Metin
Cengiz
1953 Kars
Erzurum Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Marmara
Üniversitesi’nde okudu. Fransızca öğretmenliği, daha
sonra yayınevlerinde redaktörlük ve çevirmenlik yaptı.
12 Eylül’de siyasi görüşleri nedeniyle tutuklandı. Yazko
Edebiyat, Varlık, Yeni Düşün, Broy gibi dergilerde
göründü.
Şiir çevirileri yaptı, antolojiler hazırladı. Şarkılar
Kitabı ile
1996 Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü aldı.
ŞİİR KİTAPLARI
Bir Tufan Sonrası (1988), Büyük Sevişme (1989),
Zehirinde Açan Zambak (1992), İpek’A (1993),
Şarkılar Kitabı (1995), Gençlik Çağı (1998)
ZEHİRİNDE AÇAN ZAMBAK
I
Anason Kokusu
Sarı, sessiz günlerdir
Mağrur ve soylu:
Nişanlı bir kız gibidir şimdi yaz
Şimdi yağmur yağsın beklenir
Çocukluk resimlerine bakılır gibi
Renklere ad verilir durgun denize bakılarak
Garip bir intihar gibi arada bir hatırlanan
Kan göğü götürür yüreklerde
Ve gülümseyerek deler geceyi
Kendi zehirinde açan zambak
Şimdi sarhoşuz, mızıka çalıyoruz.
Dudaklarımızda bulanık söylencelerin izleri:
-hem duası hem ihaneti zamanın-
Ne yazılır böyle vakitlerde insana dair
Bir orman karanlığına benziyorsa hüznü
Haydi sevişelim, sevişmek biraz devrimci, biraz
-muhafazakâr
Bu temmuzun ilk günleri, hain, hınzır
Denir ki insanın kendisidir yollara savrulan
-kar
-Sevgili, o ince yollarda yaz
Bir anason kokusudur artık beyaz
GENÇLİK ÇAĞI
non
nova, sed nove
bir zaman gelecek anılmayacak yol eri
kitaplarda yazılı büyük sır yayılacak
sokaklarda, çalgıcı tınlatacak kadehini
selamlar toplayacak şiirden şair, aynaya
tertemiz yüreklerdeki gür görüntü düşecek
yepyeni fırtınalarla yeniden lavlayacak
kanım, bu gençlik çağı olacak şairin
o gün sabah rüzgârı dolarken şehirlere
çocuklar çalgılar çalacak notasız, dağınık
saçlı bu arya, armağan olacak tanrıya
ben, gençlik çağımdaki şair, bir sigara
yakacağım, bütün kavimler kendini göçecek
son kez bahar olacak, dostlar bahçesinde
ilk ışıkları yanacak varlık simyasının
bu imgenin de mahşer anlamı, çocukların
atlaması olacak şarkılardan uçurtmalara
ben, gençlik çağımdaki şair, toprağa
kupamdaki şarabı serpeceğim, göğün
ve şiirin bereketini sunmak için halklara
(Gençlik Çağı)
DENİZİ DONATIN
içimde bir ırmağa açılan pencere
sarhoş ve karlı bir İstanbul gecesinde
akıyor martılarla beyaz telaşlı
yürek atışımız böyle canbaz böyle çingene
söylerlerdi yollar aşkı tanır diye
işte gitar çalarak kar yağıyor üstümüze
karın yağışı bahar gibi bir haber
aşkınız karçiçeği diyor ateş içinde
ben bir uçurum talihiyle doğdum
ama taşın sesini deniyorum sana
çok sevmek incitirmiş derdi babam
soluğum geceye beyaz uyarı, babamı anlıyorum
karın öteki yüreğini duyuyoruz birlikte
müziğini kendisi besteleyen karın
çağrımı anlamak isterseniz diyor beyaz ses
biraz da denizi yapraklarla donatın