Mehmet Emin Yurdakul
13 Mayıs 1869 İstanbul - 14 Ocak 1944 İstanbul
Hukuk eğitiminden sonra memurluk ve Hicaz, Sivas,
Erzurum valiliği görevlerinde bulundu. Son Osmanlı
Meclisinde ve TBMM’de milletvekilliği yaptı. Millî
edebiyat akımına bağlı olarak hece vezniyle ve sade bir
dille yazdığı şiirlerde millî ülkü, Türklük gibi konuları
işledi.
Bu çalışmaları nedeniyle “Millî Şair” olarak
adlandırıldı.
ŞİİR KİTAPLARI
Türkçe Şiirler (1898), Türk Sazı (1914), Ey Türk Uyan
(1914),
Tan Sesleri (1915), Ordunun Destanı (1915), Dicle Önünde
(1916),
Hastabakıcı Hanımlar (1917), Turan’a Doğru (1918), Zafer
Yolunda (1918),
İsyan ve Dua (1919), Aydın Kızları (1919), Ankara (1939),
Şiirler (Tüm şiirleri, Ankara 1969)
BENİM ŞİİRLERİM
"Sen kalbsizsin; hani senin gençliğinin hayatı?"
"Aşklarım mı? Bir nefesle solabilen bu şeyler,
"Bir yanar-dağ ateşiyle kömür gibi karardı;
"Şimdi ise yerlerinde bir sıtmalı yel eser.
"Evet, benim her şi'rimde yılan dişli diken var;
"Sizler gidin, bal verecek yeni açmış gül bulun.
"Belki benim acı sesim kulakları tırmalar,
"Sizler gidin, genç kızların türküsüyle şen olun!
"Varın sizler, onlar ile korularda el ele
"Gezin, gülün, bir çift bülbül aşkı ile yaşayın;
"Yalnız kendi, yalnız kendi rûhunuzu okşayın!
"Zavallı ben, elimdeki şu üç telli saz ile
"Milletimin felâketli hayatını söyleyim;
"Dertlilerin gözyaşını çevrem ile sileyim!.."
(Türk Sazı)
BENİM ÖMRÜM
Genç çağdaydım, kendimi bir dikenli yolda buldum;
Hıçkırıklar işittim, gül ve bülbül bağlarından.
Felâketler topladım, Anadolu dağlarından;
Uzun sazlı Âşıklar diyarında şair oldum.
Ezgi koydum, âhlarla, figanlarla Türk şi'rine,
Öz dilimle haykırdım, "Ey milletim, uyan!" diye;
Viran yurdun dolaştım, bir şehrinden bir şehrine;
Saç ve sakal ağarttım ben de, "Vatan, vatan!"
diye.
(Şiirler)
ŞÂİR
Öc
Şâiri'ne
Tarih nankör değildir, bir hizmeti unutmaz;
İstikbâlin vicdânı aşk istemez, kin tutmaz.
Bana yirmi yaşımda ateş saçan bir sevdâ,
İlk şi'rime altundan kanad veren o hulyâ
Ak saçlarım altında yine alev saçacak.
Milletinin ruhuyle feryad eden bir dudak
O şeyleri söyler ki çağlattığı gümüş ses
Asırların önünde nağmesini dindirmez.
Hiddet, tahkir hepsi boş!.. Her cefaya katlanan
Yine şair kalbinden başka bir kalb değildir;
Bu zayıf kalb en mağrur alınları eğiltir.
Şu dünyada bir büyük rüya gören kahraman
O kartala benzer ki en yangınlı şimşekler
Onun sisli ve korkunç yollarına nur serper.
(Türk Sazı)