Nevzat
Üstün
- 1924 İstanbul - 8 Kasım 1979 Bolu
Lise öğreniminden sonra gazeteciliğe başladı.
Sık sık yurt dışı geziler yaptı ve gözlemlerini yazdı.
Şiirlerinde taşlama türünden de yararlanarak toplumsal
sorunları ele aldı. Öykülerinde de aynı çizgiyi izledi.
ŞİİR KİTAPLARI
Oluş (1946), Yaşadığımız Devre Dair Şiirler (1951),
Cüceler Çarşısı (1955), Yitikler Kapısı (1960),
Güneş Ülkesi (1964), Hey Sen Amerikalı (1967),
Köprübaşı (Toplu şiirler, 1968)
KIRMIZI DUDAKLI AŞK
Çünkü ben oluyorum
Karımın saçlarını çalıyorum
Serçeli bir akşam oluyor
Bana şaşan bir başka ben’e varıyorum
Bir anda ölüm olmak var bu işde
Özgürlüğe gidiyorum belki daha da ötelere
Siz bilmiyorsunuz bilmeyi istemiyorsunuz
kapanan
Asya’dır
Asya geliyor atlara yüklenmiş kapalı
Karımın saçlarını Ayın öte yüzüne takıyorum
Olmak var
Olmuyor işte
Oysa bu olmak var
Siz bilmiyorsunuz
Bu sıcak bir kez de Roma çağlarında
göründüydü Anadolu’da
Sevme çağı ölüyorken bir ara
Bir yarım olmak var ya
Bir insanın oluşuna yarım
Sevmenin yarımı olmak
Bilim çağına giriyorum elimde bir demet
kırmızı gül
Sonra onlar geliyorlar duvarlara dönük
Dönük olmayı seviyorlar
Bütün çağrılara
Duvar gibi bakıyorlar
Serçeli bir gökyüzüne
Gitmiş de gidene
İkiyiz diye korkma
Genç kızların gizli yerleri gibi
İstekli korkak
Çoğalmak elimizde
Herkes bitişin kıyısında
Yüreğimle miğdem arasında bir
şeyler dönüyor
Nice serçeli duygulardan sonra
İkiyiz diye korkma
Dilediğimiz kadar çoğalmak elimizde
Dağlara
Dağlara
Dağlara çıkalım gel.
(Yitikler Kapısı)
HAYVANAT BAHÇESİ
Öyle düşünceli bakma yüzüme
Sana vereceğim şeyler belli
Et veririm istersen
Yumurta veririm
Süt veririm
Dile dilediğin kadar
Saadet duygumu al götür
Tepe tepe kullan darılmam
Arslan olmasına arslansın
İyi niyetlerim var senin için
İçine girilmedik düşüncelerim var
Bu pazardan tezi yok
Hepsini sana getirebilirim
Öyle düşünceli bakma yüzüme
Sana vereceğim şeyler belli
Hürriyet veremem mesela