Hidayet
Karakuş
6 Eylül 1946 Yalvaç/Isparta
Gönen İlköğretmen Okulu’nu ve Konya Selçuk Eğitim
Enstitüsü’nü bitirdi.
Adana, Manisa ve İzmir’de Türkçe öğretmenliği yaptı. İlk
şiirleri okul
gazetelerinde, Çağrı, Şölen gibi dergilerde yayımlandı.
Şiir yanı sıra
hikâye, röportaj, roman, çocuk kitapları ve radyo
oyunları türünde
ürünler verdi. Yurt içinde ve dışında ödüller kazandı.
ŞİİR KİTAPLARI
Günaydın Gül Yaprağı (1979), Kemeraltı Şiirleri (1982),
Hangi Leylasın Sen (1986),
Sesini Bana Bırak (1993), Ateş Mektupları (1995), Konuş
Benimle (1998)
BÜYÜCÜ
suyu dağıt ateşi çöz
saçlarını gözyaşlarının koyağında kurut
hırçın ve aldanmış bir badem ağacının
şimdi
parlat düşlerini çocuğum
içimize vuran zincirlerin şıkırtısında
ateş yorulur ağrılar erir
nice masalların sütüyle kesilen göğsün
bir anka kuşunun göğsüne düşer
soluğun bir uzar beni yakalar
bir sararır sonbahar olur
suyu değiştir ölümü büyüle
güğümünü doldurduğun çeşmelere
sesini bırak
yaşadığını söylesin acının saatleri
(Hangi Leylasın Sen)
SEVGİLİ
bir selâm kadar uzaksın şimdi
bir gül atsam perçemin bozulur
sevdiğin türkülere çiy düşer
çoğalır avuçlarının kınası
dağlardan bir yel eser
çeşmelere seni doldurur
sular seni duyar selviler seni
bir yaprak düşer kalbinin üstüne
bin yıl öteye özlem sızar
şimdi hangi koyaklardasın
nerelerde biledin aşkını kim bilir
ne kirli gömleklerin yıkandı
ne yüzün okşandı onca zaman
kırağılar taradı saçlarını
yivli bir kurşun gibi
bir kuş gözlerinden ağdı
sustun yüreğin yalnız bir abdal
sustun öptüm seni
(Hangi Leylasın Sen)
BAYRAM
iki üç sözcükle
postalanan
kartlar gibiyim
yalnızlık
kendini bana ayarlamış
takviminde
geleceğe gün arıyor
(Hangi Leylasın Sen)
ARAYIŞ
doğum tarihi yeni bir kimlik buldum
adımı yazdım fotoğrafımı yapıştırdım
bir bulut gibiydi boşluktan gelen görüntü
top sesleri dağların ardından yükseldi
sanırım dünyaya yeni bir gol attılar
denizleri oyuncak leğenlerinde çalkalayan
çocukların barış gemilerinde yüzer gibiydim
yüzer gibiydim annemin saklı denizlerinde
bir kimlik buldum fotoğrafı yoktu
numarası yoktu, doğum yeri boş
senin adını yazdım yaşını belirledim
kendi fotoğraflarımdan çıkardım seni
anıların düşten yataklarında sevdim
büyük kentlerin varoşlarından derledim
dereboylarında sele kapılan kadınların
kapı numaralarından buldum yüzünü
siz köşe başlarında ayak üstü gözlenenler
geçerken görülenler ara sıra adı duyulanlar
numaralarınızı söyleyin dünyaya geliş numaralarınızı
sürücü belgelerinizin numaralarını
sigorta poliçelerinizin umutlarınızın
mezarlarınızın pafta numaralarını
sevdiğiniz kadınların sutyen bedenlerini
omuz gerdan numaralarınızı
sayısız sayılardan oluşan numaralarınızı
söyleyin söyleyin ve geçin tarihteki raflarınıza
anladım ben yufka yürekli zamanlarda
senin yelelerine tutunmuşum
beni yerlere seren rüzgarınmış meğer
anladım bu kimliğin numaraları yalan
kalbi bomboş bir tarihin külü yalnız
anladım büyük ateşlere yazılı adımız.