Halil
Kocagöz
1930 Söke - 7 Ağustos 1984 Söke
Galatasaray Lisesi’ni ve İstanbul Hukuk Fakültesi’ni
bitirdikten sonra Söke’de çiftçilik yaptı.
Romancı Samim Kocagöz ve hikâyeci Ferzan Gürel’in
kardeşidir. Yurt gerçeklerini ve evrensel
sorunları işleyen şiirleriyle tanındı. Oyunlar ve çocuk
romanları da yazdı. Adına çocukları
tarafından bir şiir ödülü oluşturuldu..
ŞİİR KİTAPLARI
Bulutlar (1944), Adamlar (1951), Yaşamak Türküsü (1959),
Yitik Duman (1961), Geyik Düşmesi (1965),
Atatürk’ün Işığı (1965), Uzay Duvarları (1971), Çiçek’le
Tüfek (1980), Bütün Eserleri I (1986),
Bütün Eserleri II (1987), Evrensel Öyküsü Sevinin (1987)
GÖK USU
-Cemal Süreya’ya-
O ilk deniz kızıdır arınan düşüncelerimizde
İner tül merdivenden sızan ışığıyla tanrının
Görünürken samanyolu gergin usuyla denizde
Elinde ok gökçeleri vurur yöresinde sessizliği
Fışkırır yürek yapısında sedef kabuğundan
Bir demet elinde yıldızdan: Sevgi
O ilk masaldır belki yine de ilk davranış
Işır pul pul beli gül ağzı dalgınca
Kıvranır teninde sonsuza büyülü yanış
Ansızın bir dalgayı ta kıyıya yollıyan
Düşlerden bir damladır parlayan sönen incisi
Düşer en yakın gerçeğe kirpik uçlarından
Kopar kayalardan çarpan sesiyle başlangıcı usun
Yıldızlar yansır da en ceylân gözlerinden
Bir yeni öt ağacı kokar yosun yosun
Birden kayan yıldızlarca yanan yüzü
Büyür büyür karanlığa ıslak uzun saçlarıyla
Gece bütün evren-gündüz yalnızca yeryüzü-
Fısıldar dal uçlarından ünü bıraktığı izin
Yorgun duvarında o solur da örgün sarmaşıkların
Dağıtır oynaklığını uykusuna çözümlenmezin
Çırpınan ilk adımdır sonsuzun kucağında
O ilk görüntü belki uykuda gülümseyiş
Çocuk odalarına dolan ay ışığında
O suskun gemisiyle gölgece gelir bir ara
Vurdukça ak yelkeni sulara duygumuzun
Yalnızlığı götürür en uzak kıyılara
Olgun serinliğiyle aynasında denizin
O ilk deniz kızıdır ıslak dudaklarıyla
Dolduran boşluğunu susayan içimizin
(Yitik Duman)
BAHAR GELDİ
Pembe filiz verdi
Beyaz çiçek açtı ağaç;
Şaşmayın kuşların canını dişine takmış
Daldan dala var gücüyle şakımasına
-Bir gün kış!-
Bahar geldi,
Etekleri rüzgârda bir taze avlusundan
Komşunun oğluna seslendi: “İsmail!”
-Adam kabaran toprağı sürdü-
Bahar geldi Anadolu’m
Umut umut bir başka oldu yine;
Peri bacaları yosunlarla yeşil...
Eski Polatlı’daki çocukların gözlerine
Bir kıvılcım yürüdü.
Bahar geldi, Anadolu’mun,
Tırtıllarını, karıncalarını, arılarını
Bir türküdür aldı;
Boynuzu kıkırdak buzağılar birbirini daladı mert...
Tayın gözlerini yaladı ihtiyar çoban köpeği
Tay şaştı kaldı.
Yaşamalıyız duydukça baharı içimizde
Yaşamalıyız gün tepelerde taze ışıklar içinde durdukça
Toprağımız, bize sardıkça kollarını gerçek.
Yaşamalıyız bir yana hışım zulüm,
Yaşamalıyız en doğrucasına, en iyicesine, en çok severek
-Bir gün ölüm!..-
Bahar geldi.
(Yaşamak Türküsü)