Küçük
İskender
28 Mayıs 1964 İstanbul
Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra beş yıl tıp, üç
yıl da sosyoloji öğrenimi gördü.
Önce Adam Sanat’ta, daha sonra pek çok dergide yazı ve
şiirleri yayımlandı. Erotik
şiirleriyle tanındı. Şiir yanı sıra deneme, anlatı ve
günce türünde ürünler verdi.
ŞİİR KİTAPLARI
Gözlerim Sığmıyor Yüzüme (1988), Erotika (1991), Periler
Ölürken Özür Diler (1994),
Yirmi 5 April (1994), Güzel Annemin Hayal Gücü (Seçme
şiirler, 1996), Suzidilara (1996),
Ciddiye Aldığım Kara Parçaları (1997), Papağana Silah
Çekme! (1998)
TAŞANDENİZ
Sevgilim! kaşığın içine bakıyor sonbahar
yüzündeki siyah su birikintisi
üzüyor seyrek yürekli kuğuları, ve
Kırılan bir lades kemiğinin ardından
unutulmadın, unutulmayacaksın da
mıh gibi aklımdasın her yeni ayrılıkta
sevgilim! gözlerin, bir kaşık sonbahar
HİKÂYE
anladık, uzakta bir parıltı var ve
lirler de kırık
hüzün ve ölüm eşittir hırs oluyor orada
metrelerce geceye sarkıtılıyoruz
eski birer iki ölü gibi
şakaklarda mor damarlar
yetmiyor zaman dağınık düşleri
köreltilmiş gözleri sahiplenmeye
ve devam ediyor hayat
en lazım yerinden hızla incelmeye
(Gözlerim Sığmıyor Yüzüme)
HAMLE
plaj güzeli ay
kumsalı geri al
geldiği yüze,
ıslak ıslık deniz
sesimi işittir
içindeki kazaya,
terkedilmiş toprak
taşın ruhumdaki krallığa,
ve
artık sözü geçmesin
bu gezegende
bu gezegenin,
ben
çekilen ağla
dönerim bir gün yurduma,
ne o doğa
ne o esrar
tutmaz üstüme kuma,
beni bir tek atlar anlar
anladıkça anlatırlar
geçmişe çöken tortuma,
kişnerler
kişnerler
kişmerler
daha fazlasını umma.
(Papağana Silah Çekme!)
BAKİR
korkularımı tatmin eden bir et parçası gibi yükseliyor
yerden
küllü köküyle,
sararmış koltukaltlarında geceleri kentleri saran mavi ışık
ve nöbetçi bir sevgilinin keçe
kalemle alelacele
yazılmış, yarısı terden silinmiş
telefon numarası.
-öncesi, diye soruyorum, nefesim çürük kâğıt kokuyor
-öncesi, tende durmazki... diyor, ben
ağustos böceği orospusuyum,
çabuk unutulurum!
kadın, bu: yüzyıllık bir şarabın mantarı olmaktan yorgun
parmaklarımı sarkmış memelerine
düğümlüyorum
sayılarını yitirmiş bir hedef tahtası gibi vücudu!
ağzına, karanlıkta, taşa sarılı
bir mesaj gibi düşüyor
dudaklarındaki camı kırarak dilim...
tarz acemisiyim, aşk acemisiyim, düş acemisiyim.
on yedisindeyim:
-hikâyen, diye soruyorum, gencim, geçmişsizlikten ürküyorum,
-hikâye, hayatta durmaz ki.. diyor, ben
ölümsüzlük bahanesiyim, çabuk
kururum!
kadın, bu: kalçalarını yerleştirirken kasıklarıma yeniden
ayın acımasızca çektiği çaresiz
deniz suyuyum...
-deminki ilkti, diye fısıldıyorum, gülümsüyor.
-benimki son değil!
ilk’le son değil’in arasındaki bu delik deşik gürültü
örtüyor o korkunç kerhanedeki ‘ortodoks’ görüntüyü.
arkadaşlar dışarda bekliyor.
hepsi annem.
ben erkek oldum.
gerisi sırra kadem.
KARALTI
bak! gece geliyor! sakın üstüne basma!
bronz boynuzlarımda kedi tiryakileri!
terkedildiğim kentte benim de bir küfür bütçem var!
sonuna kadar yabancıyım suratımdaki çukura!
yatağımdaki boy aynası: bu otelin bütün gölgesi,
dışardaki adamın çocukluk çetelesi!
geri dönmeden önce bir mektup yazıp postalamalı!
zarfın içine kulaklar, gözler ve sözde yeminler de koymalı!
ben buralara sevmek için gelmiştim
vuruldum gönlümün oturumunda ayağımın tozuyla!
sevgili belirsiz!
bir tıkırtı olur suda büyüyen ur
bak! gün gelir, fedakâr bir bıçakla kesersin
ortadan ikiye bölünür ruhundaki tuhaf karaltı
kasıklarında, müstesna sahibinin imzası:
simsiyah bir 666!
6.6 bin dokuz yüz doksan
yedi
(Papağana Silah Çekme!)
KEREM’İN YUTKUNDUĞUDUR
KEREM’İN BİR ÇÖZÜM BULUP DA
O AN UYDURDUĞUDUR:
sen tenimdeydin, terimdeydin, benimdin. Sen şule
sen! Ben küçükken koynuma girip saçlarımı okşayan
anneöcü, sen: melankolikliğimin, alkolikliğimin kadını
tamam! merak etme!
ayrılığın omurlarından bir onur yapacağım kendime
ve inan olsun
inadına
materyalizm koyacağım bu anlamsız pinokyonun adını!..
(Gözlerim Sığmıyor Yüzüme)