|
Mustafa Seyit Sutüven
1908 Edremit - 14 Ekim 1969 İzmir
Ortaöğrenimini Balıkesir Lisesi’nde tamamladıktan
sonra Edremit'te ticaret hayatına atıldı. Aruz, hece
ve serbest vezinle yazdığı şiirlerde bir akıma bağlı
kalmadan, halk şiirinden ve Yunan mitologyasından
esinlenen özgün şiirler yazdı. Soyadını aldığı Sutüven
Deresi üzerine yazdığı şiirle ünlendi.
ŞİİR KİTAPLARI
Bütün Şiirleri (Ölümünden sonra, İş Bankası Kültür
Yayınları, 1976)
UZAK
Uzağı sen bilir misin?
Hani çağırınca
En derin uykusundan eder
Kişiyi.
Boyunu bosunu göremediğin değil,
Sesini duyamadığın,
Tadını duyamadığın değil bir tanem!
Sağ avucundaki,
Dilinin ucundaki uzağı,
İçindeki uzağı
Paydosu!
(Bütün Şiirleri)
SUTÜVEN
Bir kayadan duman duman
On yedi metre atlayan
Dağ kokusuyla yüklü su.
Boşluğa fırlayınca, saç
Düştüğü yerde üç kulaç
Mavi su, ak köpüklü su.
Şi'rin elindesin bugün
Eski masalların bütün
Canlanacak birer birer.
"Akha"lılar da bir zaman
Şâir, ilâhe, kahraman,
Şi'rini burda içtiler.
Hepsi tapardı rengine,
Rastlamamıştı dengine,
Hiçbiri, mor Tesalya'da
Öyle füsunludur bu yer
Şi'rine borçludur "Homer"
Çünkü senindir "İlyada".
Eski, uzun zamanların
Tığ gibi kahramanların
Türküsüdür senin henüz.
Dağda hayât uyandıran
Taşları duygulandıran
Bir son ilâhesin henüz.
Afrodit olmadan ilâh
Dağdan inerdi her sabah
Elde gümüş hamam tası.
Burda çıkardı örtüden
Kimseye gösterilmeyen
Gerdanı, göğsü, kalçası.
Altına mavi mermerin,
Üstüne ak köpüklerin
Kurt gibi saldırırdı hep.
Kimseye belli etmeden,
Hırsla kucakladıkça sen,
Göğsünü kaldırırdı hep.
Burda "Mogol", "Yunan",
"Mısır",
"Med", "Roma", "Türk" asır
asır
Taptı döküldüğün yere.
Tanrıların konakları,
Orduların otakları
Burda ererdi göklere.
Söylediğim masal değil;
Atları, kahraman "Aşil"
Burda sulardı bir zaman.
Burda gezerdi "Keykubad",
Burda keserdi "Mihridat",
Burda içerdi "Antuvan"!
Göğse nasıl batarsa diş
Öyle derinden işlemiş
Taşlara "Hektor"un izi.
Söyle, bugün niçin, neden
Bunca ilâhlığınla sen
Kulluğa almadın bizi?
Halbuki bir "Yunan" kadar,
Hüsnüne her tapan kadar
Tapmayı biz de anlarız.
Bizleri başka görme sen;
Hüsnü, Hudâ kadar seven
Gönlü temiz adamlarız.
Hepsini at da bir yana,
Bâri o günlerin bana
Şi'rini söyle, tatlı su!.
Şi'rini, geldiğin yerin
Şi'rini, eski günlerin
Söyle, köpük kanatlı su!
(Bütün Şiirleri)
|
|