BAKSAM
almış götürüyor beni eski bir tren
istasyonlarda inen binen
hep ben.
merhaba uçsuz-bucaksız doğa
merhaba / merhaba / merhaba...
hep böyle sesleniyorum her sabah
vagon penceresinden.
... şimdi ırmak yumuş arıtmış yatağını
çoktan denize varmış yaşadıklarım
güneşte güneş olmuşum
yağmurda yağmurum sırılsıklam
........
bir aynadır yüzüme şimdi evren
kendimi görüyorum neye baksam.
AKŞAM SAATLERİ
Hey gözünü sevdiğim akşam saatleri
Tarsusta duman duman, Mersinde masmavi.
Eski pencerelerde ıtır saksıları
Havada palmiyeler ve ışıklar sarı
Esmer ve sıcak, beyaz ve yumuşak kızlar
Uçuşan çiçek tozları ve tenha sözler
Bitmiş günlük çabadan koltuğumda ekmek
Köşeyi döner dönmez evim görünecek
Öpüşümden süt tutmuş göğüsleri taşkın
Dönüşümü gözleyen usul boylu kadın
Saçlarında alkaranfil, dudakları kan.
Önce ve birden güzel, korkunç güzel bir an
Haşimî bir akşamda alev-ateş bir aşk
Ve ondan başka herşey uzak uzak uzak..